Öcalan: Süreç 15 Ekim’de bitti

Öcalan: Süreç 15 Ekim’de bitti
Öcalan: Süreç 15 Ekim’de bitti

Bebek katili Öcalan, önceki gün kendisini ziyaret eden kardeşi Mehmet Öcalan üzerinden tehdit savurdu.

Bebek katili Öcalan, önceki gün kendisini ziyaret eden kardeşi Mehmet Öcalan üzerinden tehdit savurdu. Hükümetle sürdürdükleri sürecin birinci aşamasının 15 Ekim’de sona erdiğini belirten teröristbaşı, ikinci aşamaya geçilmesi için taleplerinin karşılanmasını beklediklerini söyledi. Gemlik Jandarma Karakolu’na döndükten sonra gazetecilere açıklamalarda bulunan Mehmet Öcalan şunları söyledi: “Bir hafta önce vekiller geldi. Öcalan bu süreçle ilgili onlara bir şeyler söyledi. Biz de size şunu söyleyebiliriz; Öcalan, ’Bir senelik süreç 15 Ekim’de bitmiştir’ dedi. Bunu diyebilirim. Zaten biz aile görüşü yaptık. Süreci götürenlerden sorarsanız daha faydalı olabilir. Ama birinci aşama bitmiştir. İkinci aşamayı bilemiyorum dedi.” Bir gazetecinin Öcalan’ın sürecin nasıl ilerlediğine ilişkin görüşünü sorması üzerine Mehmet Öcalan, “Öcalan, bir yıldır asker ve PKK’lı ölmediği için memnun olduğunu söyledi. Bundan sonra sürecin nasıl gideceğini bilemiyorum” yanıtını verdi.

 

Demirtaş: İmralı sizin olsun Öcalan bizimdir

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hükümetin sözde “Demokratikleşme Paketi”ni “Bu kadar büyük görkemle, şatafatla hazırlığı yapılan ve pazarlanan ürün kabak çıktı, kundur çıktı” sözleriyle bir kez daha eleştirdi. Demirtaş, “İmralı sizin yetkinizde olabilir. Ama onun içindeki kişi halkın lideridir. Size bağlı olan İmralı’nın soğuk duvarları, bize bağlı olan Öcalan’ın sıcak yüreğidir. İmralı sizin olsun, Öcalan bizimdir” dedi.

 


Kürtçe pankart
BDP, yeni yasama dönemindeki ilk grup toplantısını dün yaptı. Toplantı salonuna Eşbaşkanlar Gültan Kışanak ve Selahattin Demirtaş birlikte geldi. Ön sıralardaki kağıtlarda, tutuklu vekiller ve seçim bölgelerinin isimlerinin Kürtçe yazılı olduğu görüldü. Grup konuşmasını yapan Selahattin Demirtaş, AKP’nin “paralel devletle mücadele ettiğini samimi şekilde ortaya koymak istiyorsa, geçmişteki kirliliklerle cesurca yüzleşmek ve sorumlularından hesap sormak” gerektiğini söyledi. Demirtaş, “AKP ayrı, paralel devlet ayrı değil, iç içedir. Yeri geldiğinde paralel devleti kendi çıkarları için kullanan bir anlayış var” diye konuştu. Özel yetkili mahkemelerin paralel devletin organları olduğunu ileri süren Demirtaş, bu mahkemelerin kalkmadığı sürece bağımsız mahkemelerden söz edilemeyeceğini savundu. Demokratikleşme Paketi’nin “kabak” çıktığını savunan Demirtaş, “Alevi yurttaşlarımız açısından var mı bir şey. Sorsan, ‘Hacı Bektaş-ı Veli Üniversitesi yaptık’ diyecekler. Neye karşılık, Yavuz Sultan Selim’e karşılık. Heyetlerimiz defalarca paket konusunda destek olmak istemiştir. Paketten memnun olan AKP çevreleridir. Bu paketi sürecin en kritik aşamasında Kürt ve Alevi ismini ağzına almamak korkaklık değil midir” diye konuştu.

 

BDP’li Tuncel’den “çatışırız” hezeyanı

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, müzakerelerin kesilmesi halinde “şiddetli çatışmalar” yaşanacağını belirterek, “En son 2012’de ölen asker sayısına baktığınızda bunu görüyorsunuz. Umarım hükümet bundan bir ders çıkarır. Çözüm süreci çökerse taraflar kendi planlarını hayata geçirir” dedi. Öcalan’ın Diyarbakır’da “Demokratik İslam Kongresi” toplanması çağrısının, bölgedeki cemaatlere uzatılan zeytin dalı anlamına gelmediğini, el Kaide’ye karşı bir girişim olduğunu söyledi. Hükümetin tutumuna rağmen İmralı’ya neden bir heyet gönderdiklerini şöyle açıkladı:

 


Devlet adım atmadı
“Öcalan, ailesi aracılığıyla, ‘15 Ekim’de sürece dair açıklama yapacağım’demişti. Kamuoyu bu açıklamayı bekliyordu. Bu açıklama için de heyetin yeniden gidip tartışma yürütmesi gerekiyordu. KCK’nın deklarasyonunu, boş çıkan Demokrasi Paketi’ni tartışması gerekiyordu. Türkiye kamuoyu, özellikle Kürtler bu mesajı bekliyordu.”
AKP hükümetinin ve devletin çok isteyerek böyle bir sürece girmediğinın ortada olduğunu ileri süren Tuncel, “Uluslararası konjonktür bunu zorunlu kıldı. Devlet istediği için değil, zorunluluktan diyaloğa girdi. Devlet heyetlere müdahale ederek, isteksizliğini her fırsata ifade etti” iddiasında bulundu.
Öcalan’ın “derinlikli müzakere” çağrısını de değerlendiren Tuncel, “Ateşkes çağrısı oldu, PKK’lılar sınır dışına çekildi. Ama devlet hiçbir adım atmadı. Bundan sonraki adımların da BDP’yle, Kandil’le ya da kendisiyle müzakere edilerek atılması gerektiğini söyledi.” dedi. Tuncel, sürecin başarısız olması durumunda, devletin de, PKK’nın da “kendi planlarını hayata geçireceğini” belirtirken “Her defasında, bir ateşkesten sonra daha şiddetli çatışma süreçleri olmuştur. En son 2012’de ölen asker ve PKK’lı sayısına baktığınızda bunu görüyorsunuz. Umarım hükümet bundan bir ders çıkarır” sözlerini kullandı.
Teröristbaşı Öcalan’ın son görüşmede ilettiği mesajda en çok dikkat çeken noktalardan biri olan “Demokratik İslam Kongresi” önerisinin özellikle Suriye’de yaşananlarla ilgili olduğunu ifade eden Tuncel’e göre, bu öneri, el-Nusra Cephesi ve el Kaide bağlantılı grupların bölgedeki faaliyetlerine itiraz niteliğinde. Tuncel, Öcalan’ın çağrısının bölgedeki cemaatlere “zeytin dalı uzatmak” gibi görülüp görülemeyeceği sorusuna ise “Hayır” karşılığını verdi.

 


Biz de Gezi’deydik!
Sebahat Tuncel, BDP’nin Gezi Parkı eylemlerine katıldığını da belirterek, “Orada şöyle bir kendimizi anlatamama durumu oldu. Aslında biz de oradaydık. Oradaki Abdullah Öcalan posterini ulusalcılar asmadı. Ama beklenen belki doğu illerinde bunun aynı yoğunlukta olmasıydı. KCK’nın eleştirisini belki de biraz böyle okumak lazım” dedi.