Safiye Ayla Libya'dan geldi

A+A-
Burhan AYERİ

Türk müziğinin unutulmaz isimleri vardır. Bunlardan biri de Safiye Ayla'dır. Bu efsanenin Libya kökenli olduğunu biliyor muydunuz?

Küçük bir kız çocuğu iken Türkiye'ye taşınanlar arasında yer aldı. Daha İstanbul'a indiği an değişik ses ve yorumuyla dikkat çekti. İlk değerlendirmede hangi konuda eğitim göreceğine karar verildi. Anlayacağınız anında ses eğitimine yönlendirildi.

Küçük Safiye, en alt kademeden başlayarak konservatuvara kadar uzandı. Şöhreti Mustafa Kemal Atatürk'ün kulağına kadar gitti. Büyük Önder'in özel fasıllarında yer verildi. El üstünde tutuldu.

En büyük şansı Şerif Muhittin Targan'la tanışmasıydı. Neticede evlendiler. Mekke Emiri'nin torunu olan Targan da musikiye vakıftı.

Hatta Bağdat Konservatuvarı'nın da kurucusu oldu.

Tarihimizdeki yeri

Bugün yeniden gündemimize giren Libya ile ilgili pek çok anımız var. Her şeyden önce bu ülke Mustafa Kemal'in de İtalyanlara karşı savaştığı yer. Osmanlı'nın sancağıydı.

Libya'nın elimizden gidişi öyle kolay olmadı. Halen kullandıkları bayrağa bakmak bile yeterli. Ortasındaki koca bir ay-yıldızı hemen fark ediyorsunuz.

Kaddafi'nin türbe yeşili olarak seçtiği hariç. Cezayir ve Tunus'ta da bizden unsurlar hâlâ taşınmaktadır.

Düşman Fas

Mağrip bölgesinde iki istisnadan biri Fas'tır -Morocco-. Zaten bu kuşağın en büyük Türk karşıtı burasıdır. Amerika'dayken bunu gayet net gözlemlemiştim. ABD'ye eğitim için yollanan Faslıların bana ilk soruları "Kıbrıs'ı neden işgal ettiniz"di. Kral Hasan'ın tüm aile bireylerinin nefretini hemen fark ediyorsunuz.

Libya kadınları

Eski çağda Libya'da yaşayan kadınlar, giyeceklerinin tamamını deriden yaparlardı. Kalkanlarının kenarları yılan gibi kıvrımlı olmazdı. Yılan süslemesini genellikle bir kayıştan yaparlardı. Athena heykellerini süsleyen giyimlerin Libya'dan alınma olduğunu biliyoruz.

Yunanlar dillerindeki Aigis terimini Libya dilindeki keçi derisi sözcüklerinden yürütmüşlerdir. Ayrıca dinsel törenlerde bağrışmayı yine Libya kadınlarından öğrenmişlerdir. Bu sesler, günümüzdeki zılgıtın hemen aynıydı.

Lubiyat Kumpanyası

Osmanlı İmparatorluğu'nda, İstanbul'da son dönemlere kadar varlıklarını sürdüren hokkabaz, cambaz, ateşbaz, şişebaz, hayvan oynatıcısı, orta oyuncu ve benzeri gruplardan oluşan topluluklara Lubiyat Kumpanyası denirdi. Safiye Ayla'nın getirildiği büyük göçte gelenlerin çoğu bu kumpanyalarda görev almıştır.

Lubiyat, eğlenceler, oyunlar anlamında bir sözcüktür. Bu kumpanyalar donanma şenliklerinde, padişah ve vezirlerin düzenledikleri düğünlerde gösteri yaparlardı. Bu tür eğlenceler kumpanyanın sahibinin adıyla anılırdı. Ahmet kolu, Samurkaş kolu gibi adlar da taşırlardı. Bu tür yaşayışlarına dikkat edilince rahatlıkla Libya gelenekleri görülürdü.

Mesir Macunu

Pontus Kralı "Mithridates VI. Eupator" -büyük- zehirlenmelere karşı panzehir olarak özel bir macun hazırlattı. Macuna kralın adı kısaltılarak Mithir adı verildi.

Eski Grekler Th'yi s biçiminde telaffuz ettiklerinden sözcük Misir'e dönüştü. Türkler ise macunun adını Mesir şeklinde söylediler. Günümüzde Manisa'da her yıl özellikle gece ve gündüzün eşit olduğu zaman dağıtılan Mesir Macunu'nun adı, işte bu "Mithir-Misir" macunundan gelir.

MÖ Pontus ülkesinde trajik bir olay cereyan etti. Kral Büyük Mithridates'in oğlu babasına karşı ayaklandı. Savaşı kaybeden Mithridates en güçlü zehiri içerek intihara teşebbüs etti. Ancak devamlı Mithir macunu kullandığından zehirlere karşı bağışıklık kazanmıştı. Bu nedenle ölmedi. Sonunda kendini muhafızlarına öldürterek hayatına son verdi.

Meslekleri

Tarihte bir çok peygamber ve din büyüğünün hayatlarını idame ettirmek için meslekleri olmuştur. Tüm Müslümanların bildiği gibi Hz. Muhammed, ticaret ile uğraşmıştır.

Öteki kimi peygamber ve dört halifenin meslekleri ise şöyledir:

* Hz. Adem: Tarım, çiftçilik.

* Hz. Nuh: Dülger.

* Hz. İbrahim: Dokumacı.

* Hz. Davut: Zırh yapımcısı.

* Hz. Süleyman: Sepetçi.

* Hz. Zekeriya: Dülger.

* Hz. Ebubekir: Din adamı.

* Hz. Ömer: Saraç

* Hz. Osman: Nakliyatçı.

* Hz. Ali: Asker

...

GÜNÜN SÖZÜ

Hata, daima aceleciliktedir. Thomas Fuller

  • Yorumlar 6
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları