Anayasa Mahkemesi ve Özgürlükçü Siyaset

A+A-
Ahmet GÜRSOY

Türk milliyetçiliği (Türkçülük), tam anlamıyla otoriter padişahlık rejiminin yıllar süren uygulamalarına bir itiraz olarak doğdu. Bir başka ifade ile tek adam rejiminin yol açtığı yılların izlerini silmek ve kurucu toplumun kendi varlık bilincini açığa vurmak için ortaya çıktı.

Dolayısı ile Türk milliyetçiliği özgürlükçüdür.

Kültürel kimlik arayışının peşindedir.

Yıllar süren yabancılaşmaya açık bir itirazdır.

Halkçıdır.

Toplumcudur.

Sosyal dayanışmacı ve bütünleşmecidir.

Esas olan milletin iradesi ve milletin çıkarlarıdır. İşbaşındaki iktidarların değil.

Şimdi tutturmuş birileri Anayasa Mahkemesini tek adam rejimiyle uyumlu yapmaktan söz ediyor.

Rejimle uyumlu mahkeme ne demek?

Bu mahkeme nasıl bir mahkemedir?

Rejimi yönetenler, milletin menfaatlerine uygun kararlar almayıp millete zarar veriyor, ülke çıkarlarını korumuyorsa, söz konusu uyumlu mahkeme, milletin bizatihi çıkarlarına yapılan bir hukuksuzluğu nasıl karara bağlayacak?

Anayasa, açık bir toplum sözleşmesidir. Toplumsal mutabakat belgesidir.

1946'dan bu tarafa belirli bir değişim çizgisinde ilerleyen Türkiye, 1876'dan bu tarafa anayasalı bir toplum olsa da kesinlikle tam nitelikli bir hukuk devleti haline gelemedi.

Neden gelemedi?

Çünkü insan kalitesiyle doğru orantılı olan siyasal kalite buna izin vermedi.

Türkiye'de siyaset bir üst seviyeye çıkamadı. Halen daha kabile seviyesinde varlığını sürdürüyor.

Niye hukuk devleti olamıyoruz?

İşte sebebi bu.

İnsan kalitemiz, toplumsal ahlakımız, genel kabullerimiz, kültürel kodlarımız ve davranışlarımızla içinde bulunduğumuz zihinsel aşama bu.

Siyasette seviyesizliğin onlarca örneği var.

Mesela gazeteciler neden aylarca hapiste tutuldu?

Kobani'yi konuşuyoruz değil mi?

Peki, o günlerde Abdullah Öcalan'ın bildirisini mecliste kimler okudu ve buna kimler ses çıkarmadı?

Habur'dan giren PKK'lıları davul zurnayla karşılayan, lahmacun yedirip uğurlayan, PYD'ye Obama'nın izniyle Ayn'el Arab'ta (Kobani'de) yol veren kimlerdi?

Diyeceksiniz ki bunların Anayasa Mahkemesi ile ne alakası var?

Şu alakası var?

Ortada apaçık bir siyasal zihniyet var ve tecrübeyle sabittir ki, bu zihniyet, şartlara ve duruma göre söylediklerinin tam tersini "milli çıkar" olarak hepimize inandırmaya çalışıyor. Hâlbuki milli çıkar, yaptıklarının tersini gerektiriyor.

İşte bu zihniyet, şimdi, 2004'ten bu tarafa, vesayetten kurtulma sürecine girmiş, özgür tek kurum olan Anayasa Mahkemesi'nin iktidara eklemlenmesi gerektiğini söylüyor.

Ne olacak eklemlenirse?

Aksi bir görüş, hukuksal bir temeli olsa da kesinlikle hak ettiğini bulamayacak. İktidar, hep iktidar ve her zaman iktidar haklı olacak.

Biz de olmayacak diyoruz.

Türk Milletinin milli çıkarlarını koruyacak anayasa, kendi adını taşıyan mahkeme tarafından korunacak diyoruz.

Unutmayalım, Türk Milleti özgürlükçü bir ruha sahiptir. İktidarların yanlışlarını doğru diye kabul etmek bizim karakterimize uymaz.

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58