Darağacından (!) savrulan çığlık!.. - Mehmet FARAÇ
25 Ocak 2022 Salı
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Mehmet FARAÇ
Mehmet FARAÇ

Darağacından (!) savrulan çığlık!..

farac65@gmail.com
+
Aa
-
12 Aralık 2020 Cumartesi

Ahval ve şeraiti anlatan ne güzel atasözleri ve deyimleri var bu memleketin...

İşte o deyimlerin çoğunda sitem, bazılarında öfke (!), kimilerinde nasihat, birçoğunda ise önemli "ders"ler var...

Türkiye gibi sosyal, siyasal ve ekonomik alandaki çarpıklıkların zirve yaptığı bir ülkenin insanları, sosyal medyadaki en küçük eleştirilerinde bile kendilerini savcının karşısında buldukları için, toplumun büyük çoğunluğu artık derdini açık açık anlatamıyor...

İşte bu yüzden de atasözlerinin o vurucu- sarsıcı- düşündürücü ve uyarıcı etkisine de sığınıyor insanlar...

Toplumun ekonomik açıdan kıskaca, demokratikleşme açısından zapturapt altına ve adalet açısından kuşkuya sürüklendiği bir dönemde; ülkedeki kimi bireylerin sessiz davranışları ya da kahredici "intihar" eylemleri ise atasözlerinin, yüreklere hançer gibi saplanan duygularını ve tepkilerini de çok net biçimde dışa vuruyor!!!

Bazen gazete manşetlerinin, anlı şanlı köşe yazarlarının, çok bilmiş kalemşörlerin ya da araştırmacı gazeteci geçinen zavallıların yüzlerce satırda anlatamadığı olaylar, çelişkiler ve de tepkiler, kimi zaman öfkeden, ya da ölümün soğukluğundan sıkılmış avuçların içerisine (!) yazılan bir- iki sözcükle çok net deşifre oluyor!!! Hem de darağacında (!) sallanırcasına!!!

Gafletin kahredici örneği!..

Yukarıda resmedilen manzaranın asıl gerekçesini anlatmadan önce, artık köşe yazılarının, gazete manşetlerinin, radyo-televizyon mikrofonlarının duyuramadıkları ya da anlatmaktan bıktıkları vahamet tablosunun sarsıcı örneklerini yansıtmamız gerekiyor...

Çünkü bu örnekler sadece "marangozun kapısı sırımla bağlı olur" atasözünü değil, aynı zamanda, "el iyisi- ev delisi" gibi, başkasına dost- kendine duyarsız zihniyetleri anlatan özdeyişleri de çok net biçimde dile getiriyor...

Evet; ülke ekonomik açıdan yangın yeri...

Bu köşede yüzlerce kez dile getirilen sosyo ekonomik uçurumun insanları giderek daha çok boğduğu bir dönemde, devletin kendi yurttaşından çok yabancıları düşündüğü, ancak bunu yaparken ortaya çıkan "acı reçete"yi de kendi milletine ödetmesi gibi olaylar bitmiyor bu ülkede...

İşte Cumhurbaşkanı açıkladı; Türkiye yurt içindeki 3 milyon Suriyeli dışında, Suriye'de topraklarındaki 3 milyon insanı da besliyormuş!..

Dünyada hiçbir devletin elini kıpırdatmadığı Suriye meselesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin iç savaş sonrasındaki bataklığı kurutmak için harcadığı paranın en az 70 milyar dolara ulaştığının söylenmesi, sadece büyük bir çelişkiyi değil, derin bir gafleti de gözler önüne seriyor...

En az 2 milyon üniversite mezununun iş aradığı ve yine 2 milyon insanın da salgın döneminde işsiz kaldığı bir ülkede, kendi yurttaşı açlık ve sefalet içinde çırpınırken, başka devletlere yardım götürmek, acaba siyasetin ya da devlet yönetme görevinin hangi kuralında yazıyor?..

Peki; Türk insanının artan çaresizliğine rağmen, yabancılara yapılan yardımların yarattığı çelişki, madalyonun diğer yüzündeki hangi pervasızlığı açığa çıkartıyor?.. İşte bu konuda da çok vahim örnekler var...

Cansız bedende isyan!..

"Havuz firması" diye adlandırılan yandaÅŸ müteahhitlerin yüz milyonlarca liralık vergi  borçlarının silinmesi unutulmadı...

Katarlılar'a ait bir yayıncılık firmasına yaklaşık 140 milyon liralık indirim yapılması hala tartışılıyor...

Dünyanın süper devletleri dururken, Türkiye'nin Somali'nin IMF borcunu niçin kapattığı sorusuna kimse yanıt vermiyor...

Ve son olay da önceki gün gazetelere yansıdı; Türkiye Cumhuriyeti Corona salgını nedeniyle Tunus'a 5 milyon dolarlık "hibe"de bulunmuş!..

VatandaÅŸtan vergilerle alınanlar yetmezmiÅŸ gibi, yurttaÅŸa verilmeyen milli kaynakların yandaÅŸlık gafleti ve baÅŸka gerekçelerle, adeta savrulmasını anlatan  örnekler bitecek gibi deÄŸil...

Peki; toplumun tepkisini çeken bu olaylar neden her açıdan müreffeh devletlerin değil de, zengin ve yoksul arasındaki uçurum büyüdüğü Türkiye gibi ağır ekonomik sorunları olan bir ülkenin icraatları olarak gündeme geliyor?..

AKP, milli kaynakları neden kendi yurtaşlarının refahı için kullanmaktan kaçınır da, Suriye- Somali-Libya- Tunus hatında harcar ki?..

Tüm bu soruların yanıtını hükümet de, yandaş medyası da veremeyecek...

Çünkü TÜİK her ne kadar

400 bin işyerinin kapandığı Türkiye'de,

"işsiz sayısı düşüyor" dese de, son dönemde, işsizlik- sefalet- açlık üçgeninde sıkışarak çığlık atan soruların yanıtı, sayıları 10 milyona yaklaşan işsizlerin birinden geldi; "İş ve aş!.."

Samsun'da, kendini bir okulun demir parmaklıklarına asarak yaşamına son veren 45 yaşındaki vatandaşın avucunda yazılıymış bu

kahredici cümle...

Evet; yazının başında, toplumun dertlerini- sıkıntılarını- tepkilerini yansıtırken atasözleri ve deyimlere sığındığına dikkat çekmiştik ya, işte bu ülkenin en az yarısını kıskaçta tutan sosyo-ekonomik yıkım da, cansız bir bedenin avuçlarından

isyan edercesine yayılıverdi!..

Yandaşlığın utanç verici yalanlarına gizlenen kahredici bir gidişat, manşetlerde- ekranlarda bile etkili olamayacak biçimde, bir vatandaşın avucunda "acı reçete" gibi yankı yaptı ya, milyonların da yüreği yandı... Söyler misiniz, kim utansın?..

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Sezen'den sızan
Sezen'den sızan
A. Yağmur TUNALI
Sezen'den sızan
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Arslan BULUT
Devletin gücü tehdit aracı olarak kullanılamaz!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Arslan TEKİN
Adın niye Türkçe! Sen cehennemliksin!
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Esfender KORKMAZ
Toplum olarak ağır bir stres yaşıyoruz
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
Fatma ÇELİK
Hoşa gitmeyen her sözde dil mi koparılacak?
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Orhan UĞUROĞLU
İlk seçimde millet sizi o saraydan kovacak
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Özcan YENİÇERİ
Suriye'yle ilişkiler şemsiye kadar gündem olamıyor!
Niyet okuma teknolojisi
Niyet okuma teknolojisi
Selcan TAŞÇI
Niyet okuma teknolojisi
IFAB'dan beklentiler
IFAB'dan beklentiler
Ertuğrul DİLEK
IFAB'dan beklentiler
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Evren Devrim ZELYUT
AKP ile stratejik çöküşe gidiyoruz!
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…
Murat TAŞKIN
Berat kötü oynadı, ama stoper arayışına nokta koydurdu…