Yenilmez sanılan yenildi, geçilir sanılan geçilemedi!

A+A-
Fatma ÇELİK

Ne yazık ki tarihini bilmeyen bir toplumuz. Okumuyoruz. Geçmişimizde neler yaşandı, bu millet bu günlere nasıl geldi öğrenmek için çabalamıyoruz. Dünya savaşları, anlaşmalar, kurtuluş mücadelemiz… Hepsi hakkında bildiklerimiz, kulaktan dolma bilgilerden ibaret.

Oysa tarih bilmek, temelini sağlam tutarak geleceği kurmayı sağlar. Tarihten kopuk olmak, oradan oraya savrulmak demektir.

Bunları bugün neden mi yazıyorum?

Çünkü bugün, tarihin seyrini değiştiren savaşlardan birinin yaşlandığı gün...

Bugün, 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi'nin 103'üncü yıldönümü…

Çanakkale, tarihimizde olağanüstü bir kahramanlık örneği ile Türkün vatan sevgisini dosta düşmana gösteren önemli bir zaferdir.

Bu zafer sayesinde düşman donanmalarının İstanbul'a girmeleri önlenerek, 1. Balkan Savaşı'nın rövanşı alınmış ve o savaş sonucu filizlenen milliyetçilik bilinci güç kazanmıştır.

"Yenilmez armada" olarak bilinen İngiliz ve Fransız ortak donanması püskürtülmüş ve armadanın Kurmay Başkanı Amiral Keyes, 18 Mart günü hatıra defterine şu cümleleri yazmıştır: "Yenilmiş bir düşman karşısında olduğumuza kesin inancım vardı. Öğleden sonra saat 14:00' te yenildiğimi sanıyordum; saat 16:00'da ise yenildiğimi biliyordum."

Bu zafer Türk'ü kolay lokma sananlara en güzel cevabın verilerek; onlara, "Çanakkale geçilmez" dedirtilen zaferdir.

Bu zafer, yokluklara ve imkânsızlıklara rağmen elde edilmiş bir kahramanlık örneğidir.

Türk askeri, insanlığını, sırtında taşıdığı yaralı düşman askerini düşman siperine cesaretle taşırken dosta düşmana göstermiş, yüz binlercesi bu zafer uğruna şehit olmuştur.

O yüzden hepimiz, Çanakkale Zaferi'ni ve bu zaferi takip eden süreçte yaşanan kurtuluş mücadelesini bilmek zorundayız.

Balkanlardaki mağlubiyetten sonra Türk askerinin, İtilaf donanmasının heybetinden korkup kaçacağını ve kısa sürede başarı sağlayacağını düşünen İtilaf Devletleri'nin planlarını, Balkan yenilgisini hafızalardan silmek isteyen Türk askerinin cesareti ve Mustafa Kemal'in askeri dehasının bozduğunu bilmek zorundayız.

Askeri bir deha: Mustafa Kemal!

'Çanakkale Zaferi' deyince, Mustafa Kemal'in adını zikretmeden olmaz! Olamaz!

Bugün Mustafa Kemal'in Çanakkale Zaferi'nde oynadığı rolü küçümsemek isteyen, onun savaş stratejisi ve komutanlık başarısını dile getirmeden bugünü anmaya kalkışanlar var.

Bu ya tarih bilinci eksikliği ya da Atatürk adını tarihten silme çabasıdır.

Çünkü tarih bilen herkes bilir ki, bu zafer, 1. Dünya Savaşı'nda kaybeden tarafta olmamıza rağmen Yarbay Mustafa Kemal'in dünya tarihinde sivrilmesini sebep olmuştur.

Öyle ki, Hindistan Bağımsızlık Savaşı'nın Lideri Mahatma Gandhi, İngilizlerin bu yenilgiyle kaybettiği prestiji ve Mustafa Kemal'in başarısını şu sözlerle ortaya koyar: "Mustafa Kemal, İngilizleri yenene kadar, Tanrıyı İngiliz zannediyordum."

Mustafa Kemal askeri dehasıyla daha ne gibi kahramanlıklara imza atacağının sinyalini 18 Mart 1915'te vermiş, düşmanın gözünü korkutmayı başarmış, bugün adını anmayanlara inat Türk ve dünya tarihine adını silinmemek üzere mıh gibi kazımıştır.

Nitekim bu zaferin devamında Mustafa Kemal, başarısını Kurtuluş savaşına da taşımış, Türk milletinin gönlüne yerleşmiştir.

Her anı kahramanlık ve insanlık örneği olan Çanakkale Zaferi'nin mazisi iyice öğrenilmeli, anlamı iyice kavranmalı, gençlere ve özellikle de bu tarihi zaferden bihaber olanlara iyice anlatılmalıdır. 

Bugün vesilesiyle, Mustafa Kemal ATATÜRK ve kahraman Türk askerlerini minnet, saygı ve rahmetle anıyorum.

***

Günün Sözü:

"Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur."

M. Kemal Atatürk

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları