İsyan ediyorum

A+A-
Murat İDE

Dünyayı kasıp kavuran bir illetle, düzenli basın toplantılarıyla mücadele edebileceğini sanan bu zihniyete isyan ediyorum.

**

İki aydır 'önlem alıyoruz' denilen basın toplantıları yapıp, 2 ay sonra, yani bugün, "Çin'den tanı kitleri bu sabah geldi" diyen rahatlığa isyan ediyorum..

**

"İki aydır tüm önlemleri aldık, rahat olun" diyerek milleti rahatlatıp, iki ay sonra bugün, bilim kurulu hocalarına, "Milletimiz suçlu, sokağa çıkıp virüsü yaydılar" dedirtenlere isyan ediyorum.

**

"Yaşlıların sokağa çıkmaması yetmez. Evdeki diğer kişiler dışarı çıkıp hastalığı eve getiriyor" dedikten sonra, "sokağa çıkma yasağı ilan edilmeli" yerine, "milleti suçlu" ilan ederek, millet değil, iktidar yanında saf tutanlara isyan ediyorum..

**

İşyerleri açık. Milyonlarca çalışan her sabah işe gidiyor.. Milyonlarca insan dip dibe çalışmak zorunda.. Bu gerçek ortadayken;

"sokağa çıkma yasağı şarttır dedim, ama umurlarında değil" diyerek kuruldan çekilmeyi akıl edemeyen hocaların, gereğini yapmayan sorumluları perdeleyip, işi millete yıkmalarına isyan ediyorum..

**

22 bine yakın umrecinin, üçte birini karantinaya alan, gerisini Türkiye'nin dört bir yanına salan iktidara tek laf etmeyip, işi sahilde halay çeken 20 kişiye yıkan aymazlığa-kurnazlığa isyan ediyorum..

**

Hepimizin sağlığını hiçe sayıp;

Sahilde halay çekip balık tutanlara, düğün yapıp umre sohbetleri için toplaşanlara, bana bir şey olmazcılara, kızılcık sopasıyla isyan ediyorum..

Ama onları evde oturtamayan 'Devlet otoritesine(!)' meşe odunuyla isyan ediyorum..

**

"Vakalar nerelerde yoğun açıklayın kardeşim. Kapatın o kentleri" demeyenlerin, bugün çıkıp, "Virüs artık tüm ülkeye yayıldı.. Maalesef bunda vatandaşlarımızın sorumsuzluğunun payı büyük" demelerine isyan ediyorum..

**

O kurul üyelerinden Prof. Dr. Ateş Kara'ydı "halkımız suçlu" diyen..

Habertürk ekranındaydı yine..

Dedi ki Fatih Altaylı;

- Ateş hocanın birikimine saygım var.. Virüsle ilgili ilk yayını kendisiyle iki ay önce yaptım.. Ancak iki ay sonra Ateş hocayı bilim adamından öte, devletin bir savunucusu gibi görmekten rahatsızım.."

O sırada ne oldu biliyor musunuz?

Bilim Kurulu üyesi olmayan iki usta hocamızın yüzünde acı bir tebessüm belirdi..

İşte bu yüzden diyorum ki;

- Bilim Kurulu üyesi hocalarımız elbette kıymetli.. Ancak her birinin uzak durması gereken bir nokta var; Hipokrat yemini etmiş hocalar.. O nedenle hiçbir siyasi hesabın noteri olmamak gibi bir mecburiyetleri var..

**

O yüzden;

İki aydır "Tüm önlemleri aldım"(!) diyen bir devletin, virüs Türkiye'ye yayıldıktan sonra "Tanı kitleri geldi" diye müjde vermesine isyan ediyorum..

O yüzden;

İki aydır "Tüm önlemleri aldık"(!) diyen bir devletin, iki ay sonra bugün "Yerli ve milli oksijen tüplerinin seri üretimine başladık" demesine isyan ediyorum..

Efendiler, bütün uzmanların sözleri ışığında diyorum ki;

İş "Seri oksijen tüpü" üretimine geldiyse, ne önleminiz, ne de siz işe yaramamışsınız demektir..

O yüzden artık yalan söylemekten vazgeçin derim..

Gerçeği söyleyeni de hainlikle suçlamaktan vazgeçin derim..

Sonuçta şu gerçeği unutmayalım;

Söylenen her yalan, çok geçmeden açığa çıkıyor.

Çünkü, bu virüs öyle bir gerçek ki, yayılma hızıyla, bütün yalanlar yatsıya kadar..

**

Devletsin..

Benim, sevdiklerimin, bütün milletimin sağlığını korumak senin görevin..

Baktın olmuyor; sokağa çıkma yasağı ilan edip, gerçekten önlem alacaksın..

İsyan ettiğim tam da bu;

Baktım, olmuyor !

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 29
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58