Borç devlet batırır!

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Bir ülkenin bağımsızlığını ve egemenliğini temsil edenler her şeyden önce tarih, millet ve devlet konusunda şuurlu olmalıdır. Çünkü, milletler tarihi muhassalalardır. Devletler ise milletlerin siyasi rüştünün ürünüdür.

Bir ülkenin borcu ile bağımsızlığı ve özgürlüğü arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Kısacası borç sorunu beka sorunudur!

Günümüz Türkiye'sinin moda yöntemi olan yaptır-işlettir-soydur mekanizmasıyla ülkenin kaynaklarının yabancı şirketlere rehin verilmesi savunulamaz.

Yine Türkiye'nin (Osmanlı Devleti'nin) yabancı devletlerle yaptığı ilk kredi anlaşması Kırım Savaşı'nda (1854) imzalandı. Bundan sonra borçlanmalar kartopu gibi büyüyerek, Türkiye'nin ekonomik ve siyasal bağımsızlığını yitirmesine yol açtı.

Bu konuda A.D. Noviçev'in 1937 yılında yazdığı "Osmanlı İmparatorluğunun Yarı Sömürgeleşmesi" adlı eserinden alınacak dersler vardır.

Noviçev, bu eserinde Osmanlı Devleti'nin emperyalist unsurlar tarafından dış borç sarmalına nasıl alındığını süreç içinde bu borçların neden olduğu sonuçları ayrıntılarıyla anlatır: 1875 yılında "Alman Emeğinin Yardımıyla Anadolu'da Kültürel Değişme" başlatma kararı alınıyor.

Bu amaç doğrultusunda Küçük Asya'nın sömürgeleştirilmesi, demiryolları yapılması, Alman ticaretinin geliştirilmesi ve korunması faaliyetlerine başlanıyor.

Almanlar, emperyalist amaçlarını gizlemek için sömürgeleştirilecek yörelerde ayrıntılı çalışmalar yapıyor. Göbekli Alman fabrikatörlerinin dünyaya barış ve iyilik taşıyan, yalnızca insanlığın özellikle ileride sömürgeleştirilecek bölgelerde insanların nasıl mutlu kılınacağını düşünen, yalnız bunları düşünen kuşkanatlı melekler olarak sunuluyordu.

1880 yılında Berlin'de, "Anadolu İçin Ticaret ve Sanayi" şirketi kuruluyor. Alman kapitalistleri, demiryolu imtiyazlarına, hem de bunlar arasında Küçük-Asya'yı Almanya'ya bağlayabilecek ve Almanya'nın Türkiye'nin derinliklerine sızmasını sağlayacak olanlarına özel bir önem veriliyor. Bu nedenle Almanya, İzmit-Ankara arasındaki yolun yapımı imtiyazının kendisine verilmesi için özel bir mücadele yürütüyor.

Alman sermayedarları sonuçta 4 Ekim 1888 tarihinde yapım imtiyazı elde ederler.

İmtiyaz sahibine, Anadolu demiryollarını kuran şirkete hükümet tarafından yapılan 92 kilometrelik Haydarpaşa-İzmit demiryolu teslim edilir ve İzmit-Ankara yolunun yapım hakkı verilir.

İmtiyazın süresi 99 yıldır. İmtiyaz sahibine kilometre başına ortalama olarak her iki hat için 14.242,8 franklık gayrisafi gelir güvencesi verilir. Kilometre güvencesi, yolun geçtiği sancakların aşarıyla sağlanacaktır.

İmtiyaz sahibi bunların yanında yolun iki yanındaki 20 kilometrelik bir alanda tüm maden ocaklarını işletme hakkını, demiryolu hattının dolaylarında bulunan ormanları kesme, mağazalar ve depolar yapma ve benzer başka haklar elde ederler.

Türkiye'deki demiryolu yapımı büyük ölçüde emperyalist devletler arasındaki, dünya üzerinde egemenlik kurma ve sömürgeleri bölüşme savaşımında bir araç olmuştur.

Türkiye, ilk borçlanma anlaşmasını imzaladığı andan itibaren, tefecilerin eline düşen herkesin başına gelen şey yinelendi: Türkiye bir kez bunların eline düştükten sonra bir daha kurtulamayacak bir duruma geldi.

Muharrem Kararnamesi henüz yayınlanmamış, Duyun-u Umumiye idaresi de kurulmamıştır. Demiryolları üzerinden verilen imtiyazlar mali yönden ülkeyi batıracak boyutlardadır.

Duyum-u Umumiye İdaresi, faaliyete geçtiğinde 1910 yılında idarenin kasasında, devlet payını çıktıktan sonra toplam 6.093.046 lira vardı. Aynı yıl Osmanlı Devletinin bütçe gelirleri toplamı ise 25.078.962 liraydı. Bu durumda 1910 yılında bütçenin %24.3'ü hükümetin elinden çıkmış bulunuyordu.

Türkiye'nin 31 Mart 2019 itibariyle brüt dış borç stokunun 453,4 milyar dolar, net dış borç stokunun ise 277,3 milyar dolar olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Buna göre, dış borç stokunun milli gelire oranı %60,6'dır.

2018 yılında kamunun dış borcu 140 milyar dolar iken, 2019 yılının ilk çeyrek sonunda 148 milyar dolara yükselmiştir.

Kanal İstanbul'u -yapılacak olursa- "yap-işlet-sömürt" yöntemiyle dış sermayeye açmayı düşünenlerin Türk mali tarihinden alması gereken dersler vardır.

Uyarıyoruz!

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları