Bu çocuklara yeniden bir vatan vaat edebilir misiniz?

Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

2-148.jpg

Henüz 6 yaşında ama 60'ında olsa biriktiremeyeceği kadar hüzün yüklüydü bakışlarında.

Vatansız; ana kucaklarının en şefkatlisinden yani, en cömertinden, en saran sarmalayanından mahrum bütün diğer çocuklar gibiydi o da... Karnı da ama, daha çok kalbi açtı. İtilip, kakılmaktan, toplumun -niyeyse- suçlayan bakışlarından, "asalak" varsayılmaktan, horlanmaktan yorulmuş; sevilmeye muhtaç.

Ardında kimi bırakıp bırakmadığı çok da önemli değil bir saatten sonra; doğduğu toprağınkini bastırdı ya o kesif barut kokusu, unutturdu ya oyun yaşında olduğunu; elini hiç bırakma istersen, tamamlamaya yetmez, ruhu hep biraz yetim kalacak.

Cumartesi günü, Konya'daki imza buluşmasından önce, Ahde Vefa Turan Birliği Derneği'nin kadın üyelerinin hazırladığı kahvaltıda tanıştık Diyana'yla. Kucağıma geldi, sarıldı. Objektiflerin bize yöneldiğini görünce, "gülsene kızım" dedi annesi;

Suriye Türkmeni Diyana; gülemedi.

Dudaklarını mutluymuş gibi yukarı doğru kıvırmayı denedi ama ı-ıh; gözleri yalan söyleyemedi. Çünkü o minicik bedeni acı içindeydi.

İlik hastası Diyana. Her ay en az bir kere hastaneye yatması, kan nakli yapılması gerekiyor. Evde bakımı için özel koşullar şart; en çok ihtiyacı olan sıcak.

Ve kış geliyor...

Ve Suriye'nin dini, dili, etnik kökeni fark etmez bütün çocukları gibi, Türkmen kızı Diyana da atıldığı o stratejik derinlikteki bataklıkta çok ama çok üşüyor şu ara!

"1 torba kömür" peşine düşmüş -daha kendisi de çocuk olan- gencecik annesi.

Hadi buldu diyelim; yine bir yardımsever çıktı karşısına ısıtabildi kızını...

Yeter mi?

Diyana tek değil ki...

***

Mustafa Vahap 4 yaşında; böbrek hastası. Evden çıkamadığı için tanışamadık onunla ama babası gözlerinde aktı akacak yaşlarla anlattı vatansızlığın sancısını.

Irak'tan, Türkmeneli Telafer'den IŞİD işgalinden kaçıp gelmişler; "anavatan" ya Türkiye!

4 kardeşi daha var. Babası çalışmıyor; çalışamıyor. Hem kimlik sorunundan dolayı iş veren, iş verse para veren olmadığından (kendini uyanık sanan aslen vicdansız, insanlıktan çıkmış iş verenler, çaresizliklerini kullanıp bedavaya sömürüyorlar bu insanları Türkiye'nin her yerinde) hem de Mustafa'ya bakmak zorunda olduğundan. 

Bakacak kimseleri yok ve Mustafa sondaya bağlı; 3-4 saatte bir kontrol etmek, enfeksiyon kapmaması için temizliğini yapmak gerekiyor. 

Diyana gibi Mustafa'nın da ihtiyaçlarını Ahde Vefa Turan Birliği Derneği üyeleri karşılamaya çalışıyor ama "kimlik sorunu" onların da ellerini kollarını bağlıyor. Irak ve Suriye'den gelen Türkmen aileler geçici kimlik almakta dahi zorlandıklarından çalışamadıkları gibi, çocuklarını okula kaydettiremedikleri gibi, hastanelerde tedavi de olamıyorlar. Bu durum özellikle çocuklar için "hayati" tehlikeye dönüşmüş durumda. Kadınlar doğumu bile ancak uygunsuz koşullarda gönüllü sağlık görevlilerinin yardımıyla yapıyorlar. İlaçların temini aynı şekilde; milliyetçi doktorların fedakârlıklarıyla... Üstelik bu desteğe rağmen, Mustafa'nın babasının borç yükü şimdiden 5 bin liraya ulaşmış durumda. İlaçla bitmiyor çünkü; gıdası var, kirası var... Çoğu kez üç-dört aile bir eve sığmaya çalışıyorlar... "Evde 70 kişi olduğumuz zaman oldu" diyor biri; üst üste...

***

Sadece Konya değil, Adana böyle, Ankara böyle, Gaziantep'i, Kilis'i söylemiyorum bile... İstanbul'da her gün tanığıyız; insanlık sürünüyor o kaldırım köşelerinde...

Devletsizliğin ne demek olduğunu dolayısıyla "devlet"in kıymetini bilen Suriye ve Irak Türkmenleri "şimdi seçim var yazamazsınız ama biz yine de anlatalım" diye oturdular karşıma... Ne yalan söyleyeyim, dinlerken ben de anlattıklarını aktarma işini 1 Kasım'dan sonraya bırakırım sanıyordum. Dün miting meydanlarında uçuşan vaatleri dinlerken; peki "bilmem kaç lira asgari ücret", "sınavsız üniversite", "bekara düğün dernek"lerle tedavi edilemeyecek yaralar ne olacak diye sordum kendi kendime... Bu çocuklara yeniden bir vatan vaat edebilirsiniz? Dünya siyaset tarihinin gelmiş geçmiş en ucube yaklaşımlarından birinin vebalini üstlenmeye de iktidara olduğunuz gibi "tek başına" talip olabilir misiniz? Bu çocukların ödemesini engelleyebilir misiniz hiçbir suçları günahları olmayan bu politik iflasın bedelini?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş