Kendin pişir kendin ye ittifakı

A+A-
Burhan AYERİ

"Kızgın demiri soğutmak" Türk'ün değer yargılarından biridir. Tanrı Dağı'ndan çıkışı anlatır. Erdoğan'ın bu benzetmeyi yapıp hemen peşinden "Türkiye İttifakı" lafını etmesi kimilerini acabalara sevk etmişti.

Bahçeli'nin ikinci bölümü kendisine yorması ortalığı karıştırdı. Yaptığı çıkışlardan anladığımız kadarıyla MHP Genel Başkanı'nı cumhurun yerine yenisi mi hazırlanıyor telaşı sardı.

Fazla sürmeyen örtülü mesajlarla tekrar normale döndükleri anlaşılmakta.

Enteresan taraf muhaliflerin bu işlere hiç bulaşmaması. Onlar da örtülü koalisyonun hâlini merakla izliyorlar. Erdoğan'ın her zamanki "çelik-çomak oyunu" iktidarın kendi alanından hiç taşmadı. Bakalım "kayıkçı kavgası" ne zaman gündemden düşecek.

HUKUKTA UYUMSUZLUK

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bazı ihbarları değerlendirip yeni soruşturmalara başlaması seçim yasaları ve bunun içtihatlarına ters. Sandık kurullarında görevli isimlerin ifade vermeye çağrılması hukuken imkânsız.

Yasalar o kadar açık ki, böylesi bir çağrı ancak Yüksek Seçim Kurulu'nun itirazlara nokta koymasından sonra mümkündür. Yani şu andaki çaba, sadece kamuoyunu etkilemekten öteye gitmez. Bu noktada bir de uyarım olacak: Bu işler YSK'yı da etkilememeli.

Bu kurgu Cumhurcular açısından da iyi görülmüyor. Sanırım Erdoğan bu konuda iyimser değil. Hadi diyelim İBB için seçim tekrarlandı. Ekrem İmamoğlu'nun yeniden kazanması kaçınılmazdır. Hem de daha açık farkla. Açıklanmayan gizli anketlerden çıkan sonuçları Beştepe çok iyi biliyor.

BALTALAR ÇIKACAK

Üstelik tam tabiriyle toprağa gömülü baltaların kullanılacağı bir seçim olacak. Cumhur İttifakı açısından hayırlı sonuç vermeyeceği meydanda. Çünkü tüm Türkiye'nin gözü kulağı İstanbul'da. Hatta tüm dünyanın.

Herkesin görebildiği sonuç, neyi getirir biliyor musunuz peş peşe iki sandık. Yeni yıla girmeden önümüze konacak önemli oylama demiri soğutmaz tam tersine ateş kırmızı yapar.

***

SON MOHİKAN

Ekran goygoycularının çoğu gerçeğin farkında. Sahibinin sesi korosunun mensupları çoktan havlu attılar.

Siperleri savunmaya devam eden 2-3 kişi kaldı. En başta Prof. Dr. Mehmet Şahin. Lider konumuna geçti. Gece Görüşü'ndeki konuşmaları yürekler acısı. Bırakın Gürkan Hacır'ı yakın zamana kadar dayanışma içinde olduğu Abdülkadir Selvi'den bile destek bulamıyor. Program yöneticisi Hande Fırat dahi sokuşturmalarla dalga geçmeye başladı.

Şahin de sonunda, kendi söylediklerine gülerek nokta koyuyor. Paraşütlü hocanın nasıl profesör olduğuna şaşıranlardanım. Toplama, çıkarma ve bölme gibi işlemleri beceremiyor. Matematik notu sıfır. Son Mohikan olmayı ise elden bırakmıyor.

Ak Parti yönetimi, böylesi birini mutlaka ödüllendirmeli. Benim ona uygun gördüğüm kabine dışından atama olabilir...

***

KATAR- BAŞAKŞEHİR BİRLİĞİ

Futbolun süperlerinin ikincisi de gerçekleştirildi. Kazandırılanlara bakılınca açık iş birliği hemen fark edildi. Başakşehir takımına ayrılan kontenjan kimseyi şaşırtmadı.

Mert Günok'tan Epuelanu'ya, Visca'dan Abdullah Avcı'ya kadar akla gelen tüm isimlere şilt verildi. Sadece malzemeciler ile sağlık ekibi unutulmuştu.

GÜZELLER

Sunumu üstlenen güzel spikerlerin boy üstünlüklerini yeni fark ettim. Roksan Kunter bir yana Seyhan Şaşko'nun, topuz saçıyla ortaya koyduğu uzunluk katkısını izlemek müthişti. Neredeyse Hidayet Türkoğlu ile hava atışına çıkacak duruma gelmişti.

Organizasyon kendi içinde ön hazırlık yapmıştı. Ancak, sıkıntı ödül dağıtanlarla çekildi. Podyuma nasıl geleceklerini, şiltleri hangi elleriyle tutacaklarını bilemediler. Bereket kabinenin iki uyumlu ismi Mustafa Varank ile Mehmet Muharrem Kasapoğlu güler yüzleriyle açığı kapatmayı başardılar.

EN BÜYÜK EKSİK

Süper Goller bölümünün fragmanında bir eksikliği yazmadan geçemeyeceğim. Onyekuru'nun üç rakibini "bowling kukası" gibi ağlara yapıştırdığı golü jeneriğe alınmalıydı. Türkiye Kupası'nda atılması buna engel değildi.

***

PEMBE PANTER

Orhan Ayhan'la programında TSYD Başkanı Oğuz Tongsir konuktu. Oğuz üçüncü defa bu görevde. Bilgisi ve insani ilişkileriyle buraya yakışan isim.

Asıl üzerinde duracağım Orhan Ayhan büyüğümün giydiği pembe ceket. Bu konuda epey telefon aldım. Arayanların hepsi gülüyordu.

Kimi "Pembe Panter", kimi de "Peter Sellers" diye espri yaptılar. Orhan ağabeyden ricam önümüzdeki perşembe günü de aynı ceketi giymesi. Kaçıranlar da izlemiş olurlar. Üstadın "Türkiye Spor Yorumculuğu" iddiası teklifinin beğenildiğini de not düşeceğim.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları