Kemerburgaz Kent Ormanı açıldı!

Kemerburgaz Kent Ormanı açıldı!
İBB Başkanı İmamoğlu, 5 milyon metrekarelik Kemerburgaz Kent Ormanı’nın açılışında konuştu. Açılışta, AKP'lilerin araziyi 266 milyon liraya satın aldığını ve 17 milyon da proje parası vererek toplamda 312 milyon lira harcadıklarını söyledi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 5 milyon metrekarelik Kemerburgaz Kent Ormanı’nın açılışını yaptı.

İstanbul Kemerburgaz Kent Ormanı açılışı, CHP lideri Kılıçdaroğlu, İBB Başkanı İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, eski başkanlar Nurettin Sözen, Ali Müfit Gürtuna, milletvekilleri ve yurttaşların katılımıyla gerçekleşti.

İstanbul Kemerburgaz Kent Ormanı açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, AKP'lilerin önceki dönem satılması için İBB iştirakine verdiği İETT Garajı arazisinin kendi döneminde yeşil alan olması için talepte bulunmasını eleştirdi. "İki üç ay içerisinde muhalif olunca yeşil alan çığlığı atmaları beni mutlu etti. Ama bu alınan kararın içerisindeki aldatmacayı söylemeden edemeyeceğim" diyen İmamoğlu, "10 ay önce proje geliştirip satışa çıkartan yönetim seçimden sonra ben burayı yeşil alan yaptım diyerek önümüze getiriyor. Vay buna kim inanır bilmiyorum. Kimse inanmaz" diye konuştu.

İmamoğlu, önceki dönemde AKP'lilerin araziyi 266 milyon liraya satın aldığını ve 17 milyon da proje parası vererek toplamda 312 milyon lira harcadıklarını açıkladı.

İmamoğlu'nun belediye meclisinde alınan 'yeşil alan' kararıyla ilgili AKP'lilere yönelik kaydettiği sözleri şöyle:

Sloganımıza takılmışlar. 'İmara değil, halka açıyoruz' dedik. Bu bir felsefe. Orman Bakanlığı'na teşekkür ederiz, burayı buraya tahsis etti. Hemen açıklama yapmışlar burası ormandır, imara açılmaz diye. Biliyoruz biz onu. Biz bir felsefe anlatmaya çalıştık. Böyle bir açıklamaya gerek yoktu. Yahu yaptık demedik ki açıyoruz dedik. Bak yapanlara da teşekkür ettik ama niye açmadınız iki yıldır diye de sorguluyoruz. Yazık değil mi insanlarımıza? İnsanlara bu tür alanları hızlıca açmak lazım. Hayat geçiyor. Ömür geçiyor."

Evet imara açmıyoruz. Çünkü ne yazık ki Türkiye'nin her yerinde insanlar birileri geçmişte okul alanı diye bağışladığı yerler alış veriş merkezi olmuş. Park alanı olarak düşünülen yerler binaya dönüşmüş. Ülkemizin kötü talihine değiştirmek adına bu felsefeyi söylüyoruz. Hayır olmadı diyebilir miyiz? Diyemiyoruz. Ülkemizin birçok noktasında toplumun bile terk ettiği alanlarla ilgili yarınlara dönük şüpheli bakışları var. O bakımdan biz İstanbul'daki insanlara bir teminat vermek istiyoruz. Biz bu kentin insanlarını hakkaniyetle insanlara en doğru şekilde kazandırmaya çalışıyoruz. Bundan asla taviz vermeyeceğiz.

Özellikle son bir iki haftadır ilginç bir konu tartışılıyor. Meclis'te çoğunluğu kullanarak bazı noktaları Meclis'e getirip, 'efendim şuradaki ticari alanı biz yeşil alana çevireceğiz.' Hatta usulsüz, hiçbir planlama prensiplerine uymayan, mülkiyetin geçmişine bakmaksızın kendilerince geçersiz bir karar aldılar. Tabii bir yanıyla sevindirici efendim. Genel Başkanı söyleyeyim, seçilir seçilmez iki üç ay içerisinde muhalif olunca yeşil alan çığlığı atmaları beni mutlu etti. Ama üzücü olan şu tabii; İETT garajı ile ilgili biz zaten yıllardır aynı şeyi söylüyoruz. Başka bir bakış açımız yok. En doğru insanlarımızın lehine kullanılması konusunda kararlılığımız var. Ama bu alınan kararın içerisindeki aldatmacayı söylemeden edemeyeceğim. Burayı bütün konuklarımızın iyi dinlemesini arzu ederim. Daha yeni, bir iki yıl önce KİPTAŞ'a Başakşehir'e 266 milyon lira verip satın aldıkları bir arsayı imarını da bir miktar artırarak, hatta bir maketini yaptırıyoruz buraya 17 milyon da proje parası harcayıp, toplamda 312 milyon lira harcadıkları bir araziyi, efendim 10 ay önce proje geliştirip satışa çıkartan yönetim seçimden sonra ben burayı yeşil alan yaptım diyerek önümüze getiriyor. Vay buna kim inanır bilmiyorum. Kimse inanmaz. Daha kötüsü sen milletin 312 milyon lirasını da çöpe atıyorsun. Ama yine seçimden hemen sonra yeşil alan diye çığlık atılması beni mutlu etmiştir. Demek ki yeşil alan konusunda bundan sonra anlaşacağız. En azından yeşil alan duyarlılığı konusunda Meclis'te tam oy çıkacak. Bu konuda çok mutluyum."

ehy5zp-wsaeidla.jpg

ehy5ajiwsaeksce.jpg

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da Kent Ormanı'nın açılış töreninde konuştu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bütün hizmet, rant için değil halk için olmalı; rant için değil çocuklar için olmalı; rant için değil ağaçlar için olmalı; rant için değil bizimle beraber bu kentte yaşayan diğer canlılar için de olmalı. Biz, hep beraber güzel bir kentte yaşamak isteriz. Bunu da birlikte sağlayacağız. Kararlılıkla, güzellikle, gülümseyerek; kin duymadan, öfke duymadan yapacağız. Güzellikleri İstanbul'dan bütün Türkiye sathına yayacağız." dedi.

Kılıçdaroğlu, Kemerburgaz Kent Ormanı'nın açılış törenindeki konuşmasında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun İstanbul'u, İstanbul'un sorunlarını, İstanbulluların beklentilerini bildiğini ve beklentilere uygun olarak İstanbul'un dokusunu bozmadan, tarihini ve kültürünü öne çıkararak hizmet etmek istediğini belirtti.

Kırsalda yaşayanların yeşille bir arada olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, kente gelenlerin ise kaldıkları apartman dairelerinin her tarafının beton olduğunu, sokakların da asfaltla kaplandığını, çocukların oynayacakları bir alan bulunmadığını, çalışmayan bir kadının bütün hayatının dört duvar arasında geçtiğini anlattı. 

Kemal Kılıçdaroğlu, belediye başkanının kentte yaşayanları doğayla kucaklaştırması, yeşillikle tanıştırması gerektiğini vurgulayarak, aile fertlerinin birlikte parka gitmesi, kuşları ve ağaçtaki meyveleri görmesi, kedi ve köpekle oynayabilmesi, ağaçların ilkbaharı ve sonbaharını görmesi gerektiğini dile getirdi.

İnsanların ağaçlar çiçek açarken kendi ruhundaki huzuru yaşayabileceği alanlar oluşturulması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu belediye başkanları sağlayacak. Son yıllarda gelişen bir kavram vardı: Beton ormanı. Çünkü ağaç yok ama her tarafta yüksek binalar var ve yüksek binaların içinde kaybolan insanlar var. Bu doğru mu? Asla doğru değil. İstanbul'da bazı semtlerde kişi başına düşen yeşil alan 1,9 metrekare. Burada insanlar, çocuklar, yaşlılar yaşamıyor mu? Burada yaşayanların da ağaç görmeye, yeşil alan görmeye hakları yok mu? Çocukların oynayabileceği bir alan elde etmeye hakları yok mu? Bu tanımlamaları yaparken hiçbir siyasi ayrım yapmıyorum. Benim çocuğum da oynayabilmeli, siyasal düşünce olarak benim karşımda olan kişinin de çocuğu oynayabilmeli. Onlara da bu imkanı sağlayabilmeliyiz. O nedenle belediye başkanlarımız 'Bütün kenti kucaklayacağız. Hiçbir ayrım yapmadan herkese eşit hizmet götüreceğiz.' diyorlar." 

4 YIL NİÇİN BURAYA GELMEDİK

Ekrem İmamoğlu'nun, 2 yıldır bu alanın neden açılmadığını sorduğunu aktaran Kılıçdaroğlu, "Sayın Başkan kimse duymasın, bir sır vereyim. 2 yıldır benimle uğraşıyorlardı. 'Acaba Kılıçdaroğlu ne olacak, Kılıçdaroğlu'nu ne yapacağız?' Ya kardeşim, benimle uğraşmaktan vazgeçin. İstanbul'la uğraşın, İstanbul'u İstanbul yapın. Eğer 6 yıllığına büyükşehre verilmişse, bunun 4 yılı yazık günahtır. 4 yıl niçin buraya gelmedik? Çocuklarımızla, yaşlılarımızla, anne ve babalarımızla, ninelerimizle, dedelerimizle buraya gelebilirdik." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, önceliklerinin insan olduğunun altını çizerek, "Çocuklarımız, gençlerimiz, kadınlarımız, engellilerimiz için her şey insan için olmalıdır. İnsan mutluysa, hepimiz mutlu oluruz. Hepimizin mutsuz olduğu bir dünyada yaşamak istemeyiz." dedi.

- "İstanbul'u, İstanbullunun hak ettiği bir şekliyle yeniden ayağa kaldırmak zorundayız." 

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ilk bürokrat olduğu yıllarda Göztepe'de her hafta sonu bir yeşil alanda arkadaşlarıyla maç yaptığını, ancak şu anda o yeşil alanların kalmadığını, tamamının beton ormanına dönüştüğünü anlattı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Bizim yeşilliğe ihtiyacımız var. Bizim gülmeye ihtiyacımız var. Bizim yürümeye, koşmaya ihtiyacımız var. Bizim çocuklarımızın rahatlıkla oynayabileceği alanlara ihtiyacımız var. Dolayısıyla bütün bu olanakları bize büyükşehir belediye başkanımız ve diğer belediye başkanlarıyla birlikte sağlamaya çalışacaklar. Meclis grubunda iktidar kanadı belediye meclis üyelerinin de 'Her alanı yeşil alan yapalım.' demesi büyük bir memnuniyet yaratmış. Bunu duymaktan ötürü ben de son derece mutlu oldum, gerçekten keyif aldım. Umarım İstanbul'un her tarafı yemyeşil olur ve biz uçakla geldiğimizde bina değil, her taraftan ağaç görürüz, orman görürüz, park görürüz. Böyle bir imkanımız olursa son derece mutlu olurum. Eğer böyle bir imkanı bize sağlayacaklarsa biz, bunu yapacağız. 'Hayır buraya dokunmayın.' derlerse, biraz zaman alacak. Hiç meraklanmayın. İstanbul'u, İstanbullunun hak ettiği bir şekliyle yeniden ayağa kaldırmak zorundayız."

Kılıçdaroğlu, 3 büyük imparatorluğa başkentlik yapan, boğazıyla, minareleriyle, tarihiyle, doğasıyla ve güzel insanlarıyla dünyanın en kadim kentlerinden İstanbul'a Ekrem İmamoğlu'nun yakıştığını belirterek, katılımcılara şöyle seslendi:

"Ekrem Başkanın da görevi sizlere hizmet etmek. Tabii hakkını yemeyelim, iki değerli belediye başkanımız (Nurettin Sözen ve Ali Müfit Gürtuna) da burada, onlara da şükran borçluyuz. Geçmişte de buraya hizmet eden bütün belediye başkanlarına da elbette şükran borçluyuz. Biz, hizmet eden hiç kimsenin hizmetini gözardı etmek istemeyiz. Bütün hizmet, rant için değil halk için olmalı; rant için değil çocuklar için olmalı; rant için değil ağaçlar için olmalı; rant için değil bizimle beraber bu kentte yaşayan diğer canlılar için de olmalı. Biz, hep beraber güzel bir kentte yaşamak isteriz. Bunu da birlikte sağlayacağız. Kararlılıkla, güzellikle, gülümseyerek; kin duymadan, öfke duymadan yapacağız. Güzellikleri İstanbul'dan bütün Türkiye sathına yayacağız. Buna yürekten inanıyorum."

ehy5ai8x0aubdzi.jpg

ehy5zuzxuaa3wyb.jpg

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş