Gıda fiyatlarında iktidarın yanlışları - Esfender KORKMAZ
19 Ocak 2022 Çarşamba
İstanbul Hava durumu İstanbul 6°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Esfender KORKMAZ
Esfender KORKMAZ

Gıda fiyatlarında iktidarın yanlışları

esfender@esfenderkorkmaz.com
+
Aa
-
29 Ocak 2021 Cuma

2020 Tüketici Fiyat Endeksi (TÃœFE) yıllık artış oranı yüzde 14,6 gerçekleÅŸti. Ama gıda da yüzde 20,61 oldu. Merkez Bankası da sık sık  'enflasyon gıda fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor' diye ÅŸikayette bulunuyor.

TOBB, TESK, TÜSİAD ve MÜSİAD yaptıkları ortak açıklamada, öncelikli hedefin enflasyonla mücadele olması gerektiğini belirttiler.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'da, faiz-kur-enflasyonu şer üçgeni olarak vurguladı.

Mazlum taraf olan Tüketicilerden ses çıkmadı. Çünkü ses çıkarmaya mecalleri kalmadı.

Ticaret Bakanlığı, piyasada fiyat kontrolü yaparak, fahiş fiyat ve stokçuluk nedeni ile 3,5 milyon lira ceza kesti. Anayasaya göre, devletin görevi piyasada rekabetin çalışmasını sağlamak, kartelleşmeyi önlemektir. Gerçekte Anayasasının bu madde de, devletin piyasaya müdahalesi ile ve uygulayacağı politikalar ile rekabeti sağlayacağını belirtmek istenmiştir. Polisiye tedbirler ve devletin ceza kesmesi kısa dönem için geçici ve kısmi bir çözümdür. Ama kimse devlete ceza kesme diyemez. Buna karşılık herkesin gıda fiyatlarının artmasında baş sorumlusu olan devlete -iktidara kim ceza kesecek? demek hakkı vardır.

1. Hükümet, bu güne kadar enflasyona doğru teşhis koyamadı. Enflasyonun nedenini yüksek faiz olarak görüyor. Bu görüş külliyen yanlıştır. Bu yanlışı yaşadık gördük.

Eksi reel faiz nedeni ile TL'den kaçış hızlanıyor ve bu kaçış 2018'de olduğu gibi kur şoku ve 2020'de de kur artışları yansıyor. Kur artınca, TL düşük değerde oldukça, ithalat fiyatları artıyor. Üretimde ithal girdi payı yüzde 45 üstünde olduğundan, kur artışı olduğu gibi enflasyona yansıyor. Kur politikasını değiştirmek, kurlara istikrar kazandırmak, ekonomiyi kırılgan yapıdan kurtarmak, siyasi iktidarın işi değil mi? Bu sorumluluğu birkaç stokçunun üstüne yıkabilir mi? yıkarım derse kendini kandırmış olur.

2004 yılında TÃœFE yüzde 9 idi... Bu güne yüzde 14,6, 2004 ile 2009 yılları arasında reel faizler çok yüksekti. Söz gelimi 2006 yılında Merkez Bankası faizi yüzde 20,25 idi... O yıl TÃœFE oranı da yüzde 9,65 oldu. Yani reel faiz oranı yüzde 9,66 idi... Bu kadar yüksek reel faize raÄŸmen enflasyon yüzde onun altında idi. Demek ki ÅŸer üçgeninin baÅŸ sorumlusu olarak görülen reel faizler her ÅŸartta enflasyona yansımaz.  

2. Siyasi İktidar, kamu altyapı yatırımlarını, kamu özel işbirliği yoluyla yaptı. Bu yollardan ve Osmangazi Köprüsü'nden geçen, İzmir'den İstanbul gelen bir tır 1000 liraya yakın para ödüyor. Tüketiciler navlun maliyetlerini fiyatlara yansıtmak zorundadır. O zamanda bu maliyetler gıda fiyatlarına yansıyor.

3. Enerji, petrol, gaz ve elektrik, üretimin her aşamasında maliyetlere yansıyor.

Çiftçinin gıda üretiminde maliyetlerini de artırıyor. Enerji dağıtımı stratejik alandadır. Ãœretimi teÅŸvik için devlet enerji fiyatlarını düşürülebilir. Özel sektör yapamaz. Enerji dağıtımını bu iktidar özelleÅŸtirdi. 

4. Ä°ktidarlar, Et-Balık gibi kurumları, Telekom gibi  kamu tekellerini özelleÅŸtirdi. Devlet tekelleri yerine piyasa tekelleri oluÅŸtu. Söz gelimi Telekom internette yeni yatırımların maliyetinden kaçtığı için hem yetersiz kaldı, hem de tekel olduÄŸu için ürettiÄŸi hizmeti daha pahalı satıyor. Et-Balık Kurumu sattığı ürünleri üreticiden normal deÄŸerine alıp, tüketiciye düşük karla satıyordu. Et Balık Kurumları özelleÅŸti, Türkiye ithal ete mahkum oldu. Artık tüketici et yemiyor veya çok azalttı.

Polisiye önlemler yerine devlet yeniden piyasaya girmelidir. Elektrik dağıtımını devlet yapmalıdır. Et balık kurumu gibi gıda alanında yeni kurumlar kurmalıdır.

5. Kur artışlarının enflasyona doÄŸrudan yansıdığını söyledim. Kurlar sıcak para hareketlerine paralel olarak aşırı kırılgandır. Dalgalı kur cari açıklara ve ayrıca dolarizasyona neden oldu. AK Parti seçim bildirgesinde, ''Dalgalı kur politikası sıkı sıkıya takip edilecektir' deniliyor. Gerçekte ise, dalgalı kur politikasını deÄŸiÅŸtirmek, yarı sabit kur sistemine geçmek gerekir. 

6. Öte yandan, güven sorunu oldukça, üretici de, satıcı da, perakendeci de panik halinde olur. Toptancı maliyetleri en son ithal girdi üstünden hesaplıyor. Satıcılar da vitrindeki malların fiyatını son aldıkları mallar üstünden düzeltiyorlar. Vitrindeki yeni ürünlerin fiyatlarını ithal mala göre artırıyorlar. Çünkü satılan malın yerine aynı malı aynı fiyata koyamayacaklarını hesaplıyorlar. Güven sorunu tamamıyla siyasi iktidarlarla ilgili sorundur.

Bu şartlarda enflasyonun ve gıda fiyatlarındaki artışın tek sorumlusu devlet ve devleti yöneten siyasi iktidardır.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Apaçık bir çarpıtma örneği
Apaçık bir çarpıtma örneği
Ahmet GÜRSOY
Apaçık bir çarpıtma örneği
Rüya görmek…
Rüya görmek…
Ahmet SEVGİ
Rüya görmek…
''ABD'nin verdiği yeni vazife!''
''ABD'nin verdiği yeni vazife!''
Arslan BULUT
''ABD'nin verdiği yeni vazife!''
Bu kin sizi nereye götürür?!
Bu kin sizi nereye götürür?!
Arslan TEKİN
Bu kin sizi nereye götürür?!
İktidar dediklerinin tam tersini yaptı (2)
İktidar dediklerinin tam tersini yaptı (2)
Esfender KORKMAZ
İktidar dediklerinin tam tersini yaptı (2)
Bu paraları gariban vatandaş ödeyecek
Bu paraları gariban vatandaş ödeyecek
Murat AĞIREL
Bu paraları gariban vatandaş ödeyecek
AYM Başkanı Arslan'ın dikkat çeken mütalaası
AYM Başkanı Arslan'ın dikkat çeken mütalaası
Orhan UĞUROĞLU
AYM Başkanı Arslan'ın dikkat çeken mütalaası
Hiçbir şey olmasa bile bir şarkı olur artık!
Hiçbir şey olmasa bile bir şarkı olur artık!
Selcan TAŞÇI
Hiçbir şey olmasa bile bir şarkı olur artık!
Futbolu temizleyecek Rıdvan
Futbolu temizleyecek Rıdvan
Vedat BAYRAM
Futbolu temizleyecek Rıdvan
Dolarda 14 er ya da geç kırılacak!
Dolarda 14 er ya da geç kırılacak!
Evren Devrim ZELYUT
Dolarda 14 er ya da geç kırılacak!
Trabzonspor'da istikrar ve sürdürülebilirlik…
Trabzonspor'da istikrar ve sürdürülebilirlik…
Murat TAŞKIN
Trabzonspor'da istikrar ve sürdürülebilirlik…