Sözcü kararı siyasi

A+A-
Burhan AYERİ

Anadolu'dan çıkma güzel sözler vardır. Bunlardan biri; sündürme... Sözcü Gazetesi Davası'na bakınca ilk aklıma gelen bu oldu. Bildiğiniz gibi doğru dürüst iddianamesi ve ortada delili olmayan bir yargılama oldu bittiye getirildi. Ötekileri yeterince tanımıyorum ama beraber çalıştığım Metin Yılmaz ve Necati Doğru için asla FETÖ'cü olamaz derim.

Kınayan kınayana

Düşünebiliyor musunuz, "bağlantıları olmadan" suç işliyorlar. Davada delil olarak sunulanlar sadece haber ve yazılar. Bir sürü iç ve dıştan isimler bu kararı ağır şekilde kınadılar. Meral Akşener'in sözleri tarihe geçen bir kayıttır: "Bu karar iktidarın yakasına yapışan bir lekedir."

Bir an önce

Aklınıza gelen tüm ünlü medya organları mahkumiyetleri  en ağır şekilde kınadı. Bence en dolu demeçlerden biri Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri'nden geldi. Sibel Güneş'in sözleri aynen şöyle: "Yargı, gazeteciliği cezalandırmaya devam ediyor. Meslekdaşlarımız 2,5 yıldır sadece gazetecilik yaptığı için suçlandılar. Halkın gerçekleri öğrenme haklarını savunduklarından dolayı gazetecileri  dava ve cezaevi baskısıyla sıkıştırdıkları meydanda. Uygulamanın demokrasiye hiç bir faydası olmaz. Şimdilerde sözü edilen yargı reformlarının bir an önce mevcut davalara yansıtılmasını beklemekteyiz."

Şehir eşkıyaları

Adliye böyle de asayiş mükemmel mi? Eli beyzbol sopalı sokak kabadayıları da ayrı sorun. Bunların eylemleri çoktan bardağı taşırdı. Yavuz Selim Demirağ, Ahmet Takan'dan sonra arkadaşımız Murat İde'ye de saldırdılar. Bereket, İde'nin bu günleri tahmin ederek taşıdığı "ruhsatlı silahı" vardı. nitekim havaya ateş açarak kurtuldu.

Artık yeter

Şayet varsa devlete sormak istiyorum; bunlara niçin müdahale edilmiyor? Aynı tipler tarafından gerçekleştirilen bunca saldırı için ne yapıldı? Sözcü'ye olmayan delillerle mahkumiyet kararı veren muhterem zatlar şimdi ne yapacaklar? Başta Adalet ve İçişleri Bakanları olmak üzere bir kez daha göreve davet ediyorum.

Gayrımilli

Sizi bilmem ama yerli ve milli olduğu iddia edilen otomobili dikkatle izledim, araştırdım da. Kasasının İtalyan olduğunu öğrendim. Pek çok aksamınında da gayrımillilik tespit ettim. Batarya sisteminden elektronik aksamına kadar aynı şekilde. Sanki karşımda Hyundai'nin jeeplerinden birinin olduğunu görür gibiyim. İlk teslimat 2022'de yapılacak ifadesi doğru çıksın bari. Merak ettiğim bir başka konu ise Erdoğan'ın yatırdığı pey, yani avans. Dilerim bu miktar sade vatandaş için baz alınır.

Sizden gelenler

Mesajarın çoğuna yer verememek canımı sıkıyor. Arkadaşlarımız da uzattıkça uzatıyor. Aralarından kısaları gördükçe mutlu oluyorum. Kimilerini de kısaltmaya çabalıyorum. Bazılarına da yer vermem mümkün değil. Kimi politikacılara ağır hakaretlerde bulunuyorlar.

Önemli sorular

A. İhsan uzun aradan sonra yeni mesaj yolladı. Bunu paylaşayım:

"Kıymetli büyüğüm; Allah sağlık ve saadetlerinizi daim eylesin. Size başlıklar halinde mümkün olduğu kadar kısa yazmak istedim:

* Gündem o kadar hızlı değişiyor veya değiştiriliyor ki bugün olanı yarın unutuyor veya unutturuluyoruz. Son ABD yolculuğu öncesi Suriyeli sığınmacıların ülkelerine gönderileceği en yetkili ağızdan ifade edildi. Ancak ABD dönüşü tam tersi oldu. Bu defa vatandaşlık verileceği söylendi. Bunun medyaya yansıyan rakamı 110 bin. Kesinlikle karşıyız. ABD'de neler oldu da U dönüşü yapıldı?

*Kanal İstanbul projesi de insanın aklını garip şeyler düşürüyor. Gündeme gelen; tarihi yarımadanın bağımsız olmasını isteyenlerin projesi olabilir mi? Trakya'dan kopuk, bağımsız bir ada?

***

Mesut Ertekin; "Sırp yazar İvo Andriç hakkındaki makalenizi bir solukta okudum. Bilgilendirmenizden dolayı teşekkür ederim. Orhan Pamuk'a da Türkler 1 milyon Ermeni ve Kürdü katletti dediği için Nobel vermediler mi?"

***

Mehmet Yolcu; Üstadım, Ekran Polisi bizim okunmazsa olmazlarımızdan. Çoğu bilgileri de kesip saklarım. Tirit çok da tatsız tuzsuz değil tabi..."

***

Vahap Koculu, pek çok okurum gibi Kanal İstanbul için görüş bildirenlerden; "Kimi bilim adamı Kanal İstanbul'un zararlarını biliyor. Buna rağmen bir takım hesaplar peşindeler, yani doğruları söylemiyorlar" diyor.

***

Türkiye Curling Federasyonu Başkanı Kenan Şebin'e teşekkürler. Bunu kendisi ve arkadaşları fazlasıyla haketmekte.

GÜNÜN SÖZÜ

Kılıçla oynayanın ölümü kılıçla olur. Joseph Conrad

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58