Deprem ve ritüel

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Ülkemiz bir "deprem ülkesi."

Tamamdır, bunu yıllardır yaşaya yaşaya öğrendik.

*

Ama tamam olmayan ve öğrenemediğimiz çok şeyler var.

*

En son Cuma gecesi 21.00 sularında, merkezi Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan, 6.8 şiddetinde bir deprem meydana geldi.

(Ben de o sırada Ceviz Kabuğu'nun Halk TV'deki canlı yayınını sürdürüyordum. Habercilik refleksiyle hemen deprem haberlerine yöneldik, telefon bağlantıları ve son açıklamalarla toplumu bilgilendirmeye başladık.)

*

Tamam olmayan ve öğrenemediğimiz şeyler var, dedim.

Nerede ve zaman olacağı henüz bilinmiyor ama deprem olacağını artık herkes biliyor.

Buna karşın, önlem alınmıyor (Ne kadar klasik bir söz oldu değil mi, okuyucuları bile sıkacak kadar!)

*

Japonya her gün sallanıyor.

Büyük depremlerde bile neredeyse ölen olmuyor.

İnsanlar evsiz kalmıyor.

Deprem için toplanan yardımlar, vergiler deprem dışı yerlere harcanmıyor.

Harcanırsa, bunu yapan toplum vicdanında ve hukuk önünde cezasını çekiyor.

 

Acı yarıştırmak

 

Şimdi belki birilerini kızdıracak olan bir acı gerçeği, herkesin bildiği, düşündüğü gerçeği söylemek istiyorum:

"Acı yarıştırarak iş yapıyor görünmek!"

*

Ünlü antropolog Mary Douglas, "İster toplumsal ister dini nitelikte olsun, acı ve adaletsizliğin herkes için sorun olmadığını" ileri sürer.

*

Ona göre, "Toplumsal denetimin güçlü olduğu toplumlarda kötülük karakteristik biçimde -farklı tarzlarda- sorun oluşturmaz."

*

Antropolog (insan bilimci) Douglas'ın bu görüşleri özellikle Ortadoğu ülkelerinde geçerli olmasaydı hepimiz Japonya düzeyinde olurduk.

*

Hani bir çok konuda sıkça duyduğumuz bir motto (slogan sözü) var: "Onu siyasete alet etmeyelim", "Bu, siyasi malzeme yapılmasın."

Siyasete alet edilmemesi gereken en önemli şey, insanın can sağlığıdır.

*

Sonuç olarak, ağlama ve üzülmenin insani bir durum olduğunu bilerek, toplumsal acılarımızı paylaşarak, dayanışma göstererek, alınması gereken önlemleri ıskalamayalım.

*

"Acı yarıştırma ritüelleriyle" birbirimizi bir sonraki depreme kadar oyalamayalım.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları