6 Aralık 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Mehmet FARAÇ
Mehmet FARAÇ

Uzak durun Atatürk'ten!..

[email protected]
+
Aa
-
4 Eylül 2021 Cumartesi

Bir rövanşın kuşatma dönemi ve bir karanlık ihanettir ki; Atatürk'e sarılma konusunda bile yalnız bırakıldı toplum...

Dört bir yandan iğrenç bir saldırı Gazi'nin sadece kurduğu cumhuriyete, onun sosyo-ekonomik ve siyasi mirasına değil, bizzat kendisine de yapıldı ki; ağızlarından salyalar saçan bir güruh, tıpkı Kurtuluş Savaşı'ndaki işgalci paçavralarıyla yapıldığı gibi iş birlikçiliğin zincirinden kopmuşçasına saldırdılar Atatürk'e...

Her şeyine saldırdılar; babasına saldırdılar, annesine, evlatlıklarına saldırdılar ve bunu paçavra gazetelerinde, aynı isimli "kanal"izasyonlarında, medrese köşelerinde, tarikat-cemaat yurtlarında, hatta miting alanlarında, zincirleme biçimde yapmaktan kaçınmadılar...

Gazi'nin adını sildiler caddelerden, sokaklardan, parklardan ve onlarca stadyumdan...

Kurtuluş Savaşı'nı, canı pahasına, ömrünü tüketerek kazanan bir askeri ve siyasi dehayı toplumun gözünden düşürmek için alçakça ve haince saldırdılar Atatürk'e...

Kitaplardan sildiler Atatürk'ü, eğitim müfredatından yok ettiler, din ve devlet işlerini ayırmak için, cumhuriyetin yakasına iliştirdiği laiklik gibi yaşamsal bir değeri yıpratmak için de her yolu denediler...

Bölücüler saldırdı Atatürk'e, gericiler saldırdı, teröristler saldırdı, rantiye saldırdı, dinciler saldırdı, cemaatçisi-tarikatçısı, tarihçi kılığındaki ruh hastaları saldırdı, medresecisi, Nurcusu, Nakşisi, FETÖ'cüsü, Süleymancısı, bağnazı, ayrılıkçısı-bölücüsü, velhasıl zıvanadan çıkmış ne kadar karanlık ve kışkırtıcı varsa, 1938'den sonra hep Atatürk'e saldırdılar...

Tarihin tüm siyasi sayfalarında laiklik, cumhuriyet ve Atatürk'le uğraşan güruh hep yenildi ama, onlar en çok da AKP döneminde durmadılar, saldırılarını zirveye çıkardılar ve partizanıyla, bürokratıyla, gazetecisi ile palazlandılar, pervasızlaştılar...

Ne var ki; kendilerini solcu, aydın, demokrat sananlar, bu saldırılar karşısında susmaktan, hatta saldırganları desteklemekten başka bir şey yapmadılar!!!

 

Cumhuriyetin kalesinde iş birlikçilik!..

 

Atatürk'e saldıranlar öyle zıvanadan çıktı ki; kimileri bunu adeta meslek edinirken, yazdıkları paçavra gazeteler, uyduruk kitaplar, salyalarını saçtıkları "kanal"izasyonlar ve konferanslar üzerinden zengin oldular ve bir yandan da kendilerini muhafazakar demokrat gibi saçma sapan bir tanımlama ile toplum önünde adam diye de pazarladılar...

Oysa siyaset-rant ve koltuk-makam ikilemlerinde Atatürk'e saldırarak çırpınanlar; karaktersizlik ve kimliksizliğin cenderesinde kullanılırken, onları öne süren karanlık ve kirli strateji de bir zavallılıktan öteye gidemedi...

İşte bu strateji uygulanırken o kadar çok zavallı AKP'nin estirdiği rüzgarın hayalperest akıntısına kapıldı ki, toplumun karşısına çok şaşırtıcı figürler de çıkmış oldu....

Fethullah Gülen'in internette dolaşan fotoğraflarına baktığınızda, dizinin dibinde oturanların çoğunu tanıyor toplum;

AKP'lisinden CHP'lisine, dincisinden solcusuna kadar, her partiden milletvekilleri, Atatürkçü geçinen profesörler, gazeteciler, şarkıcılar-türkücüler ve son yıllarda sözde muhalefet kanallarında, adete Atatürkçülük ticareti yaparak gezen (!) şöhreti tükenmiş komedyenler ve liboşlar...

Peki; FETÖ'nün Abant toplantılarına katılanlara ne demeli?..

İçlerinden bazıları CHP'de şu an üst düzey makamlarda...

En büyük bölümü de AKP içerisinde halen siyaset yapıyor...

Peki; AKP ile kol kola yürüyen Fethullahçıların siyaseti, medyayı, ekonomiyi, eğitimi ve kamunun bütün teşkilatlarını, hatta orduyu ele geçirdiği dönemde güç zehirlemesinin ucuz esrarına kapılarak onlar için kalem oynatan, onların toplantılarında zırvalayan ve kendilerini demokrat-solcu diye pazarlayanların, mürit-militanlığın ekmeğine yağ sürdüğü furyaya ne demeli?..

Altan kardeşleri, Cengiz Çandar'ı bir tarafa bırakın...

Konu sadece cemaat bataklığına bulaşan ve buna tepki gösterenlere iftiralar atan Cumhuriyet gazetesinin eski yöneticileri değil...

Bir dönem Fethullahçılarla uğraşırken, cemaatin zirvede olmasının rüzgârına kapılarak, "Gülen hareketi terör örgütü değil" diyen Hikmet Çetinkaya'nın ve Zaman gazetesi ile aynı manşetleri atan dönemin işbirlikçi-liboş Cumhuriyet yöneticilerinin tarihin kırıntıları arasında yok olup gitmesi çoklarına ders olmadı mı?..

 

Liboşların son takiyesi!..

 

Peki; Taraf Gazetesi başta olmak üzere, Türk basınının önemli koltuklarını işgal edenlerin cemaate yönelik saldırılara siper olmasını kim unutabilir ki?..

İşte; 17/25 Aralık rezaletinin deşifre olması sırasında da cemaatten taraf olan tayfanın, Fethullahçıların darbe yapmasından sonra, sinerek bir köşeye çekilmeleri yetmezmiş gibi, AKP'yi de pohpohladıklarını unutmuşcasına, son günlerde kendilerine yeni mevzi ararken, ne tuhaf ki hep sırtlarını döndükleri ve saldırdıkları Atatürk'ten taraf olmaya çalışmaları yeni bir döneklik akımı olarak mide bulandırmıyor mu?..

Baksanıza; Çözüm sürecinde Akil İnsanlar Heyeti'nde yer alarak AKP'yi destekleyen, Abant toplantılarına katılıp FETÖ'nün yanında yer alanlar, cemaatin bertaraf edilmesi ve AKP'nin tökezlemeye başlaması üzerine Atatürkçülük takiyesine başvurdular ki, vah!..

İşte eski Taraf gazetesi yazarı Murat Belge, "Atatürkçü dediğimiz kesime daha yakınım" deyince Hasan Cemal de ona destek verdi...

Ancak, "Erdoğan'ın 2023'te Atatürk'ten, Cumhuriyet'ten intikam almasına izin vermeyeceğiz" diye yazması da, sosyal medyada Hasan Cemal'e karşı infiale yol açtı...

Geçtiğimiz yıllarda Cumhuriyet gazetesindeki yazısında 30 Ağustos Zafer Bayramı'na değinirken, "Cumhuriyetçi azınlık mezardan ıslık çalarak geçti" diyerek Atatürkçüleri hedef alan Nuray Mert'in önceki gün bir televizyon programında,

"Atatürkçülük, Türkiye'nin en başarılı sivil toplum hareketi oldu" diyerek takiye korosuna katılması ise pes dedirtti...

Sözün özü şudur; yazının başından itibaren sıralanan Atatürk'e yönelik saldırılara yıllarca sessiz kaldıkları yetmezmiş gibi, fırsat buldukça Gazi'nin mücadelesini hedef alanların, cemaat yıkılmışken ve AKP erimeye başlamışken Atatürkçülüğe göz kırpması sinsi bir takiye ve ikiyüzlülükten başka bir şey değil...

O halde söylenecek söz bellidir: Uzak durun Atatürk'ten!..

 

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
AB'den Çin kapısına Türkiye
AB'den Çin kapısına Türkiye
Ahmet GÜRSOY
AB'den Çin kapısına Türkiye
Bir kadın gazeteci, Fauci'yi perişan etti!
Bir kadın gazeteci, Fauci'yi perişan etti!
Arslan BULUT
Bir kadın gazeteci, Fauci'yi perişan etti!
Erdoğan neden bu kadar öfkeli?
Erdoğan neden bu kadar öfkeli?
Arslan TEKİN
Erdoğan neden bu kadar öfkeli?
İhanetin en büyüğü sahnede!!!
İhanetin en büyüğü sahnede!!!
Mehmet FARAÇ
İhanetin en büyüğü sahnede!!!
Etimesgut Belediyesi'nde ''hak ediş'' oyunları
Etimesgut Belediyesi'nde ''hak ediş'' oyunları
Murat AĞIREL
Etimesgut Belediyesi'nde ''hak ediş'' oyunları
Tek Adam rejimi;  Utanç duvarıdır
Tek Adam rejimi;  Utanç duvarıdır
Orhan UĞUROĞLU
Tek Adam rejimi;  Utanç duvarıdır
Türk bankacılığı ne zaman bu hale geldi?
Türk bankacılığı ne zaman bu hale geldi?
Remzi ÖZDEMİR
Türk bankacılığı ne zaman bu hale geldi?
TÜİK rakamlarının örtemeyeceği gerçekler
TÜİK rakamlarının örtemeyeceği gerçekler
Servet AVCI
TÜİK rakamlarının örtemeyeceği gerçekler
Erdoğan'ın çıkış stratejisi
Erdoğan'ın çıkış stratejisi
Evren Devrim ZELYUT
Erdoğan'ın çıkış stratejisi