Hababam futbolu

A+A-
Burhan AYERİ

Bir zamanlar İstanbul Amatör Kümesi'nde öyle takımlar vardı ki "oynama, oynatma"dan başka şey bilmezlerdi. Eski tabirle bekler aynı tiplerden seçilirlerdi. Bunların her tarafı, özellikle baldırları çok kalın olurdu.

Mesela bizim Haliç'te Cabir diye bir arkadaşımız vardı; "hani top geçer, adam geçmez" denilenlerden. Hele hava yağmurluysa, etrafından dolaşmak zorundaydınız. Diğer ayrıcalığıysa tek vuruşta kendi sahasından, rakip kaleye gol atmasıydı.

Andorra maçını izlerken o günleri hatırladım. Sahada Adalı hakemleri görünce moralim baştan bozuldu. Kendimi Beşiktaş'ın sahasında değil Bakırköy-Sümerspor'da hissettim. Rakibimiz maçlarını bu yerde oynasa kesin gruptan çıkardı.

Bu nasıl oyun?

Piyade eğitiminde en önemli çalışmalardan biri tüfek kullanımıdır. Bunun da en önemli ayrıntısı "doldur, boşalt, bağ yap"tır.

Doldur-boşalt ben doğmadan önceden kalma. Ancak, rakip duvarını aşmakta zorlanırsanız, hava toplarıyla gol aramak fikri hiç değişmez. Bu işi yapanlara "kazma" denilmesi de Beşiktaş tribünlerinden çıkmıştır.

Hatırladığım en yakın zaman kazmaları olarak Ulvi ve Recep'i sayabilirim. Bildiğiniz gibi biri yorumcu diğeri antrenör olarak hâlâ ayak topu ile ilgileniyorlar. İkisinin de Beşiktaşlı olması daha ilginç.

Hocamız

Şenol Güneş'in Kartal'daki dört yılı hep aynı sistemsizlikle geçti. İki şampiyonluğa rağmen bu kanaatteyim.

Değişmeyen taktik aynen şöyleydi; "Yan pas, geri pas." Bunu Andorra önünde de izlemek tesadüf mü? Hatta İzlanda deplasmanında da hababam futbolu oynadık.

Esas katkı

Bugün hâlâ yola devam ediyorsak, Sergen Yalçın'a dua etmeliyiz. Lafı Ozan Tufan'a getireceğimi her halde anladınız. Bursa kökenli bu futbolcuyu Fenerbahçe'den alıp hayata döndüren isim Sergen'dir.

Ozan'ın babasının "Oğlum galiba futbolu bırakacak" dediği ortamda bu örneğe iyi bakmak şart. Lucescu'nun sözünü hatırlayın; "Benim senede birkaç gün eğitmemle bir yere varmak mümkün değil."

Gerçek bu olsa gerek. Millî Takımın başarısında en büyük görev, kulüp hocalarına düşmekte. Onlar iyi hazırlayıp yollayacaklar ki, randıman alınsın.

Cenk'in durumu

Everton'a rekor parayla giden Cenk Tosun'a dikkat ettiniz mi? Aylardır takımında kadroya giremedi. Son anda 15 dakika bonus gibi oldu.

Tosun Paşa, her topa girdiğinde yere yıkıldı. Güneş'in en büyük hatası ona 90 dakika tahammül etmesiydi. Yarattığı imkanla, ne Cenk'i ne de Millî Takım'ı kurtarmak mümkün değildir.

Aynı şeyleri Yusuf Yazıcı için de söyleyebilirim. Sizce bir korner atışıyla kendini kurtardı mı? Yarın Moldova önünde radikal değişikliklere gidilmezse, 2020 finalleri için hatim indirmeye başlayabiliriz.

İzleyiciler

Şeref Tribünü'nde ağır protokolün yer aldığı akşamda en fazla Erdoğan'a dikkat ettim. Boş kale yerine topu avuta göndermeyi beceren futbolcuları gördükçe şekilden şekile girdi. Politik yaşını boş verip, futbolculuğuna değinmek istiyorum. Onunla aynı sahayı paylaşmış biri olarak, kaçırılan fırsatları şimdi yakalasa en az ikisini filelere yollardı.

Çok gerilere gitmeye gerek yok. Fatih Terim'in paslarıyla Avrupa Birliği takımına attığı goller belleklerimizde.

Öte yandan TRT'nin büyük paralar ödeyerek yayın ihalesini aldığını biliyoruz. Bir anlamda iyiydi. Ancak Hünkar Mutlu'ya maç anlattırmayı bir türlü çözemiyorum. Bu çocuğun "anlatım sesi yok."

Cevap bekliyoruz

Yusuf Yazıcı'nın Fransa'ya gidişi sırasında bazı söylentiler yayılmıştı. Bu dedikodular sırasında TFF Başkanı ne demişti; "Bazı siyasiler Yusuf Yazıcı'nın transferi için devreye girdi." Hatırladınız mı?

Bakan Berat Albayrak'ın bu futbolcuyu arayıp "Bir yere gidemezsin"i çok ağır tonda söylediği biliniyor.

Bunun üzerine Yazıcı'nın doğrudan Erdoğan'ı arayıp ağlayarak durumu anlattığı ayyuka çıktı.

Cumhurbaşkanının da Albayrak'a "Sen ne yapıyorsun" diye sorduğu konuşulanlar arasında.

Yusuf Yazıcı'ya ancak bu şekilde Lille için transfer izini koparıldığı yaygın kanaat.

Benim sansürleyip yazdığım konuda, birileri çıkıp açıklama yapmayacak mı?

Yoksa geleneksel olarak tekzip mi bekleyeceğiz!

GÜNÜN SÖZÜ

Zorla elde edilecek şeyden hayır gelmez... Henry Miller

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları