Gezen'in anılarıyla zamanda bir gezinti

Gezen'in anılarıyla zamanda bir gezinti
Yıllar boyu sanatıyla sahnelerde, televizyon ekranlarında, kurduğu sanat merkezinde yetiştirdiği öğrencileriyle, yazdığı kitaplarıyla ve sergilediği dik ideolojik duruşuyla toplumsal hayatımızda her zaman gündemde kalmış önemli bir portre Müjdat Gezen.

80'ine merdiven dayamış, "güngörmüş" bir kişi olarak gelecek nesillere aktaracağı yığınla anı ve birikim sahibi şüphesiz. Hele bu çok renkli ömrünü Fatih'te doğup büyüyüp İstanbul'da geçirdiyse böyle bir kişinin anlattıklarının "kıymeti harbiye"si elbette çok yüksek olacaktır. Müjdat Gezen yeni kitabı "Çocukluğumu Bindirdim Tramvaya O Gitti Ben Kaldım Yaya" ile okurları anıları ve tespitleriyle zaman tünelinde bir yolculuğa çıkarıyor. Geçmişe bu yolculuğu yaparken günümüzle de irtibat halinde bunu başaran Müjdat Gezen kitabını şu önsözle sunuyor:

"Ben sıkı bir Müjdat Gezen takipçisi olsam, bu kitabı neden alırım, neden okurum?.. Benim hakkımda üç yaşam hikayesi var. Kendi yazdıklarımla birlikte altı-yedi yaşamımı anlatan kitap mevcut. Belki okurlar birkaçını veya tümünü okumuşlardır. Peki, bu kitabı neden okusunlar? Burada değişik, bilinmedik ne var ki? Ben yeni bir şey mi söylüyorum?.. Ikındım sıkındım, bunun tam yanıtını bulamadım. O zaman yazmaktan vazgeçmeyi düşündüm. Sonra aklıma bir şey geldi. Bugüne kadar çok sık sözünü etmediğim konulara gireyim, okurumun dikkatini ayakta tutayım ki okusun bu kitabı. Bu soyunduğum iş gerçekten zor. Bakıyorum, anlatılmadık ne kaldı diye. Bilmediğiniz bazı şeylere tanık olacaksınız bu kitapta. Bunlar sır değil ama bugüne kadar dile getirmemişim. Okurken "Aaa, biz bunu biliyoruz" derseniz size teşekkür ederim. Demek ki çok sıkı takipçimsiniz. Simdi size güzel okumalar diliyorum. Umarım mahcup olmam."

En yakın arkadaşı Uğur Dündar da, Gezen'in kitabını şu sözlerle takdim ediyor:

"Müjdat'la Fatih'te doğduk, Karagümrük Ortaokulu ve Vefa Lisesi'nde okuduk. Bu nedenle birçok ortak arkadaşımız oldu.

Ben Müjdat'ın hayatını, hiçbir kirin karışmadığı bir akarsuya benzetirim. Kitabı okurken gürül gürül akmaya devam eden bu tertemiz sudan, siz de bir yudum alacak ve tadına doyamayacaksınız…

Gözle görünmeyen ölümcül virüsle savaştığımız süreçte yayımlanan bu kitabın en sevdiğim yanı; hem kolay okunması hem de umut verici olması… 'Umutsuz yaşanmaz. Hele bir sanatçının umudu yoksa geleceği de yoktur. Umut sanatın ekmeğidir, suyudur. Umutsuz olursan sanat yapamazsın. Sanat umutla beslenir. Gıdasıdır umut sanatın. Sanatçı hiçbir durumda umudunu yitirmez. Çünkü umut biterse dünya durur. Umut ayrıca emek de ister. Emeksiz olmaz. Hayat da emek ister' diyor Müjdat. Ve hayata verdiği emeği anlatıyor. Son dönemde emeğine yapılan haksızlığı da…

Büyük konuşmadan, ahkâm kesmeden, bilgiçlik taslamadan, tam tersine kendisiyle dalga geçerek hayatından kesitler, anılar ve dostlarından portreler sunuyor. Ben dört saatte bitirdiğimde içimden "Keşke daha çok yazsaymış" dedim. Bakalım siz ne diyeceksiniz?.."

Kırmızı Kedi Yayınevi Tel:(0212) 244 89 82

***

Bir dönemi aydınlatan cevaplar

Her 28 Şubat geldiğinde tartışılıyor, üzerine çok şey söyleniyor. Fakat bu söylenenlerin ne kadarı doğru, ne kadarı yanlış. 103 kişilik 28 Şubat kumpas davasının 80 No'lu sanığı E. Alb. Alican Türk, "Bitmeyen Sömürü: 28 Şubat /Yalanlar-Gerçekler-Belgeler" kitabıyla bir dönemin perde arkasını aralıyor. Alican Türk, tamamıyla belgelere sadık kalarak, 28 Şubat Millî Güvenlik Kurulu kararları öncesi siyasi ortamı, 28 Şubat günü yaşananları ve 28 Şubat sonrasını detaylarıyla ele alıyor, birçok gerçek olarak sunulanın ve söylenenin doğru olmadığını ve bir grup siyasi tarafından istismar konusu olarak kullanıldığını gözler önüne seriyor.

28 Şubat kararları ile ilgili akla gelen soruların cevap bulduğu kitaptaki konu başlıklarından bazıları şöyle:

* Türkiye'de mevcut cumhuriyet rejimini yıkarak yerine dinî hukuka dayalı bir devlet kurma çabaları (irtica) var mıydı, bunlar gerçek bir tehdit miydi, yoksa askerlerin "toplum mühendisliği" adına uydurduğu "hayalî" bir düşman mıydı?

* 28 Şubat gerçekten bir askerî darbe miydi?

* Batı Çalışma Grubu (BÇG) bir "cunta yapılanması" mıydı? Bunlar kimdi ve ne iş yaparlardı?

* Aczmendiler, Fadime Şahin-Ali Kalkancı olayları askerlerin bir "tezgâhı" mıydı?

* 28 Şubat'ta MGK'da ne oldu? Kararlar Erbakan'a zorla mı imzalatıldı?

* Erbakan, Bakanlar Kurulu'nda MGK kararları hakkında ne dedi?

* Kamuda ya da üniversitelerde türban yasağı 28 Şubat'ta mı getirildi?

* 28 Şubat'ta TSK'dan kaç personel ihraç edildi?  Bunlar "dindar" oldukları için mi TSK'dan atıldılar?

* 28 Şubat'ta imam hatipler ve Kur'an kursları kapatıldı mı?

* 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim Yasası askerlerin zorlamasıyla mı çıkarıldı?

* O süreçte bir kısım milletvekilinin partilerinden istifa nedeni asker korkusu muydu?

* Sincan'da tanklar neden yürüdü? Erbakan tanklar nedeniyle mi istifa etti?

* Genelkurmay'da CB Demirel'e ve ayrıca yargı ve medya mensuplarına verilen brifinglerde askerler neler söyledi? Silah kullanmaktan söz ettiler mi?

* Çevik Bir, ABD'ye darbe icazeti almaya mı gitmişti? "Balans ayarı" sözü nereden çıkmıştır?

* İflas eden bankaların içini askerler mi boşaltmıştır?

* 28 Şubat'ta FETÖ korunup kollanmış mıdır?

* Refah Partisi askerlerin baskısıyla mı kapatılmıştır?

* AKP'nin doğuşu ile 28 Şubat arasında bir ilişki var mıdır?

* 28 Şubat Davası'nda neler oldu? Bu dava ile FETÖ kumpası diğer davalar arasındaki benzerlikler nelerdir?

Galeati Yayınları Tel:(0539) 669 60 69

***

HAFTANIN KİTABI:

Devri Gökçek ifşa oluyor

Araştırmacı gazeteci Murat Ağırel'in gündeme damga vuran yeni kitabı "Parsel Parsel" Melih Gökçek ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı dönemin karanlıkta kalmış noktalarını belgeleriyle gün ışığına çıkarıyor. Kitapta cevabını bulacağınız sorulardan bazıları şöyle:

*Melih Gökçek başbakan olabilmek için neler yaptı?

*AKP kurulmadan önce ABD ziyaretinde neler yaşandı?

*30 yıl boyunca nasıl "örgüt" gibi hareket etti?

*A Takımında kimler vardı?

*Fenerbahçe'ye neden başkan olmak istedi?

*Genelev patronları Ankara'da neler yaptı?

*Gözaltına alındığında kim kurtardı?

*Trafik kavgasında neden silah kullanıldı?

*Turgut Özal kime ve neden "dangalak" dedi?

*İlk "parsel parsel" satış ne zaman gerçekleşti?

*ANKAPARK ihalesinin ucu hangi mafya liderine uzandı?

*Osman Gökçek ölen çete lideriyle ne konuştu?

*Zekeriya Öz'ü Dubai'de ağırlayan kişinin

*Melih Gökçek ile ne ilişkisi vardı?

*FETÖ firarisini kim, nasıl korudu?

*17-25 Aralık'tan sonra FETÖ'ye imar rantı sağlandı mı?

*15 Temmuz'dan sonra FETÖ'cü isme parsel verildi mi?

Kırmızı Kedi Yayınevi Tel:(0212) 244 89 82

***

Kirli renkten temiz hayat...

Sibel Karabulut'un "Renklerin Öteki Yüzü" adlı romanı 80 sonrası Manisa'nın Gördes ilçesinde geçmekte ve dolayısıyla "Gördes Halısı" bahsedilmekte, her türlü koşulda ayakta kalan ve üreten Anadolu kadını hatırlatılırken, bir yandan da ilçe seçimlere hazırlanmaktadır.

Öte yandan diğer olaylar, romanın adından da anlaşıldığı üzere her bölüm, kendi renk eksenindeki çağrıştırdığı imgeler aracılığıyla anlatılmaktadır, mavinin deniz ve umudu, siyahın ölüm ve ayrılığı, morun şiddeti, kırmızının aşkı çağrıştırması gibi.

Okuyup taşradan kaçanın samimiyeti özleyip geri dönmeyi, kaçamayanın gitmeyi istediği, birbirine öykünen karakterlerde öteki duygusu hâkimdir.

 

 

Sıfır Yayınları Tel:(0554) 729 25 45  

**

KÜTÜPHANEMDEN

Geleceğin gazetecilerine yol haritası

Çetin Altan, "Kalemini ne bir balyoz, ne bir süngü, ne bir borazan gibi değil, sadece kalem gibi kullanır..." sözleriyle tanımladığı usta gazeteci Mete Akyol bu hafta köşemizin konuğu. Akyol, daha önce "Yazamadıklarım" adlı kitabında topladığı gazetecilik deneyimlerinin devamını 1993'te "Hem Yaşadım Hem de Yazdım" adıyla okurlarına sundu. Yılmaz Yayınları Gazeteci Yazarlar Dizisi'nden çıkan kitabın önsözünde Akyol eserini şu sözlerle tanıtıyor:

"Niçin mi, Hem Okudum Hem de Yazdım?.. Çünkü kitapta yer alan olayların tümünü yaşadım da ondan. Onları kendim yaşadım, sizin için yazdım. Okurken burnunuza biraz fazla 'gazetecilik' kokusu gelirse beni bağışlayın. Bu deneyimlerimi kaleme alırken, gazeteci olabilmek için okullarda, fakültelerde okuyan gelecekteki meslektaşlarımla bu konuda dört yıllık bir öğrenime gerek görmedikleri için şimdiden aramıza katılan sabırsız meslektaşlarıma, 'Bunlar sizin de başınıza gelebilir, sizin de başınızdan geçebilir' uyarısı olabilir umuduyla, kendi geçmişimden onların geleceğine ışık tutmak istedim. İlginizi çekeceklerine inandığım olayların çoğunun başrolündeki kişiler, Türkiye'nin bugüne gelmesinde önemli görevler üstlenen sorumlulardır."

Kitaptan bazı konu başlıkları şöyle:

*Adnan Menderes ve garson bendeniz

*Gürsel eşini tanıttı: Bu da bizimki...

*Kadınlar Kralı Süleyman Demirel

*Mevhibe İnönü, CHP'ye kayıtlı mıydı?

*Kasım Gülek'in ayısı TV'de

*Kasım Gülek aya gidiyor

*Osman Bölükbaşı ava gidiyor

* Zeki Müren körler okulunda

*Deniz Gezmiş polis müdürüyle burun buruna

                                                                                                                                                    (Ahmet Yabuloğlu)

 

 

 

Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58