Milletini tanımak isteyenler okusun

Milletini tanımak isteyenler okusun
Akademik hayatını Türk dili, edebiyatı ve tarihi konusundaki çalışmalara adamış olan Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun, bu hizmetini iki yeni kitabını daha kültür hayatımıza kazandırarak devam ediyor.

Prof. Dr. Ercilasun'un, "Türkçülük Yazıları" ve "Türklük Bilimi Yazıları" adlı kitapları Bilge Kültür Sanat Yayınları tarafından okurla buluşturuldu.

"Türkçülük Yazıları"nın omurgasını Prof. Dr. Ercilasun, Yeniçağ gazetesindeki Türk milliyetçiliğiyle ilgili yazıları oluşturuyor. Türk'ü, ülküyü ve Türk gerçekliğine dayanan Türkçülük en açık ifadeleriyle bu çalışmada yer alıyor. Türk milliyetçiliğinin bir insanda bir fikir sistemi hâline gelebilmesi için duygu seviyesinden şuur seviyesine çıkması gerektiğinin ısrarla vurgulandığı kitapta, millî şuurun da ancak bilgi ve kültürle donanarak oluşabileceği belirtiliyor.

sd-039.jpg

Çok defa sanıldığı gibi ülkülerin birer hayal değil bir gerçeklik üzerine kurulu olduğu, Turan ülküsünün de Türk Dünyası gerçekliği üzerine kurulu olduğunun vurgulandığı eserde Türk birliği / Turan fikri de önemli bir yer tutmakta. Çalışmada; Türk milliyetçilerinin muhafazakârlık ve çağdaşlıkla ilgili söylem ve tutumları değerlendirilirken, şekle dayalı yanlış muhafazakârlık anlayışı eleştirilip, Ziya Gökalp'ın Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak üçlüsündeki muasırlaşmak (çağdaşlaşmak) hedefinin milliyetçiler tarafından ihmal edildiği vurgulanmakta. Türkçülük tarihine de özel bir yer verilen eserde başta Nihâl Atsız olmak üzere bazı Türkçüler tanıtılıp, zaman zaman da Türkçü dergiler üzerinde durulmakta.

Prof. Dr. Ercilasun'un diğer çalışması, "Türklük Bilimi Yazıları" ise Türkoloji ile ilgili yazılarının bir araya getirilmesiyle vücut bulmuş. Günümüzde çok tartışılan ve bilen bilmeyen herkesin üzerinde konuştuğu Türk ve Türkçe kavramlarından ne anlaşılması gerektiği bu eserde açık seçik anlatılırken; kavramların tarihî, sosyolojik ve siyasi / hukuki yönleri ayrı ayrı belirtilmektedir. Türkçecilik hareketi ile millî birlik arasındaki bağ da Türkçe kavramının bir uzantısı olarak ele alınmakta.

Eserin, "Türk Tarihinden Yansımalar" bölümünde tarihimizin ilgi çekici bazı sayfaları yer almakta. Köktürk olmak isteyen Çin şehzadesi, Türkçe bilen Çin imparatoriçesi, 300 küsur yıl İstanbul'da bulunan Köktürk harfli taş, Uygurların eski tarihi ve yakın tarihe ait bazı olaylar bunlar arasında yer almakta.

Kitabın, "Efsane-Destan" bölümünde ise Türklerin yaratılış ve türeyiş efsaneleriyle ilgili en eski kayıtlar, Oğuznameler ve Dede Korkut hikâyeleri üzerinde en derli toplu bilgiler ve yeni bazı yorumlarlar okura sunulmakta..

Kitabın son bölümü "Türklük Bilimi Çalışmaları"nda okurlara Türkoloji alanındaki kurultaylar, sempozyumlar, çalıştaylar, yeni yayınlar hakkında kapsamlı bilgi aktarılıyor.

Bilge Kültür Sanat Tel:(0212) 520 72 53

***

Atatürk'ün ilham aldığı anıt

Moğolistan'ın başkenti Ulan Bator'a 56 km mesafede, Nalayh kasabasının yakınlarındaki Bayan Çokto'da, Türk tarihinin en önemli hatıralarından biri olarak 1300 yıl boyunca zamana direnen Tonyukuk Yazıtı yer almaktadır. Tonyukuk Yazıtı yazılalı 1300 yıl, bilim dünyasınca keşfedileli 123 yıl oldu. Bu yazıt, II. Köktürk Devleti'nin kuruluşunda başkomutan ve danışman olarak önemli görevler yapan Bilge Tonyukuk'un kendi dönemindeki seferleri, savaşları ve devletin içinde bulunduğu şartları anlattığı, tecrübelerini gelecek nesillere vasiyet olarak bıraktığı bir metindir. "Edip, bilge, devlet adamı, komutan, savaş teorisyeni ve bozkır mistiği" Tonyukuk'un elli yıllık bir fetretten sonra Köktürk Devleti'nin yeniden ihya edilmesindeki rolünü anlattığı bir nevi savunma niteliğindeki bu metin, aynı zamanda Türkçenin de yalın ve güçlü bir edebî anıtı olarak Türk dili ve kültür tarihi içinde öne çıkmaktadır. Tonyukuk Yazıtı yerli ve yabancı pek çok Türkoloğun dikkatlerini üzerinde yoğunlaştırdıkları bir metin olmuştur. Her araştırma, literatürü zenginleştirerek bu konudaki çalışmaları daha ileriye götürmüştür. Prof. Dr. Ali Akar'ın yazıt araştırmalarına bir katkı sunmak üzere hazırlanan "Bilge Tonyukuk Yazıtı" adlı bu çalışmada büyük bilgenin hayatına dair metin merkezli yeni bir bakış açısı ortaya konulurken Türk filolojisi açısından metnin tarihî veriler ve önceki yayınlar ışığında yeni bir değerlendirmesi yapılmakta.

Ötüken Neşriyat Tel: (0212) 251 03 50

***

HAFTANIN KİTABI:

Bir ihanetin arka planı...

"Arınç'a suikast" tezgahıyla başlayan ve "Albay'ın adres yazılı kâğıdı yutmaya çalıştığı" yalanıyla süren Kozmik Oda operasyonu, FETÖ kumpaslarının en sinsisiydi.

Hedefteki Albay Erkan Yılmaz Büyükköprü, Kozmik Oda operasyonunun tüm ayrıntılarını ve perde arkasını "Kozmik Albay" adıyla kitaplaştırdı. Büyükköprü, bir yanı hep sis perdesinin arkasında kalan bu tarihi olayı ilk defa tüm ayrıntılarıyla açıklarken cevabını bulan önemli sorulardan bazıları şöyle:

*Operasyonda kimler, hangi rolleri aldılar?

*Kozmik Oda'ya ısrarla telefonuyla giren Hâkim'in iletişimini hangi komutan "jammer" getirterek önledi?

*Hâkim ve Tümgeneral'in haftalar süren sinir harbi sırasında karşılıklı olarak hangi tutanaklar tutuldu?

*Kozmik Oda'daki gizli bilgileri kimler korudu, kimler daha sonra teslim etti?

*Kozmik Oda'dan çıkan belgeler ne oldu?

*Kozmik Oda operasyonunu başlatacak telefon ihbarının yapıldığı yerden, önce hangi asker arandı?

*O asker, Kozmik Oda belgelerinin tesliminde ve ardından 15 Temmuz darbe girişiminde hangi rolleri aldı?

Kırmızı Kedi Yayınevi Tel:(0212) 244 89 82

***

Anadilimizi anlamak...

Türkçe bilmek, hiç kuşkusuz dil bilgisi yordamının ötesinde bir anlama çabasını gerektirir.

Dilin derinliklerinde yaşayan anlam dünyası, tüketilmesi mümkün olmayan söz varlığıyla yaşamayı sürdürür.

Fakat o dilde konuşan, okuyan ve yazanların konuya özgün bir farkındalıkla yaklaşmaları gerekmektedir.

Sözü edilen dikkatin kazanılması, ancak dilde yaşayan kadim ontolojinin anlaşılmasıyla elde edilebilmektedir.

Macit Şayin, "Türkçenin Kalbine Doğru" adlı kitabıyla bu çabalara yeni ufuklar açmaya çalışıyor.

POST Yayınları Tel:(0212) 512 70 20

***

KÜTÜPHANEMDEN:

Halk kültürümüzün yok olan değerleri

Hatırlayacaksınız, bir süre önce burada, "Karacaoğlan'ın Aşk Maceraları" adlı kitabı "Halk bunları okurdu" başlıklı bir yazıyla tanıtırken, "halk kitapları" diye bilinen eserlerden bahsetmiştim. Kapakları renkli, çizgi resimlerle süslü; Nasrettin Hoca, Keloğlan, Şahmaran, Ferhat ile Şirin, Tahir ile Zühre, Leyla ile Mecnun, Hz. Ali'nin Cenkleri, Köroğlu gibi kitaplardan... Kütüphanemdeki eski kitapları karıştırırken değerli dilbilimci Ali Püsküllüoğlu'nun aynı konuyu işleyen, "Türk Halk Öyküleri" adlı çalışması gözüme çarptı. Kitap 1982'de Türk Dil Kurumu'nun Halk Kitapları Halk Öyküleri Dizisi'nden çıkmış. Bu tür kitapları çocukluğunda coşku ile okuduğunu anlatan yazar, eserinin önsözünde son yıllarda bunların ortadan kaybolduğundan dem vurup şunları söylüyor:

"Nitekim, halk kitapları yayımlayan yayınevleri de azalmıştır. Bunun nedeni üzerinde düşünüldüğünde, karşımıza yığınsal iletişim araçları çıkmaktadır. Hele televizyonun yayılması ileride birçok geleneksel kültür öğesini ortadan kaldıracaktır. Oysa, televizyon, halk kültürünün yaşamasına, geleceğe taşınmasına yardımcı olabilir. Doğru olan da budur. Ne yazık ki, bunu anlamaktan uzağız şimdilik."

Kitapta; Emrah ile Selvi, Ferhat ile Şirin, Hurşit ile Mahmihri, Sürmelibey ile Telli Senem ve Arzu ile Kamber adlı halk öyküleri yer almakta.

                                                                                                             (Ahmet Yabuloğlu)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58