Trabzon'un dününe bir tarih yolculuğu

Trabzon'un dününe bir tarih yolculuğu
Trabzon; farklı uluslara, farklı halklara ev sahipliği yapmış, kuzeyden güneye, doğudan batıya göç almış ve göç vermiş, farklı uygarlıklara, farklı dinlere ev sahipliği yapmış bir kent.

tr1-005.jpg

 

Karadeniz yerel basınının önde gelen isimlerinden usta gazeteci Hasan Kurt, Trabzon'un 1900'lü yıllarından sonraki tarihini "Bir Zamanlar Trabzon / Kadim Kentin Görkemli Geçmişi" adıyla kitaplaştırdı. İki cilt olarak planlanan kitabın 1. cildi okurla buluştu. 40 yılı aşan meslek hayatı boyunca yazdığı binlerce yazı arasında Trabzon tarihine yönelik yazılarının kendisi için ayrı bir önem taşıdığını belirten Hasan Kurt bunların gazete köşelerinde kalmasına gönlü razı olmadığı için kitaplaştırma yolunu seçtiğini belirterek çalışmasıhakkında şu bilgiyi veriyor:

Bu kentin kapsamlı olarak yazılmayan tarihi ne yazık ki, 1461-1900'lü yıllar arası... Yani Osmanlı dönemi. 1461 öncesini bir araya getiren ve yazan ise Rus tarihçi Sergey Pavloviç Karpov. Bir Zamanlar Trabzon (1-2) adlı eserlerimizde ağırlıklı olarak 1900'den sonraki anılar ve yazılarım var.

Trabzon'la ilgili bunca yazı yazarken onlarca kitaba göz gezdirdim, okudum. Birbirinden güzel binlerce yazı arasından çok azından alıntı yaptım. Diğer yandan sözlü tarih diye adlandırılan ve kentin geçmişini yaşayan veya babalarından, dedelerinden dinleyenlerle konuştum. Alıntı yaptığım yazıları, yazanlarla da geçmişte sohbetim olmuştu. Mahmut Goloğlu, Mustafa Kemal Sayıl, Toker Dereli, Hüseyin Albayrak, Şevket Çulha, Kudret Emiroğlu, Veysel Usta gibi yaşayanlarla da konuştum.

İki kitap halinde yayınlanacak, "Bir Zamanlar Trabzon" adlı eserde nokta atışı yapmayı hedefledim. Okuru teferruata boğmadan bazı tarihi mekanları ve kentte iz bırakan kişileri, farklı bir anlatımla kaynak göstererek yansıttım. "Bir Zamanlar Trabzon" adlı eser, iki kitap olacak. Eserin 1. ve 2.'sini eline alan, göz gezdiren herkesin Trabzon'un dünü hakkında az-çok bilgi sahibi olmasını amaçladım.

Gazetecilik yaşamımda her daim açık ve net olmayı prensip edindim. Daha önce "Trabzonspor"u Yönetenler' adlı bir eser yayınlamıştık. Bu eserin tüm gelirini gazete için kullandım. Bir Zamanlar Trabzon' adlı eserin gelirini de eğitim alanında değerlendireceğim.

Kitaptaki konu başlıklarından bazıları şöyle:

*Tarihini bilmeyen nesil *Biraz tarih, biraz nosütalji, biraz da nasihat *Kimler geldi, kimler geçti *Hatunlar şehri! *Verde İtalya ve Yeşilyurt Otel *Karpov'dan Trabzon'un fethi *Çömlekçi'de papazın evinin altındaki dehliz *Kral sarayı ahır olmuş! *Kahya Yahya'nın kırmızı otomobili *Ali Şükrü Bey'e anıt mezar *Kayıkçıların İttihatçı  kahyası *Muhacirlikte Trabzon ve Trabzon hükümeti *Şarap Romalılardan, rakı Osmanlı'dan *Trabzon Muhafaza-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti *Ahiret parkı, Zağnos-Zanus-Zinos! *80 yıl önceki banka soygunu *Valinin türbesi neden yıkıldı *Yorgo Andreadis'in mektubu üzerine *Erzurum Kongresi ve Trabzon *Trabzon'un kara kutuları; Terzi Neriman ve Terzi Abbas!

Kuzey Ekspres Yayınları Tel:(0532) 275 45 28

***

Müslümanlar İslâm'ı dondurdular!

Fransız filozof Roger Garaudy'nin, "21. Yüzyılda İslâm'ın Dirilişi" adlı eseri Cemal Aydın tarafından Türkçe'ye kazandırıldı. Kitabında, "İslâm bütün dünyada niçin şahlanış içinde değil?" diye soran Garaudy İslâm'ın parıltısını sönükleştirenlerin bizzat Müslümanların kendisi olduğunu söyleyerek şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Bir zamanlar, gece kelebeklerinin ışığa üşüşmesi gibi İslâm'a ve İslâm'ın adaletine koşan insanlar vardı. Asırlar var ki artık öyle insanlar yok. Peki, niye yok? Çünkü bizler İslâm'ı dondurduk! Yeni çağların, yeni toplumların yeni sorularına ve yeni sorunlarına geçmişteki büyük âlim ve hukukçuların yeni dönemlerde artık hiç de derde deva olmayan cevaplarını verme hatasını yaptık ve hâlâ da yapmaya devam ediyoruz. Kur'ân'da "Allah her an bir işte, bir yaratıştadır" (Rahmân, 55/29) denirken, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olan bizler, eski fetvaları başımıza yastık yapıp yattık, uyuduk! Kur'ân'ı da, hadisleri de ölülerin gözleriyle, ölüp gitmiş âlimlerin gözleriyle okumaya devam ettik! Müslümanlar olarak derhal harekete geçmek ve İslâm'ı yeniden ışıldatmak zorundayız! Batı kapitalist dünyasının mahvettiği insanlığı İslâm'ın nuruyla aydınlatıp ölümden, daha doğrusu intihardan kurtarmalıyız!"

Roger Garaudy'nin Müslüman olduktan sonra bazı İslâm âlimleriyle İspanya'nın Sevilla'da yaptığı üç günlük toplantının ardından yayımladığı Sevilla Bildirisi'ni kapsayan "21. Yüzyılda İslâm'ın Dirilişi" adlı eserinde okuruna şöyle sesleniyor:

Sosyalizmin iflas ettiği, kapitalizmin de çöktüğü bu yüzyılımızda, insanlığı uçuruma yuvarlanmaktan kurtaracak tek çare, ilk insandan günümüze kadar gelen tek ve yegâne temel ilâhî din olan İslâm'ı yeniden şahlandırmaktır.

İslâm, doğuşunun hemen ardından, bir yüzyıl içinde Pirenelerden Himalayalara kadar şimşek hızıyla yayıldı. Çünkü o ilk dönemde İslâm, karşılaştığı bütün halklara kucak açmış, bütün kültürleri bağrına basmış ve insanlar arasında adaleti tam anlamıyla sağlamıştı. O dönemin insanlığını bağnazlıklar, despotluklar ve zulümlerden kurtarmıştı.

Günümüzde de İslâm, tüm dünya halklarını aynı hedefe kilitlenmiş olarak yayılma, kucaklama ve kurtarma gücüne sahiptir. Çünkü İslâm, yeryüzünde huzur, refah ve saadeti gerçekleştirebilecek yegâne ilâhî ve ebedî mesajdır.

Yeter ki İslâm, o ilk yüzyıldaki ruhuna ve canlılığına tekrar kavuşturulsun!

Yeter ki Müslümanlar, can çekişmekte olan Batı'yı taklit etmekten vazgeçsinler!

Yeter ki günümüz Müslümanları, bundan bin sene öncesinin dâhî âlimlerinin kendi dönemleriyle ilgili çözümlerini değil de, onların her çağa cevap verebilecek yöntemlerini, metotlarını, usullerini benimsesinler!

Yeter ki Kur'ân ve hadisler, ölülerin gözleriyle değil de, dirilerin gözleriyle okunabilsin!

İşte o zaman, bu ilk ve son ilâhî mesaj, insanları tekrar sahte mutluluklardan gerçek mutluluğa ve huzura kavuşturacaktır.

Timaş Yayınları Tel:(0212) 511 24 24

 

HAFTANIN KİTABI

Mutlu, başarılı bir ömür için...

Henüz 23 yaşında bir üniversite öğrencisiyken yazdığı "Dijital Hukuk" kitabıyla dikkatleri üzerine çeken Ahmet Yavuz Uşaklıoğlu bu kez de kişilel gelişim alanında çarpıcı bir çalışmaya imza attı. İşte Uşaklıoğlu'nun "Güneşini Uyandır" adlı kitabından bazı mesajları:

*Yolda ilerlerken mutlu olmayanlar, varılan yolun sonunda istedikleri mutluluğu bulamaz *Bazen dertler, bizleri mutsuz eder. Ancak hakikatte, derdin dert ettiğin kadar *Marifet; dışarıyı gören gözlerin, içeriyi görmesini sağlamak *Mutlu ve başarılı bir ömür "kendini anlamak" hakikatiyle çevrili *Hakikatin, başarının ve mutluluğun gizlendiği detayı fark edemeyenler, detaylarda kaybolur. Ancak bulanlar ve kazananlar her daim fark edebilenlerdir. Çünkü insanı zaman değil, fark etmek olgunlaştırır. Olgunlaşan ise detaylarda gizleneni fark edebilenlerdir *Heyecansız kalan, güneşsiz kalmıştır *Ne bir ışık bulur yol gösteren ne de bir sıcaklık bulur yüreğini ısıtan… İşte bu yüzden, heyecanımızı diriltmek için, güneşimizi uyandıralım!

Yakamoz Yayınları Tel:(0212) 222 72 25

 

Karabağ yollarında

Osman Gazi Kandemir, yeni romanı "Karanfil" ile okurlarını Karabağ'a götürüyor:

Bir yüzbaşı, Azerbaycan-Ermenistan savaşında Halk Cephesine ve bağımsızlığına yeni kavuşmuş Azerbaycan ordusuna danışmanlık yapmak üzere Nahcivan yollarında.Tıpkı 1918 yılında Bakü'ye yardıma giden Kafkas İslam Ordusu'nun Komutanı Nuri Paşa gibi. Ama onun gibi subayları ve birlikleriyle değil, yalnız başına. Savaşın karanlık yüzü.Ve o savaşta alevlenen bir aşk.

 

 

Post Kitap Tel:(0212) 512 70 20

 

KÜTÜPHANEMDEN

İktidar-muhalefet çekişmelerinin ibretlik örnekleri

Yakın tarihimizle ilgili kitaplar her zaman için tarih meraklılarının ilgisini çekmiştir. Bu yoğun merak sebebiyledir ki, yakın tarihin üzerindeki sis perdesini yahut örtüsünü kaldırmak iddiasıyla pek çok kitap yayınlanmıştır. Bu tür kitapların büyük bölümü de 'resmi tarih' diye küçümsedikleri veya inkar ettikleri bilinen tarih dışında 'gerçek' ve 'gayriresmi tarih' diye takdim edilir. Şüphesiz bu tür kitaplarda 'bilinmeyen' değilse de 'çok duyulmamış' bazı tarihi hakikatleri bulmak mümkündür. Bunların dışında kalanlar ise tamamen yazanın yorumuna dayanan, çoğu zaman da objektif olmaktan uzak bilgilerdir. Sağlıklı bir tarih bilincinin oluşabilmesi için hem belge nitelikli, hem de taraflı da olsalar bu tür kitapların okunmasında fayda vardır. Konuya hakim olduktan sonra o meseleyle veya olayla ilgili farklı yorumlar okuyucu için çok güzel mukayese ve muhakeme yapma imkanı sağlar. Bugün sözkonusu edeceğim kitap da yakın tarihimizle ilgili. Sadi Borak tarafından kaleme alınmış olan "İktidar Koltuğundan İdam Sehpasına"nın 1962'de İstanbul Kitabevi'nden çıkmış olan ilk baskısı. İkinci Meşrutiyet'i başlangıç olarak alan kitap, 1908'den Cumhuriyet'in ilk dönemlerine kadar geçen bir dönemdeki siyasi cinayetler ve idamları konu ediyor (Yakup Cemil, Nusret Bey, Ahmet Samim, Abdülkadir Bey, Kara Kemal, Ali Kemal, Ali Şükrü, Kasap Osman...). Sadi Borak, yazdığı bu dönemle ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Yarım yüzyıllık tarihimiz iktidar-muhalefet mücadelesinin pek ibretli örnekleriyle doludur. İktidar nimetlerinin içinde ve dışında olanlar arasında geçen bu kanlı boğuşmaların zararını sadece, ihtiraslarını hayatlarıyla ödeyenler değil, topyekün millet de çekti. Bütün bunlar demokrasiye geçişimizi köstekleyip geciktirmiştir"

(Ahmet Yabuloğlu)

 

Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58