Savaşın naklen yayını

A+A-
Burhan AYERİ

Televizyon tarihindeki ilk naklen yayın Körfez Savaşı'nda olmuştu. Biraz da şaşkınlıkla "teknolojinin bu gelişimini sevmiştik."

Resulayn'daki YPG/PYD mevzilerinde meydana gelen patlamaları tebessümle karşıladık. Kısa süre sonra harekatın başladığı bizzat Erdoğan tarafından doğrulandı; "Türk Silahlı Kuvvetleri, Suriye Millî Ordusu ile birlikte terör örgütlerine karşı harekata başlamıştır." Daha sonra da oluşturulmaya çalışılan terör koridoru yok edilene kadar harekat devam edecektir denildi.

Görünen o ki, ABD'nin devam eden tehditleri bizi yıldıramayacak.

F-16'lar devrede

Harekatın en etken unsuru uçaklarımız da devrede. "Hava sahasını Türklere kapattık" diyen ABD'nin balonu da böylece patlamış oldu. PKK unsurlarına atılan ilk roketler onlar tarafından bırakıldı.

Allah askerlerimizin yar ve yardımcısı olsun. Bizler de onları ekranlar aracılığıyla ve gururla izlemeye devam edeceğiz.

***

Mesajlar

Yukarıdaki yazıyı gazetenin dağıtım imkanları için kısa kestim. Şimdi ise sizlerden gelen bazı mesajlara yer vereceğim.

Kahvenin hatırlattıkları:

* "Sayın Ayeri, geçen gün kahve ile ilgili yazdıklarınız bana çok şey öğrettiği gibi aşağı yukarı 40 yıl öncesini de hatırlatmış oldu. 70'lerin ikinci yarısı İstanbul'da öğrenciyiz. Mekanımız Fatih'teki Aydın Öğrenci Yurdu. Sıcak bir aile ve arkadaşlık ortamı vardı. Bir masada kimse tek başına çay içmez, arkadaşlarına da ısmarlardı. Bizler 20'li yaşların başında olmakla birlikte. Ş. Ceviz adında 30'unu devirmiş bir ağabeyimiz vardı. Her sorduğumuzda "Bir orta rica edeyim" der ve piposunu yakardı.

Biraz da saygıdan, onu yerinden kaldırmaz kahvesini kantinden biz taşırdık. Kahve fiyatı öğrenci maliyesini sallamaya başlamıştı. Ceviz ağabeyle aynı masaya düşmemeye çalışmaya başladık. Kantinde çay ve kahve fiyatları birden beşe çıkmıştı. Derken bir gün nasıl olduysa ayakta yakalandı "Gençler bu defa ben ısmarlıyorum" dedi. Sonra kantinciyle tartışması kulaklarımıza kadar geldi "Ulan kahve içmeyi mi bırakalım, fincanı 5 lira olmuş." Arkadaşlarla ise "Kahvenin fiyatını iyi ki öğrendik. Galiba kurtulduk" dercesine bakışmaya başladık.

Yine aynı yıllar, piyasada kahve de yok. Ürettiğimiz meşhur esprilerden biri; "Kız istemeye gideceğiz" idi. Kahveyi en hesaplı içmenin yolu nasip bekleyen bir kızı ailesinden istemeye gitmekti."

Kızgınlar:

Bu arada Galatasaray taraftarı TFF'ye müthiş kırgın. Cim-Bom için verilen cezalar bunda etken. Yollanan mesajlar yağmur gibi. bunlardan İsa Yıldırım'ın gönderdiğini sözcü seçtim:

"Galatasaray'ın PSG maçı için -a Spor'un puan yok alkış var- ifadesine mükemmel demişsiniz. Çok haklısınız. Bana göre bir başka mükemmel daha var. O da sizin "Şampiyonlar Ligi Grubu'nda ikinci olursa TFF de tebrik etmeli" şeklindeki ifadeniz. TFF bunu kesinlikle hak ediyor. Var güçleriyle Galatasaray'ı aşağıya çekmeye uğraşıyorlar. Bütün argümanları devreye sokuyorlar. Yaptıkları ayıptır, yazıktır.

Doğrusu bizde:

Bülent Özdemir benim yazımdan öğrendiğini tekrar doğrulama peşinde. "Son günlerde Nagehan Alçı ile ilgili sosyal medyada epey eleştiri var. Malum 'katil devlet' tanımlaması yapmış idi.

Geçmişte bir yazınızda yanlış hatırlamıyorsam, özel yaşantısıyla ilgili anekdotlarınızdan birinde Rasim Ozan Kütahyalı ile evliliğinden önce bir başka evlilik yaptığından söz etmiştiniz. Merak bu, Google'da yaşam öyküsüne baktım. Bundan hiç bahsetmiyorlar. Ne ilk evliliği ne ABD macerası. Birileri sanırım koruyup kolluyor."

BENİM NOTUM. Bundan önceki evliliği bir muz ithalatçısı ile idi. Kendisini tanımıştım. Anlayacağınız bizde yanlış yok.

Teksas lobisi

Hüseyin Movit'in Pandispanya gazetesinden bir alıntı yapacağım. Barış Terkoğlu'nun kaleme aldıkları ilginç. Herkes okumalı:

"Artık açıkça sormalıyız; Kimileri, türbanı gözümüzü örtmek için mi kullanıyor? Ne yazık, Merve Kavakçı meselesinde örtüyü tartışmaktan altındakini göremiyoruz. Kendisi Malezya'ya Büyükelçi oldu. İki kızı Marian ve Fatma Gülhan'ın Cumhurbaşkanı Danışmanı olduğunu yakın zamanda öğrendik. Kardeşi Ravza Kavakçı'nın AKP'de milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı olduğunu biliyoruz. Onun kızı Erva Kan'ın da Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi'nde Proje Direktörü yapıldığından henüz haberdar olduk. Yetmemiş Ravza Kavakçı'nın eşi Osman Kan geçen aylarda Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne atanmıştı. Saymakla bitmiyor. Halen Dallas'ta yaşayan diğer kardeşi Elif Kavakçı da Hanımefendinin moda danışmanlığını yapmakta."

GÜNÜN SÖZÜ

Sırrını başka birine açan kendini onun kölesi yapar. Baltasar Gracian

 

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları