22 Eylül 2021 Çarşamba
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Altemur KILIÇ
Altemur KILIÇ

Oktay Ekşi'nin açmazı

[email protected]
+
Aa
-
25 Eylül 2007 Salı

Hürriyet Gazetesi Başyazarı ve Basın Konseyi Başkanı Sayın Oktay Ekşi; “Anayasa lafı açılınca hepimiz pek çok şeyi konuştuk ama sadece biz gazetecilerle değil, tüm bireylerle ilgili bir temel özgürlüğü yani” iletişim özgürlüğünü “hiç ele almadık” demiş ve eklemiş: “Aslında Bilim Kurulu’nun hazırladığı Anayasa Taslağı’na bakarsanız, onların da” iletişim özgürlüğü “gibi bir kavramdan söz etmediklerini görürsünüz.”

Konsey Başkanı benim medya hakkında önceki yazımda ifade etmeye çalıştığım hususu çok güzel özetlemiş: “İddia ediyoruz ki, o özgürlüklerin tamamını içeren kavram iletişim özgürlüğüdür” ... Bunu, daha da, açıyor: “sadece yukarıdakileri değil, örneğin ’haberleşme’ yahut ’bilgi edinme hak ve özgürlüğünü’de içerir!” diyor.

Bu konuda, “ezberi bozmak”, yani beylik sözleri bırakıp, “iletişim özgürlüğüne” odaklanmak ve Yeni Anayasada bunu, kısıtlanmadan sağlayacak hükümler bulundurmak şarttır!
Şimdi soruyorum Sayın Başkana: Bugünkü koşullarda “iletişim özgürlüğü”, tam anlamıyla, var mıdır? Bunu engelleyen devlet midir, yoksa iletişim araçlarının, hatta dağıtımının ve reklâmların hemen hepsini  “tekelinde”  tutan holdingler midir?

Yani Sayın Ekşi’nin söyledikleri “akademik”  ve  “teorik” olarak doğrudur da fiiliyatta bu “tekel” düzeni devam ettikçe, bütün içerikleriyle, gerçek bir “iletişim özgürlüğü” nden söz edilebilir mi? 
Geçen yazımda dediğim gibi, aslında bugünkü şartlarda, “Medya iletişim araçları holdinglerin müsaadeleri dairesinde özgürdür.”

Sayın Ekşi, Basın Konseyi Başkanı sıfatıyla,  “Türklüğün aşağılanmasını” serbest bırakmak için TCK’nın 301. maddesinin kaldırılmasına çalışırken, acaba bütün o doğru sözlerini düşünce ve ifade özgürlüğünün temeli olan “iletişim özgürlüğünün” sağlanması için, bir madde yazılması için neden mücadele vermiyor?

Ben geçen yazımda şöyle bir madde önermiştim: “Medya özgürdür. Bu özgürlük, asla kısıtlanamaz. Bunun gereklerini, Devlet yapar. Medyanın ve tüm araçlarının, gazetelerin dergilerin, TV kanallarının” tekellerde “olmasını, basınla TV kanallarının, aynı ellerde toplanmasını ve holdinglere bağımlı, olmalarını engellemek için gereken yasal tedbirleri alır...” Bildiğim kadarıyla hukuk mezunu olan Sayın Ekşi, iletişim ve medya özgürlüğü konusundaki doğru sözlerini, bu enamıyla, çok daha iyi “formüle” eder. Tabii, “zemini, konumu” müsaade ederse! Sayın Ekşi, Sayın Başkan, daha önce bu konuda naçizane yazdıklarıma, Basın Konseyi kurucularından olduğum halde, cevap vermek lutfünde bulunmadı. Evet, Sayın Ekşi bu konuda “ezberi bozmak”  lazım da, pekalâ siz ne yaptınız. Sayın Ekşi, Sayın Başkan neden  “ezberinizi”  bozmazsınız?

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Algı yönetimine karşı paradigma değişikliği!
Algı yönetimine karşı paradigma değişikliği!
Arslan BULUT
Algı yönetimine karşı paradigma değişikliği!
Etnik tuzakçılara karşı birlik
Etnik tuzakçılara karşı birlik
Arslan TEKİN
Etnik tuzakçılara karşı birlik
Sefalet eken öfke biçer!..
Sefalet eken öfke biçer!..
Esfender KORKMAZ
Sefalet eken öfke biçer!..
Siyaset rafa siyasi vefa
Siyaset rafa siyasi vefa
Orhan UĞUROĞLU
Siyaset rafa siyasi vefa
Kod adı İmralı
Kod adı İmralı
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Kod adı İmralı
Âşıkların dilinde ve telinde gönül kavramı -1-
Âşıkların dilinde ve telinde gönül kavramı -1-
Mehmet YARDIMCI
Âşıkların dilinde ve telinde gönül kavramı -1-
Yerli ve milli mi?
Yerli ve milli mi?
Vedat BAYRAM
Yerli ve milli mi?
En sert kışa hazır mısınız?
En sert kışa hazır mısınız?
Evren Devrim ZELYUT
En sert kışa hazır mısınız?