Çin’e Şanghay jesti: 'Abdülkadir Yapçan'

Çin’e Şanghay jesti: 'Abdülkadir Yapçan'

Türkiye'de 15 yıldır "mülteci" statüsünde yaşayan Uygur Türkleri'nin önemli önderlerinden Abdülkadir Yapçan önce tutuklandı, ardından da Çin'e iade edilmek üzere göç idaresi tarafından Kırklareli Geri İade Merkezi'ne konuldu.

CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türkleri’nin önemli kanaat önderlerinden olan Yapçan’ın durumunu hükümete sordu. Tekin, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi.

YAPÇAN HALEN İADE MERKEZİNDE TUTULUYOR

2001 yılından bu yana Türkiye’de bulunan Yapçan, ekim ayında, Çin hükümetinin hakkında “kırmızı bülten çıkarması” gerekçesiyle gözaltına alınmış, 40 gün Maltepe cezaevinde tutulmuştu.

Yapçan, cezaevinden salıverildiğinde, bu kez Göç İdaresi tarafından alınarak, vatandaşı olduğu Çin’e iade edilmek üzere Kırklareli iade merkezine konuldu. Yapçan, halen iade merkezinde tutuluyor.

TÜRKİYE’DEKİ UYGUR TÜRKLERİ AYAKTA

Yapçan’ın, 15 yıl Türkiye’de yaşadıktan sonra, tam da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’nin “Şanghay Beşlisi” olarak da bilinen Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyeliği konusunda sıcak mesajlar verdiği dönemde önce gözaltına alınıp, ardından iade merkezine koyulması, Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri’ni de harekete geçirdi.

Hür Doğu Türkistan Platformu yayınladığı bildiri ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Yapçan’ın Çin’e iade edilmemesi yönünde çağrıda bulundu. Erdoğan’a hitaben yazılan Hür Doğu Türkistan Platformu mektubunda, ”2002’den beri İstanbul'da yaşayan Çin uyruklu Abdulkadir Yapcan’a iftira atıldığı, kırmızı bültenle iadesinin istenmesinin ise bir tuzak olduğu” vurgulandı.

Doğu Türkistan Sürgün Hükümeti de, Yapçan’ın iade edilmesi kararının ardından yaptığı açıklamada, kararın Uygur Türklerinde derin üzüntü ve endişe doğurduğunu vurguladı. Açıklamada, “Pekin yönetiminin 15 yıl sonra güncelleyerek hazırladığı ‘kırmızı bülten’ ile iadesini talep ettiği Doğu Türkistanlı dini âlim ve kanaat önderlerinden Abdulkadir Yapçan hakkındaki ‘bölücü ve terörist’ suçlaması tamamen iftiradan ibarettir, hakikati yansıtmıyor” ifadeleri kullanıldı.

GÜRSEL TEKİN SORDU: UYGUR TÜRKLERİ FEDA MI EDİLİYOR

Konuyu soru önergesi ile Türkiye gündemine taşıyan Tekin, Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde konuyu şöyle özetledi;

“Türkiye’de 15 yıldır mülteci statüsünde yaşamasına rağmen vatandaşlık hakkı verilmeyen Uygur Türklerinin kanaat önderlerinden Abdulkadir Yapçan, Çin hükümetinin kırmızı bülten kararını güncellemesinin ardından Türkiye'de gözaltına alınmış ve 40 gün Maltepe Cezaevi’nde tutuklu kalmıştır. Yapılan itiraz sonrası mahkeme kararıyla serbest kalan Yapçan'ın serbest kaldığı gün, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü gözetim kararı çıkarmıştır. Soydaşımız Yapcan, Kırklareli’nde Çin’e iade edilmek üzere bekletilmektedir. Son yıllarda Türkiye’de, Doğu Türkistan'dan gelip Türkiye üzerinden IŞİD’e katılmak için Irak ve Suriye’ye geçmek isteyen Uygur gençlerine engel olan, Doğu Türkistanlılar tarafından bilge adam olarak nitelendirilen Yapçan'ın kırmızı bülten kararının Çin tarafından yenilenmesini ise yine Doğu Türkistanlılarca, olmayan bir örgütün ismiyle bir iftiraya dayandığı ileri sürülmektedir. Özellikle ekonomi, güvenlik ve siyasi anlamda altyapısız bir söylem olan Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) üyeliğine üye olma sözlerinin üzerine böyle bir hamlenin yapılması, kamuoyunca “ŞİÖ'ye yaranmak için soydaşımız bir iftira uğruna teslim ediliyor” yorumlarına neden olmuştur. AKP Hükümetleri, aynı tutumu Uygur Ana olarak bilinen Rabia Kadir'e de uygulamış, soydaşlarımızın haklarını dünya çapında savunan Kadir'i Türkiye'ye sokmamıştır.

İŞTE O SORULAR: YAPÇAN’IN İADESİ, ŞANGAY BEŞLİSİ İÇİN Mİ?

Tekin, önergesinde hükümete şu soruları sordu;

1. Yapçan'ın Çin'e iade edilmesinin nedenleri nelerdir? Hükümetiniz, Doğu Türkistan’daki zulüm ve katliamlara maruz kalan soydaşlarımıza sahip çıkmaktan vaz mı geçiyor?

2. Yapçan'ın iade edilmesi için Çin tarafından Hükümetinize herhangi bir talep gelmiş midir?

3. ŞİÖ üyeliğinin kamuoyunda tartıştırılmasıyla Yapçan'ın iade edilmesi arasında siyasi bir ilişki var mıdır?

4. Rabia Kadir'i Türkiye'ye sokmayan Hükümetinizin, Yapçan'ı da iade etmesi, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan soydaşlarımız arasında nasıl bir etki doğuracaktır?

5. Yapçan'ın iadesi sonrası yaşamsal tehlikesi ya da işkence görme riski olduğu Hükümetiniz tarafından bilinmekte midir?

6. Ülkemizde, kendi ülkesi tarafından terörist ilan edilen ve IŞİD ile işbirliği açık biçimde bilinen Tarık Haşimi gibi kişiler polis korumasıyla rahatça yaşamaktayken, Yapçan neden iade edilmektedir?

7. Son 10 yılda kaç kişi, Yapçan'a benzer gerekçelerle ülkelerine iade edilmiştir? Bu iadeler hangi ülkeleredir?”

İlgili Haberler