‘Yasa çıksa da uygulamayacağız’ Veteriner hekimlerden flaş sokak hayvanları kararı

‘Yasa çıksa da uygulamayacağız’ Veteriner hekimlerden flaş sokak hayvanları kararı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği, sokak köpeklerinin “uyutulmasını” da içeren yasa teklifinin kabul edilmesi halinde bu yasayı uygulamayacaklarını açıkladı.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), sokak hayvanlarının enjeksiyon yapılarak öldürülmesini de içinde barındıran yasa teklifine ilişkin bir açıklama gerçekleştirdi. Sokak hayvanların nüfuslarındaki artışın, yerel yönetimlerin Hayvanları Koruma Kanunu'nun gerekliliklerini yerine getirmemesi olduğunun altını çizen veteriner hekimler, sokak hayvanlarının enjeksiyonla öldürülmesini de içeren yasa teklifi kabul edilirse bunu uygulamayacaklarını duyurdu.

whatsapp-image-2023-08-21-at-12-33-03.jpegHayvanları Koruma Kanunu ile ilgili fikirlerinin alınmadığını belirten hekimler, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın iş birliğinde Hayvanları Koruma Kanunu’na ilişkin yasa değişiklik tasarısı hazırlandığını, teklifin önümüzdeki haftalarda TBMM’ye geleceğini basından öğrenmiş bulunuyoruz" ifadelerini kaydetti.

Veteriner hekimler, sağlıklı hayvanların ötenazi yapılarak öldürülmesinin hekimler açısından da etik, insani ve vicdani olmadığını ifade etti ve evrensel hekimlik değerlerini hatırlatarak, "Veteriner hekimler olarak bizler bu yasa çıksa da ötanazi yapmayacağız. Önerilen bu yöntem sanıldığının aksine maliyet açısından da avantajlı değildir. Basındaki haberlerden edindiğimiz bilgilere göre bu taslakla getirilenlerin daha önceki değişiklikler gibi sahadan ve bilimsellikten uzak, uygulanması mümkün olmayan, toplum vicdanını rahatsız eden değişiklikleri içerdiği ve ülkemize bu alanda bir 20 yıl daha kaybettireceği kaygısı taşımaktayız.” ifadelerini kullandı.

40vthn8ceifltwzp9pgdq.webp

2004 yılında çıkan 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu’ndan önce sahipsiz hayvanların insani olmayan yöntemler kullanılarak yok edildiğini ileten hekimler, “Ancak gelişen toplumsal bilinç ve itirazlar sonrası 5199 sayılı kanun çıkarılmış ve her türlü itlaf yasaklanmıştı." söyleminde bulundu.

" HAYVANLARI KORUMA KANUNU UYGULANMADI''

Yerel yönetimlerin birkaçının dışında diğer belediyelerin Hayvanları Koruma Kanunu'na uygun olarak hareket etmemesi nedeniyle, sokak hayvanları popülasyonunun bir sorun oluşturduğunu vurgulayan hekimler, "5199’a göre yerel yönetimler geçici bakımevi kuracak, sahipsiz hayvanların tedavisi ve rehabilitasyonunu gerçekleştirerek, kısırlaştırıp, aşılayarak yaşadığı bölgeye geri bırakacaktı" ifadesini kullandı.

Ayrıca hayvan haklarının yalnızca seçimden seçime hatırlandığını ifade ederek siyasileri eleştiren veteriner hekimler, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'na rağmen denetim yapılmadığını, bütçe ayrılmadığını, kanunun gereğini yapmayanlara ise yaptırım uygulanmadığını aktardı.

25159.jpg

Türk Veteriner Hekimleri Birliği, sokak hayvanlarının uygun olmayan barınak koşullarında toplatıldığını belirtti ve "Tasarıda olduğu söylenen ötanazi işlemi, hayvanların tıbbi yöntemler yoluyla, hızlı, ağrısız ve acısız bir şekilde yaşamının sonlandırılması anlamına gelmektedir. Ötanazi, ölümle karşı karşıya kalınması halinde, acının ve ağrının kalıcı olduğu veya hafifletilemediği durumlarda tıbbi gerekçeler ile uygulanan bir yöntemdir.” açıklamasında bulundu.

"SAĞLIKLI HAYVANLARA ÖTENAZİ UYGULAMAK KATLİAMDIR''

“Ötenazi sadece veteriner hekimler tarafından uygulanabilir ve sağlıklı bir hayvana uygulandığında katliamdan başka bir anlam taşımaz.” ifadesini kaydeden hekimler, sağlıklı hayvanlara ötenazi işleminin uygulanmasının etik ve insani olmadığına dikkat çekti ve tasarının yasalaşması halinde ötenazi yapmayacaklarını vurguladı.

1467204.jpg"KISIRLAŞTIRMA İŞLEMİNDEN DAHA MALİYETLİ"

Hekimler, “Hayvana ötanazi yapılmadan önce uygulanacak prosedürler ile birlikte kısırlaştırmadan daha maliyetli ve zorludur, sahipsiz hayvan popülasyonun kontrolüne yönelik aktif bir yöntem olarak da değerlendirilemez. Ayrıca iletişim çağında Türkiye Yüzyılında ülkemizin uluslararası kamuoyunda algısını olumsuz olarak etkileyecektir." açıklamasını yaptı.

"TERKEDİLEN HAYVANLARIN SAHİPLERİNE YAPTIRIM UYGULANMALI''

Türk Veteriner Hekimleri Birliği, sorun hakkındaki çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:

"Büyükşehir Belediyelerinde Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı ve diğer belediyelerde Veteriner İşleri Müdürlüğü kurulmalıdır.

Veteriner Halk Sağlığı Daire Başkanlığı ve Veteriner İşleri Müdürlükleri'nde nitelikli ve yeterli sayıda personel istihdamı sağlanmalıdır.

6578183e86b24728dc5dfd8f.webpGeçici bakımevi kapasitesini karşılar sayıda veteriner hekim, hayvan sağlığı yardımcı personeli ve işçi personel bulunmalıdır.

Bu konuda standartlar oluşturulmalıdır. Geçici hayvan bakımevinde çalışan yardımcı personeller hijyen, hayvan davranışları, hayvan refahı ve bakımı, hayvanların tutulması ve yakalanması konusunda eğitim almalıdır.

İhtiyaç duyulan bölgelerde veteriner fakülteleri ve serbest veteriner hekimlerden kısırlaştırma çalışmalarında destek alınmalıdır.

Sahipli hayvanlar da dahil olmak üzere kontrolsüz üreme ve denetimsiz ticari satışların önüne geçilmeli, üretim yapılacaksa ilgili bakanlığın denetimi ve mutlaka veteriner hekimlerin denetimi ve onayıyla yapılmalıdır.

Sahipsiz kedi ve köpeklerin sokaktan sahiplenilmesi özendirilmeli, sahiplenilmesi halinde kimliklendirilmesi ile ilgili zorluklar ortadan kaldırılmalı, her yaştaki hayvan kimliklendirilebilmelidir.

127366.jpgÇevreye uyum gösteremeyen, yaşlı, zayıf, engelli vb. köpekler ve kediler sahiplendirilinceye kadar veya hayatları boyunca bakımevlerinde kalmalıdır.

Hayvan sahiplenme şartları yeniden düzenlenmelidir.

Sokağa terkedilen hayvanlara ilişkin hayvan sahiplerine ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır.

Önemli bir sokak hayvanı kaynağı olan kırsal yerleşim alanları ile tarım işletmelerindeki hayvanlar denetim altına alınmalıdır.

Sahiplendirmenin özendirilmesi, devletin bu konuda destek vermesi, bireysel sahiplenmenin yanı sıra, ülkemizde bulunan çok sayıda şirketin ve kamu kurumlarının hayvanları sahiplenmesi sağlanmalıdır.

Çözüm için başta meslek örgütleri olmak üzere sivil toplum örgütleri ve diğer gönüllülerden yardım alınmalı, destekleri istismar eden kişi ve kurumlar denetlenmelidir."

qqbsbzfu0k2f0qhkavwhpa.webp

İlgili Haberler