​​​​​​​Zor yılların kurbanı hazin bir aşk

​​​​​​​Zor yılların kurbanı hazin bir aşk

Birinci Dünya Savaşı'nın ülkeyi kasıp kavurduğu, ülkenin işgal edildiği günler… Kadınların hem eğitim hem de üretim alanında var olmaya çalıştığı, üstelik işgalcilere karşı erkeklerle omuz omuza mücadeleye girdiği yıllar… Bir aşk üçgenindeki çıkmazı görüp kendini feda eden Osman Fahri'nin şiirlerinden damıtılıp Şükûfe Nihal'in gönlüne sunulmuş mektuplar…

Bir Osmanlı subayı olan babasının isteğine boyun eğerek erken yaşta evlenen Şükûfe Nihal, kocasından ayrıldıktan sonra Darülfünun'da öğrenim gören ilk kadın öğrencilerden biri olmuş, Millî Mücadele'yi desteklemiş, şiirler yazmıştır. Şükûfe Nihal'e ilk görüşte âşık olan Osman Fahri, ömrünce aşkının peşinde pervane olmuş, her şiirini, her bir mektubunu onu düşünerek ona yazmıştır.

Hayri Öztürk'ün kaleme aldığı, "Hiç Aklıma Gelmezdi Ayrılık", zor coğrafyanın en sıkıntılı yıllarında heba olan bir aşkın, iki şairin, Osman Fahri ile Şükûfe Nihal'in öyküsü.

İki şairin hazin aşkının odağa alındığı "Hiç Aklıma Gelmezdi Ayrılık", Birinci Dünya Savaşı ve işgal dönemi Türkiye'sinin siyasal, toplumsal ve edebî hayatına ışık tutuyor. Bu ışığın aydınlattığı alanda neler yok ki: Devrin kahramanları ve bigâneleri… Osmanlı'nın son döneminde yaşanan zorluklar, çaresizlikler... Yangın, kıtlık, işgal, yok sayılma ve yeniden canlanma…

Yokluk içinde modern bir hayat kurma çabası, kadınların okula ve hayata katılması… Ve aşk; sımsıcak, hazin, umutsuz bir aşk…

Çolpan Kitap Tel:(0312) 418 45 12

***

Bu vatanı karşılıksız sevdiler

Milletin üzerinde yarattığı travması hala tartışılan 12 Eylül müdahalesiyle ilgili bugüne kadar çeşitli romanlar yazıldı. Ancak Misli Baydoğan'ın kaleme aldığı, "Hatırla Beni" bir kadın yazar tarafından, kadın diliyle yazılmış, alanında bir ilk roman… 12 Eylül'e uzanan yılların Ankara'sında sertleşen sosyal atmosferin, kavganın, şiddetin, kutuplaşmanın, haksızlıkların göbeğinde, umudunu son âna kadar kaybetmeyen, yüreğinde taptaze ve kökü çok derinlere inecek bir sevda yeşerten bir genç kızın, Gülden'in iç burkan hikâyesi… "Hatırla Beni" aynı zamanda ülkenin ve genç ömürlerin bel kemiğine âdeta bir kılıç darbesi gibi inen ihtilâl ile telafisi zor, ağır yaralar alan ülkücülerin romanı… Olayların kontrolden çıkışıyla birlikte büyük kayıplar yaşayan ve firarî durumda yıllarca Orta Anadolu'da küçük bir çocuk ve ona tamamen yabancı bir adamla birlikte oradan oraya savrulan Gülden, girdiği ağır depresyondan çıkabilecek ve sevdiğine, Murat'ına kavuşabilecek midir? Hayatlarına kast edilen, hapsedilen, işkence gören ve devlet için mücadele ederken devlet eliyle mahkûm edilen, sesini yükseltmeyi onur meselesi sayıp köşesine çekilen ülkücüler psikolojik bunalımdan nasıl sıyrılacaklardır? Yıkıntıların arasında henüz can vermemiş boynu bükük bir filiz gibi direnen sevdalarına sahip çıkabilecekler midir? İlk yayımlandığında okurun yoğun duygusal tepkisiyle karşılaşan ve yazarının ilk romanı olma özelliği taşıyan "Hatırla Beni", eskimeyecek bir roman olarak raflarda yer alacak. Çünkü ruhen ve bedenen yaralanan o ülkücüler hafızalarda hep taze kalacak.

Ötüken Neşriyat Tel:(0212) 251 03 50

***

HAFTANIN KİTABI

40 yıl sonra yeni baştan

Yapı Kredi Yayınları 2015 yılından beri Haldun Taner külliyatına yeni kitaplar eklemeyi sürdürüyor. Yazarın daha önce 1979 yılında yayımlanmış ve yıllardır okurundan uzak kalmış gezi kitabı Düşsem Yollara Yollara 40 yıl aradan sonra genişletilmiş baskısıyla okurlarına ulaştı. Haldun Taner 1956-1979 yılları arasında Yunanistan, İtalya, Belçika, İngiltere, İran, Fransa, Macaristan, Avusturya, Almanya, Sovyet Rusya, Hindistan, Polonya, Hollanda, Romanya, Çekoslovakya, İsveç gezilerini içeren yazılarını önce gazetelerde yayımlamış, sonra "Düşsem Yollara Yollara" adıyla kitaplaştırmıştı. İlk baskıdan 40 yıl sonra kitaba Yugoslavya, İsrail, Mısır bölümleri eklendi ve İran bölümü yarı yarıya genişletildi:

"Yoldan gelen çok konuşur, derler. Bundan doğal ne olur. Zaten çevre de insanı kışkırtır, 'Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat' der. Dış gezilerden dönüşümde başlıca borcumun gördüğümü okurlarıma anlatmak, izlenimlerimi onlarla paylaşmak olduğunu hiç unutmadım. Düşsem Yollara Yollara'daki notlar işte bu duyguyla yazıldı. İçtenlikle, dostlukla. İçten bir dostluğun iletişim itisiyle. Sizi yararlı bir yoldan oyalayabilirse, sevinirim."

Yapı Kredi Yayınları Tel:(0212) 252 47 00

***

Okurken gezmek...

Serhan Asker, neredeyse tamamını dolaştığı dünyayı anlatırken yetenekleriyle, duruşlarıyla tüm dünyanın gözbebeği olmuş efsane sporculardan ve siyasetten ekonomiye birçok alandaki dünya kahramanının başarı öyküsünden söz ediyor.

"Efsane Değil İnsanım" kitabıyla; spordan edebiyata, felsefeden tarihe ve daha birçok alana uzanan bir yolculuğun kapılarını okuyucuya aralıyor.

Kitap, bir futbol kitabı olmanın çok ötesinde, sizi dünyanın birçok ülkesinde gezdirecek, o ülkelerin tarihini, kültürünü, sporcularını, bilim insanlarını, sanatçılarını ve edebiyatçılarını yanı başınızda hissetmenizi sağlayacak bir hazine niteliğinde.

 

 

 

Bilgi Yayınevi Tel:(0312) 434 49 98

***

KÜTÜPHANEMDEN

Şehir efsanelerini tarihe gömen kitap

Özellikle Batı dünyasında kamuoyu tarafından yaygın şekilde bilinen ama zamanla efsane haline gelmiş pek çok kişi ve olay vardır. Bu kişi ve olaylarla ilgili yaygın efsaneler zamanla gerçeklerin önüne geçince ortaya çıkan sapmadan rahatsız olan iki radyocu yaptıkları programlarla ilginç gerçeklere ışık tutmak istemiş. Neler yok ki bu olaylar arasında...

Sicilya ve Mafya'nın Doğuşu, Rosenbergler Davası, İngiliz Casusu 'Arap' Lawrence, Rasputin, Mao'nun Uzun yürüyüşü, Hiroşima, Adolf Eichmann'ın Yakalanışı, Karın Deşen jack, Kennedy'nin Öldürülmesi, Eva Braun ve Hitler, Potemkin Zırhlısı, Titanic Faciası, Ku Klux Klan, Uzun Bıçaklar Gecesi, En Büyük Demiryolu Kazası, Kanlı Kontes, Şehit Köy, Bounty İsyancıları, Sacco ile Vanzetti, Odessa  Şebekesi, Büyük Baskın...

Tarihi ilgi çekici kişileri, ilgi çekici olayları... "Gerçeğin Arkası" bu kişileri , bu olayları anlatıyor... Ama bir tarih kitabı gibi değil... Monte Carlo Radyosu'nun en beğenilen programlarından birini, "Toute la Verite"yi hazırlayan Pilhes - Imbrohoris ikilisi, mikrofonda anlattıklarını yazıya döktüler ve bu ilginç kitabı ortaya çıkardılar... Bu sayfalarda, bugüne kadar size verilen bilgileri değil, "Gerçeğin Arkası"nı bulacaksınız.

Vivet Kanetti tarafından Türkçe'ye çevrilmiş olan kitabın ilk baskısı 1978 yılında Milliyet Yayınları'ndan çıkmış. İlginizi çektiyse sahaf veya eski kitap satan dükkanlarda biraz araştırma yaparak bulabileceğinizi düşünüyorum.

                                                                                                                                            (Ahmet Yabuloğlu)

 

VİTRİNDEKİLER

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş