Erdoğan’ın başdanışmanı Zarrab’ı FETÖ’cü ilan etti

Erdoğan’ın başdanışmanı Zarrab’ı FETÖ’cü ilan etti
Meral Akşener, Edirne’de “Yakında Zarrab’ı işlerine gelmediği için FETÖ’cü ilan ederlerse” açıklamasından saatler sonra AKP cephesinden ilk çıkış geldi. Erdoğan’ın başdanışmanı “Zarrab kendini bile bile FETÖ’cü savcılara teslim etti” ifadelerini kullandı.

AKP’de Reza Zarrab depremi artarak devam ediyor.

Yakın bir döneme kadar Zarrab hakkında “hayırsever bir işadamı” ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan sonra AKP’den ilk aykırı ses geldi. Erdoğan’ın başdanışmanlarından olan İlnur Çevik, Yeni Birlik gazetesindeki köşe yazısında Zarrab’ın ABD’ye gitmesinin planlı bir süreç olduğunu ileri sürdü.

Çevik, “Bu işlerin buraya varacağını daha Rıza Zarrab kuzu kuzu Amerika’ya gidip kendini FETÖ’cü ABD savcılarına yakalattığı zaman anlamalıydık” ifadelerini kullandı.

Çevik'in dışında, hükümete yakınlıklarıyla bilinen Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi ile Habertürk gazetesi yazarı Sevilay Yılman da, Reza Zarrab'ın ABD'de tutuklanmadan önce itirafçı olmayı kabul ettiğini iddia etti. 

AKŞENER’İN TAHMİNİ DOĞRU ÇIKTI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, hafta sonu Edirne’de vatandaşlarla buluştu. Burada yaptığı konuşmada Zarrab’ın ticari faaliyetlerine tepki gösteren Akşener, “26 yaşındaki birinin milyar dolarlık bir para dönüşümünün içinde yer alması mümkün değildir, bana bunu izahını kimse yapamaz” ifadelerini kullandı.

Zarrab’ın itiraflara başlaması halinde yandaşların ve AKP’lilerin yeni bir söylem geliştirebileceğini söyleyen Akşener “Yakında yandaş medyadan ‘Zarrab hükümetimizi zor durumda bırakmak için sızdırılmış bir ajandı’ yorumlarını duyarsanız şaşırmayın” ifadelerini kullandı.

Akşener’in bu açıklamasından saatler sonra Erdoğan’a en yakın isimlerden biri olan Çevik’in benzer minvalde yazı yazması dikkat çekti.

İşte Çevik’in o yazısı:

“Bu işlerin buraya varacağını daha Rıza Zarrab kuzu kuzu Amerika’ya gidip kendini FETÖ’cü ABD savcılarına yakalattığı zaman anlamalıydık…

15 Temmuz kanlı darbe girişiminden önce Türkiye’nin adli sistemini neredeyse tamamen ele geçiren Fetullah Gülen Terör Örgütünün Amerikan adli sistemine de sızmış olduğu kimsenin aklına gelmedi…

İşte bugün bunları daha net görmeye başladık.

Bozdağ'dan Sarraf davası yorumu: Türkiye'yi suçlayacak iftiralarda bulunmaya zorluyorlar

Onun için de Zarrab davasının FETÖ’cü eski başsavcısı Preet Baharara ve şu andaki yine FETÖ’cü savcısı John Kim hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma açmış bulunuyor.

Savcılık FETÖ’nün Türkiye’deki düzmece belgelerle nasıl kanıt yarattığını ve nasıl bunların dava dosyasına girebildiğini araştırıyor…

Bu arada New York mahkemesinde kaçak darbeci FETÖ’cü eski savcı ve hâkimlerin gelip ifade verecekleri bile konuşuluyor.

Yani FETÖ’cüler New York mahkemesini ele geçirmiş görünüyorlar ve 15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye’ye verdikleri zararın yanında şimdi de Türk liderleri köşeye sıkıştırıp onları itibarsızlaştırmanın peşindeler.”

Abdülkadir Selvi'nin bugünkü yazısından ilgili kısım şöyle:

Son bir buçuk aydır Reza Zarrab ve avukatlarının mahkeme ile pazarlık yaptığı, Zarrab’ın cezaevinden çıkarılıp savcıların ve istihbaratın kontrolündeki Federal Nezarethane’ye alındığı söyleniyor.

Türkiye’de 17-25 Aralık’ta tutuklanmış, ABD’nin İran ambargosunu delen kişi olarak dünya tarafından bilinen Zarrab’ın, çocuğunu eğlendirmek için ABD’ye gitmesi inandırıcı bulunmuyordu. Bir pazarlık sonucu gittiğinden kuşku duyuluyordu. Zarrab’ın Türkiye dışındaki mal varlığına sahip olması ve ticari faaliyette bulunma izni karşılığında itirafçı olma pazarlığı yaptığı söyleniyor. İtirafçı olursa halka biraz daha genişleyecek ve yeni bir iddianame yazılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Burnumuza pis kokular geliyor” demesi ondan.

Sevilay Yılman'ın bugünkü yazısından ilgili kısım şöyle:

Biliyorsunuz, aylar evvel yazmıştım Zarrab'ın eşi Ebru Gündeş ve kızıyla gittiği ABD seyahatinden önce itirafçı olmayı kabul ettiğini. Bana göre o seyahat, Amerika'ya Disneyland'ı görmeye gitme arzusu falan hepsi bir kurguydu ve bu kurgunun geleceği nokta da zaten bu olacaktı.

Hülasa... ABD polisi ve yargısıyla anlaşma yapmış olması ve bundan hareketle itirafçılığı falan acayip değil bu hikâyede. Acayip olan bundan sonra yaşayacakları. Bir gün beyazperdeye aktarılırsa bu hikâyenin en seksi, ilgi çekecek tarafı da bu kısmı olacak. Çünkü eğer iddialar doğru ise yeni yılda yani 2018'de Reza Zarrab adıyla, kimliğiyle yaşayan bir insan olmayacak artık! İtirafçılığının karşılığında FBI tarafından tanık koruma programına alındığı için öldürülecek Zarrab.

Şu anda ABD'de bir yerlerde FBI gözetiminde bir evde, ama 27 Kasım'dan sonraki gelişmeler çerçevesinde serbest bırakıldıktan sonra bambaşka bir kimlikle yaşamaya devam edecek. Büyük bir ihtimalle koruma programının gereği estetik ameliyatla filan görüntüsü de değiştirilecek. Bilirsiniz, Hollywood yapımı aksiyon temalı filmlerde sık sık işlenir Amerika'daki bu tanık koruma programı. Adam ya da kadın itirafçı olduktan sonra bambaşka bir tip ve görüntüyle, farklı bir kimlikle yeni bir hayata yelken açar.

İlgili Haberler
Reza Zarrab davasında o isimler bilirkişi oldu!Bülent Arınç "80 milyon Gülen'e sempati duymuştur"Yılman, "Ebru Gündeş'in her şeyden haberi vardı"Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkelerimizin parçalanması kimin işine geliyor"
  • Yorumlar 34
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş