Anayasa Mahkemesi verileri  ne diyor?

A+A-
Fatma ÇELİK

Anayasa Mahkemesi üç gün önce 2012 yılından 2018 yılının 30 Haziran'ına kadarki süreyi kapsayan ve Mahkeme tarafından her üç ayda bir güncelleneceğini duyurduğu bireysel başvuru istatistiklerini yayımladı.

2012 yılından 2016 yılına kadar görülen bireysel başvuru sayısındaki yoğun artış, 2016 yılından sonra görülmüyor. Sebebi elbette ki, OHAL sonrası yapılan başvurularda iç hukuk yolları tüketilmediği gerekçesi ile kabul edilemezliklerin artması ve kabul edilmeyeceği kanaatiyle başvuru yapılmaması…

İstatistiklere göre, 30 Haziran 2018 itibarıyla Mahkeme'ye 191.371 başvuru yapılmış.

Bu başvuruların 149.613'ü karara bağlanmış.

Karara bağlanan başvuruların ise, yüzde 82'si kabul edilemez bulunmuş, 298 başvuruda da bir hakkın ihlal edilmediğine karar verilmiş.

Artık her şeyin bir istatistiği yapıldığı için bu veriler ilk bakışta önemsiz sayılar topluluğu gibi gelebilir. Ancak adli istatistikler, aslında ülkenin hukuk alanındaki tüm eksiklerinin analinizi yapmamızı sağlar.

İstatistikler, bir nevi, bizimle konur; "Şurada sorun var" der.

Peki, Anayasa Mahkemesi tarafından yayımlanan bu istatistiki veriler ve bu verilerde yer alan bunca sayılar bize ne diyor?

Başvurular;

Yüz binlerce kişinin adil yargılanmadığı düşüncesinde olduğunu söylüyor.

On binlerce kişinin mülkiyet hakkının, ayrımcılık yasağının, özgürlük ve güvenlik haklarının ihlal edildiğini düşündüğünü söylüyor.

Verilen ihlal kararlarının sonucu ne söylüyor?

İhlal kararlarının yüzde 76'sı bu ülkede adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini söylüyor!

Yüzlerce mülkiyet hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, özgürlük ve güvenlik hakkının, ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini söylüyor.

O halde özellikle ihlalin en fazla yaşandığı bu haklara dikkat!

İhlal konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde dahi şampiyonluğu kimselere bırakmadığımız adil yargılanma hakkı üzerinde durmakta fayda var.

İhlal edildiği iddia edilen hak sayısı toplam 296 bin 426. Bunların 176 bin 951' i adil yargılanma hakkı üzerine… (Burada belirtmek gerekir ki, yukardaki sayılarla kıyaslanınca, sayılarda tutarsızlık var sanılabilir. Sebebi, bir başvuruda birden fazla hakkın ihlal edildiğinin ileri sürülebilmesidir.)

İhlal kararı çıkan 2 bin 853 hakkın da 2 bin 182'si yine adil yargılanma hakkının ihlal edildiği yönünde…

Bu ihlal kararlarının ise, bin 800'ü makul sürede yargılanma hakkının ihlali. (Burada da yine belirtmek gerekir, bir başvuruda adil yargılanma hakkının birden fazla güvencesinin ihlal edildiğine karar verilebilmektedir.)

Ayrıca adil yargılanma hakkı ile ilgili en kritik eşik şudur: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin adil yargılanma hakkının güvencelerinden olan hâkimlerin bağımsızlığına ilişkin olarak bir içtihadında da belirttiği gibi,  "yargılanan kişi, adil yargılanmadığını düşüyor ise, adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş demektir!"

Toplumdaki bireylerde bir mahkeme önüne çıkması ihtimalinde adil yargılanmayacağı konusundaki inanç günden güne korku ortamı oluşturacak şekilde büyüdü ve bu büyüme devam ediyor.

Tüm bunların neticesinde, Anayasa Mahkemesi'nin istatistiklerinin ortaya koyduğu gerçeği gösteren bu verilerden gelen yardım çığlığını duyuyor ama hiçbir şey yapamıyoruz…

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları