BOTAŞ’ta son durum maalesef böyle. Meral Akşener’in dediği çıkıyor

BOTAŞ’ta son durum maalesef böyle. Meral Akşener’in dediği çıkıyor

Türkiye’nin en önemli kamu kuruluşlarından olan BOTAŞ hakkında İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener haftalar önce uyarıda bulunmuştu. BOTAŞ’taki son durumu değerlendiren uzmanlardan ise dikkat çeken analizler geldi.

İlk olarak Yeniçağ’ın gündeme getirdiği iktidarın BOTAŞ’ı satma planı ile ilgili İYİ Parti lideri Meral Akşener de BOTAŞ üzerinden millete tezgah kurulduğunu açıklamıştı. BOTAŞ’ta son durum ise uluslararası piyasalardaki fiyat artışları nedeni ile kurumdaki zarar büyüdü. Uzmanlar mevcut koşullar altında hane halkına ucuz gaz tedarikinin devam etmesinde KDV ve ÖTV indirimlerinin kullanılabileceğini vurguluyor.

AKŞENER HAFTALAR ÖNCESİNDEN GÜNDEME GETİRMİŞTİ

Akşener, iktidarın BOTAŞ planını şu sözlerle açıklamıştı:

"Sayın Erdoğan, BOTAŞ’ı, Ticari, International ve Altyapı olarak, üç ayrı şirkete bölüp; Ticari AŞ ve International AŞ’nin hisselerini, aynı Türk Telekom özelleştirmesinde olduğu gibi, yaranmak istediği yabancı sermayeye, satmak istiyor.

Altyapı AŞ’yi de; BOTAŞ’ın tüm borçlarını üstlenen, bir kamu kuruluşu hâline getirip, bunun maliyetini de, milletimize yıkmak istiyor. Tezgaha bakar mısınız?"

Yeniçağ’da 30 Eylül tarihli özel haberde ise, Varlık Fonu’nda yer alan son milli varlıklardan biri olan BOTAŞ hakkında ‘satılacak’ iddiası ile ilgili üst düzey yetkililerin dikkat çeken bilgileri aktarılmıştı.

BOTAŞ’TA SON DURUM

Doğalgazda bir yandan yüksek fiyat artışları, bir yandan da daha yüksek fiyatlardan yenilenmesi beklenen sözleşmeler nedeniyle, BOTAŞ’ın sübvansiyondan kaynaklanan zararı büyüyor.

Dünya’ya değerlendirmelerde bulunan enerji uzmanı Ali Arif Aktürk, BOTAŞ’ın görev zararı yazarak ve sermaye artırarak götürdüğü sistemin sürdürülebilir olmadığını söyledi. Kış dönemiyle birlikte doğalgaz tüketiminin daha da artacağına işaret eden Aktürk, yaklaşık yüzde 2 dolayında maktu ÖTV ve yüzde 18 KDV’nin geçici olarak kaldırılabileceğini söyledi.

Avrupa merkezli piyasalarda doğalgazın spot piyasada bin metreküp fiyatı 900 doları görmesiyle enerji alanındaki tartışmalar da yoğunlaştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’de doğalgazın hanelere sübvansiyonlu olarak sunulduğunu, bin metreküp fiyatın 150 dolarlar seviyesinde tutulduğunu açıkladı. Bu seviyelerde tutulması, BOTAŞ’ın çıkış fiyatlarını kontrol etmesinden kaynaklanıyor. Dağıtım şirketlerinin satış fiyatı formüle dayalı tarifelerle belirlendiği için tüketiciye sübvansiyonlu olarak ulaşıyor.

YENİ ANLAŞMALAR

Sert kış koşulları nedeniyle Türkiye’nin gaz tüketiminin önceki yıllara göre artması bekleniyor. Uluslararası fiyatlardaki artışın da maliyetleri yükselteceği tahmin ediliyor. Üstelik Türkiye bu dönemde Rusya ile gaz alım kontratlarını hem BOTAŞ hem de özel sektörde yenilemek için görüşmelerini sürdürüyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, Türkiye 2023 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, Azerbaycan ile yeni kontrat yapıldığını, Rusya ile hem BOTAŞ, hem de özel sektör için müzakerelerin sürdüğünü; 2022 öncesi tamamlamayı hedeflediklerini açıklamıştı. Türkiye’nin bu iki kaynak dışında boru hattıyla İran ve Cezayir ve Nijerya’dan sıvılaştırılmış doğalgaz ve spot piyasadan sıvılaştırılmış doğalgaz alımı bulunuyor. Türkiye’nin yıllık tüketiminin bu kışın etkisiyle 60 milyar metreküpe çıkabileceği tahmini yapıldı.

Türkiye’nin hali hazırda 58 milyar metreküplük uzun vadeli kontratı bulunuyor. Anlaşmaya bağlanan Azerbaycan gazının 6 milyar metreküp olduğu, Rusya ile devam eden görüşmelerin ise 4 milyar metreküpü BOTAŞ olmak üzere 8 milyar metreküp dolayında olduğu biliniyor.

MEVCUT DURUM SÜRDÜRÜLEBİLİNİR Mİ

Uluslararası fiyatların yüksekliği ve uzun vadeli kontratların henüz devreye girmemesi, hanelere satılan gazın fiyatının kontrolünde BOTAŞ’ın görev zararı kullanılıyor. BOTAŞ, çıkış fiyatlarını sübvanse ederek, yüksek fiyatları sübvanse ederken, TL değer kayıpları nedeniyle kur riskini de üstleniyor. Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk, bu durumun sürdürülmesinin zor olduğunu, sonuçta BOTAŞ’ın yüksek bir finansmana gerek duyacağını, bunun şimdilik sermaye artırımlarıyla karşılandığını vurguladı.

Türkiye’nin gaz kontratlarını yenilemesinde de yerli üretimin devreye girmeye başlayacağı dönemi kavramak isteği de kamuoyuna yansıdı. Azerbaycan ile yapılan sözleşmenin üç yıllık olduğu kaydedildi. Önceki sözleşmelerin 10, 15 yıl gibi dönemleri kapsaması nedeniyle bu göreli olarak kısa süre, Karadeniz gazının kullanılmaya başlanacağı 2023 yılı sonrası için Türkiye’nin elini güçlendirme amacını taşıdığı belirtildi. Rusya ile pazarlıklarda ise özellikle uluslararası fiyatların yüksekliği ve hacmin büyük olması nedeniyle bu kadar rahat olunamayacağı ileri sürülüyor.

Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk, mevcut koşullar altında hane halkına ucuz gaz tedarikinin devam etmesinde KDV ve ÖTV indirimlerinin kullanılabileceğini vurguluyor. Yüzde 18 KDV’nin nihai ödeyicisinin tüketici olması nedeniyle hem finansman sağlamada hem de indirimin yansımasında etkili olacağı, yüzde 2’ye yakın maktu ÖTV’nin de fiyatları bir süre kontrol etmede olumlu olacağını vurguluyor. Aktürk, dağıtım kanalında ise oynayabilecek bir fiyat marjı olmadığı görüşünde.

BOTAŞ’IN GÖREV ZARARININ TAHMİNİ ZOR

DÜNYA’ya değerlendirmelerde bulunan enerji piyasası uzmanları doğalgaz fiyatlarının artışının Türkiye’nin maliyetini artıracağını, buna bağlı olarak hane halkına sübvansiyonlu satış nedeniyle de BOTAŞ’ın da görev zararı yazacağını; ancak bunun tutarının tahmin edilmesinin sağlıklı olmayacağını söyledi.

Türkiye’nin yılın ikinci yarısında Azerbaycan ile doğalgaz kontratını yenilediğini, normal dönemlerde de yılın ikinci yarılarında spot piyasadan spot piyasadan sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalinin arttığını vurgulayan sektör uzmanları, “Kasım ayında sanayi ve enerji şirketlerine satış fiyatına zam yapıldı. Sanayide ciddi bir üretim var. LNG ithalinin daha fazla olduğunu düşünebiliriz. Azerbaycan ile yapılan kontratın detaylarını bilmiyoruz. Daha önce brent petrol fiyatlarına endeksliydi, oradan hesaplamalar yapılabiliyordu. Şimdi farklı piyasalara endekslendiği haberleri var ama bir açıklama yapılmadı. Bu nedenle, Türkiye’nin doğalgaz ithalat maliyetinin artacağını, BOTAŞ’ın hane halkına satışta daha fazla görev zararı yazacağını söyleyebiliriz ama tutarını hesaplamak, tahmin yapmak sağlıklı olmayacaktır” dedi.

PARASAL GENİŞLEME POLİTİKALARI ETKİLİYOR

Enerji Uzmanı Ali Arif Aktürk, son dönemde gaz ve diğer emtia-enerji fiyatlarındaki artışın ABD ve Avrupa merkez bankalarının parasal genişleme politikasından etkilendiğini söyledi. 2008 sonrası benzer bir manzaranın olduğunu belirten Aktürk, “Avrupa, ABD hatta Uzak Doğu’da parasal genişleme sonrası risk iştahı olan fonlar, vadeli işlemler piyasalarında, kaldıraçlı işlemlerle dünyanın kaderiyle oynayabiliyor. Bu parasal genişleme durursa ya da büyük merkez bankaları faiz artırırsa petrol ve buna bağlı olarak gaz fiyatları hızla gerilere çekilebilir. Petrolde 55-60, spot gaz piyasasında 300 dolar, uzun vadelilerde 200 dolarlar mümkün. Ayrıca bazı gelişmeler bu yüksek fiyatlara destek veriyor” dedi.

İlgili Haberler