Somali'ye evet Libya'ya hayır

A+A-
Burhan AYERİ

Son gelişmeler beni tereddütte bıraktı. Aklıma Callud dönemi Libya'sı geldi. Bilmeyenler fazladır, bu yüzden hatırlatma yapacağım. Abdüsselam Callud bizim Kara Harp Okulu mezunu. Bu yüzden çok iyi Türkçe konuşurdu.

Kaddafi'ye gelince, dengesiz biriydi. Kıbrıs Barış Harekatı sonrası Türkiye'ye uygulanan ambargoyu delmemizde büyük katkılarda bulundu. Türk müteahhitlerine önemli ihaleler verdi. Müslüman dünyasının lideri gibi davranmaya başlayınca, hele de politikacılarımızı aşağılayınca ipleri gerdi. Bedevi çadırında merhum Necmettin Erbakan'a hakaretlerini unutamayız.

Aslında bunları Libya uzmanı Kenan Akın arkadaşımıza yazdırmalıyız. Foto muhabiri arkadaşımız Tancan Baltalı'yla birlikte gerçekleştirdikleri röportajların üstüne başkasını tanımam.

En büyük hatası

Pan American Hava Yolları'nın iflasına yol açan ve İskoçya semalarında uçağı havaya uçurulan bu kuruluşun sonunu getiren eylemi oldu. Libya gizli servis elemanları bu uçağa bir büyük müzik seti yerleştirdiler. Bunun içi ise tamamen C-4 patlayıcı doldurulmuştu.

ABD yönetimi zaman içinde bunun intikamını aldı. Hepinizin bildiği gibi ortada ne Kaddafi, ne ekibi kaldı. Yani Yeşil Kitap devrimi falan bırakılmadı.

Bugüne gelince

Şimdilerde DEAŞ unsurlarıyla benzeşen unsurlara destek verilmekte. Libya'nın bir kaç kanton dışında iki parçaya ayrılışına tanık oluyoruz. Muhatap kabul ettiğimiz ve anlaşmalar yaptığımız mevcut yönetim Birleşmiş Milletler'den onaylı. İşte bu noktada insanın aklına bir soru gelmiyor değil.

Düşürüldü mü?

Burada cevap bekleyen sorular var. Çekinerek soruyorum; "Yakın zamanda Libya'da uçağımız düşürüldü mü?"

Aslında verilecek cevap tek kelime; "Evet" veya "Hayır".

İktidar yanlıları basit şekilde halledebilirler. Onların yaptıkları ise; "Alçaklar, vatan hainleri..." oluyor.

Korkum, Libya macerasının bataklık olma ihtimali.

***

Somalililer

Bazı gerçekleri yurt dışındayken öğreniriz. Washington DC Akademisi'nde çok önemli bir gerçeği yakaladım. Bu eğitim kuruluşunun yarısı yabancıydı. Suudi Arabistan polis müdürlerinin tamamı buradaydı. Yeteneksizlikleri bir yana, bazı İslamiyet dışı davranışlarına tanık olup şaşırdım. Ellerinde içki ve uyuşturucu gırla gidiyordu. Bir defa aralarına katıldım ve erkenden bu ortamı terkettim.

Esas dostlar

Birgün yanıma üç Somalili geldi. Aralarında Havva adlı  bir kız da vardı. Önce onlar konuştu. Tarihlerinde düşman ülke olarak İtalya'yı tanıdıklarını söylediler. Onlara karşı tek yardım gönderenin Türkler olduğunu ifade ettiler. Bu arada 2. Abdülhamit'in ağzına kadar silah ve mühimmat dolu iki savaş gemisi yolladığını da belirttiler. Somali'nin geçmişi bu kadar. Tuhafıma giden Somali'nin geçmişinin bu kadar olması.

Daha sonraki senelerde ne zaman bir Somaliliyle muhabbetin olsa yüzlerinden yansıyan sevgi ışıklarını her zaman farkederim; "Ağabey Türkiye..."

Bir örnek

Emine Erdoğan'ın, Baykal'ın eşi Olcay Hanım'a sorusunu hatırladım; "Bu hükümetin hiç mi iyi bir icraatı yok?"

Aradığı cevaplardan birini ben vereyim: Somali politikamız...

Bu yoksul insanlara ne yapabilirsek helaldir. Libya için de endişelerim artarak devam ediyor.

Risk mi? Fırsat mı?

Endişe deyince aklıma Kanal İstanbul geldi. Konuyu güllük gülistanlık gösterme çabalarını kimlerin sürdürdüğü meydanda. En başta CNNTURK var. Konu hakkında  bilgisiz Başak Şengül'ün muhalifleri susturma çabalarına üzülüyorum.

Program ayrıca tuhaf bir hal aldı. Programda "Tarafsız Bölge" yazıyor, ekranda "Akıl Çemberi" yayınlanıyor.

Saymaz unsuru

Bu ekranın çaycılara, kahvecilere imkan tanıması da bir başka alem. Prof. Dr. Önay Alpago'ya bile tahammülleri yok. O zaman niye çağırıyorsunuz? Uzun didişmelerden sonra kanalın risk mi, fırsat mı olduğuna bir türlü karar veremediler. Trajikomik olan, iki karşıt görüştekilerin Boğaz'dan geçen gemiler ve köprüden geçen araçlar için verdikleri çelişik rakamlardı. Her ikisi de kaynaklarının ilgili Bakanlık olduğunu söylediler. Bu tartışmada da yukarıdan dikte ettirilen konular arasında Şehir Üniversitesi'ndeki dolandırıcılık iddiası bulunuyordu.

GÜNÜN SÖZÜ

İnsanoğlunun konuşmayı öğrenmesi için 2 yıl, dilini tutmayı öğrenmesi için 60 yıl gereklidir. Resul Hamzatov

 

  • Yorumlar 10
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58