26 Eylül 2021 Pazar
İstanbul Hava durumu İstanbul 27°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Savaş SÜZAL
Savaş SÜZAL

PKK'ya af şahane, türban bahane

[email protected]
+
Aa
-
19 Şubat 2008 Salı

Türkiye’de bir türban karambolü yaşanırken, her zaman olduğu gibi önemli noktalar önceden irdelenmeden, üzerinden üstünkörü geçip olayın önemi kaybettiriliyor. Benim, irdelemek istediğim, son günlerde başkent Ankara’yı ziyaret eden ve edecek Amerikalı yetkililerin yaptıkları garip açıklama ve temaslar. Yani gerçek gündem. 
Geçtiğimiz günlerde Ankara’ya ABD Adalet Bakanı Michael Mukasey geldi ve PKK konusunu görüşeceklerini, görüştüklerini söyledi gitti. Dikkatinizi çekerim; gelen, CIA ve FBI gibi güvenlik kurumlarının bağlı olduğu Amerikan İç Güvenlik Bakanı değil. Gelen ve PKK konusunu görüşeceğini açıklayan ABD Savunma Bakanı Gates de değil. Peki, kim? Pasaport ve kimlik sahtekârlığı yaptığı mahkemece kesinleşmiş olan PKK’lı Kani Gulam’ı sınır dışı edemeyen veya etmeyen bir kurumun başındaki bakan. Başka, Gulam’a tüm bu gelişmelere rağmen siyasi sığınma hakkı vermeyi düşünen ABD Adalet Bakanlığı, şu ana kadar Türkiye’nin iadesini istediği ancak iade yerine hakkında özel bir yasa ile Amerikan vatandaşı yapılma çalışmalarına girilen PKK’lı İbrahim Parlak’ı bile paketleyemeyen bir bakanlık, ABD Adalet Bakanlığı.
ABD Adalet Bakanının Amerika’daki görev ve yetkileri ile bağlı olduğu kurumlar bizimkilerden çok farklı. Bakanlık bünyesinde terörizm bir irtibat bürosu kapasitesinde geçiyor. Bunun dışında ABD Adalet Bakanlığı, insan kaçakçılığı veya yolsuzluklarla mücadele ile rüşvet irtikâp gibi konularla mücadele ediyor ve Federal Hükümetin savcısı rolünü oynuyor. Düşünün, ABD’nin elindeki teröristleri bile sivil mahkemeler değil, askeri mahkemeler yargılıyor. Peki, öyleyse bu bakan PKK terörü konusunda Ankara’da neyi konuşabilir onu düşünelim.
Bence bu bakanlık aynı zamanda ABD’ye bağlı bazı federal sistemlerin de oluşmasında, hani Amerikan toprakları sayılan ama vatandaşları vatandaş sayılmayan bazı adaların yönetimi konusunda bazı düzenlemeler yapıyor. İkincisi INS diye bilinen Amerikan Muhaceret Dairesi, yani yabancılarla uğraşan kurum da bu bakanlığa bağlı. Yani kim vatandaş olacak kim olmayacak bu konuda uzman.
Gelelim ikinci konuğa. ABD Başkan yardımcısı Cheney’ye. Bu adam, Bush yönetiminin asıl ve perde arkasındaki gerçek gücü. Bush ise perde önündeki aktör bence. Cheney’nin bir başka özelliğini de size hatırlatayım; Başbakan Erdoğan 5 Kasım 2007 tarihinde Beyaz Saray’da görüşmeden önce yani 4 Kasım akşamı, heyetten bazı yetkililer, Cheney’nin evinde basından gizlenen bir yemek yiyip toplantıya katıldılar. Aslında bu toplantı ertesi gün Bush ile Erdoğan arasındaki zabıtları tutulmayan ve tercüman yerine de Dışişleri Bakanı Babacan’ın katıldığı bir saatlik gizli görüşmenin de temeliydi.
Hatırlarsanız bu toplantılar sırasında ve arkasından, AKP’li yetkililer, Amerikalılarla istihbarat alış verişi yaptık, PKK’ya af konusunu ele almadık derken, Beyaz Saray hem Erdoğan hem de Ocak ayında Abdullah Gül ziyaretleri sırasında PKK ile siyasi diyalog ve çözüm konularının ele alındığını açıklamışlardı.
Şimdi isterseniz bu eteğimizdeki tüm taşları dökelim;
* PKK’ya ABD’nin açık kapalı yardım ettiğini duymadık mı? Duyduk.

*
Diyarbakır ve Kürt yetkililerle tüm Amerikalı ve AB’li diplomatlar, Diyarbakır’a yıllardır gidip görüşmedi mi? Görüştü.

* Kürt sorunu ABD ve AB ülkeleri tarafından sürekli kaşınmadı mı? Kaşındı.

* Türkiye’ye Birleşmiş Milletler de dâhil, Iraklı Kürtler ve Bağdat hükümeti temsilcilerinin de yer alacağı beşli af komisyonu diyelim ABD’den başkası mıydı? Hayır değil, bizzat kendisiydi.

Siz PKK’lıların ve onun yan kuruluşlarının ABD’ye atıp tutmasına bakmayın. Şimdilerde Kosova benzeri bir çözümün temel adımları atılırsa da hiç şaşırmayın. Demek ki Türkiye’nin sorunu türban falan değil, PKK’ya af. Başbakan türban konusunu da ağzından İspanya’da PKK’ya siyasi af çıkaracağız lafını kaçırdıktan sonra ortaya atıp ortalığı karıştırmadı mı? Tam tamına böyle oldu.
Ve siz şimdi hâlâ Türkiye’nin sorunu türban deyip çıkabiliyorsanız, size ne diyebilirim ki?

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Muhatap
Muhatap
Ahmet B. ERCİLASUN
Muhatap
TBMM, bu sorunu nasıl çözer? 
TBMM, bu sorunu nasıl çözer? 
Arslan BULUT
TBMM, bu sorunu nasıl çözer? 
'İmralı'yla Ne'ye Gittim?'
'İmralı'yla Ne'ye Gittim?'
Arslan TEKİN
'İmralı'yla Ne'ye Gittim?'
28 Şubat'a içeriden bakış
28 Şubat'a içeriden bakış
Arslan TEKİN
28 Şubat'a içeriden bakış
Bilinçli kur tuzağı mı?
Bilinçli kur tuzağı mı?
Esfender KORKMAZ
Bilinçli kur tuzağı mı?
Gençleri sokakta bırakan plansızlık
Gençleri sokakta bırakan plansızlık
Fatma ÇELİK
Gençleri sokakta bırakan plansızlık
Aşıda kafalar karışık!
Aşıda kafalar karışık!
Gülay TUNÇEL
Aşıda kafalar karışık!
Terörün arkası, Erdoğan'ın resti!..
Terörün arkası, Erdoğan'ın resti!..
Mehmet FARAÇ
Terörün arkası, Erdoğan'ın resti!..
AKP-HDP ittifakı yakın...
AKP-HDP ittifakı yakın...
Mehmet FARAÇ
AKP-HDP ittifakı yakın...
Devletten beslenen dinci vakıf yurtları kamulaştırılsın!
Devletten beslenen dinci vakıf yurtları kamulaştırılsın!
Murat AĞIREL
Devletten beslenen dinci vakıf yurtları kamulaştırılsın!
''Bay Kemal!'' diye bağırıp suçlamak kolay ama...
''Bay Kemal!'' diye bağırıp suçlamak kolay ama...
Orhan UĞUROĞLU
''Bay Kemal!'' diye bağırıp suçlamak kolay ama...
MHP de AKP ile birlikte çöküyor
MHP de AKP ile birlikte çöküyor
Orhan UĞUROĞLU
MHP de AKP ile birlikte çöküyor
Cumhurbaşkanı haklı çıkacak!
Cumhurbaşkanı haklı çıkacak!
Remzi ÖZDEMİR
Cumhurbaşkanı haklı çıkacak!
Liyakat de hafıza gibi bir şey zahir…
Liyakat de hafıza gibi bir şey zahir…
Selcan T. HAMŞİOĞLU
Liyakat de hafıza gibi bir şey zahir…
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş
Mehmet YARDIMCI
Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş
MHP misyonunu yitirmiştir...
MHP misyonunu yitirmiştir...
Yavuz Selim DEMİRAĞ
MHP misyonunu yitirmiştir...
Hugo'yu Uğurcan kurtardı…
Hugo'yu Uğurcan kurtardı…
Murat TAŞKIN
Hugo'yu Uğurcan kurtardı…