İki vahşet, bir bombacı!!!

A+A-
Mehmet FARAÇ

11 Ocak 2021 günü bu köşede, "Turist kılığında teröristler" başlıklı bir yazı vardı...

İşte o yazıda,

"Ne yazık ki yapılan bütün operasyonlara rağmen, çevresi karanlık kışkırtmalarla kuşatılan Türkiye'ye, Irak ve Suriye gibi ülkelerden terörist sızmaları devam ediyor" saptaması yapılmış ve  IŞİD'in; Konya, İstanbul, Ankara, Bursa, Adana, Eskişehir ve Antep'in yanısıra, özellikle Urfa'daki örgütlenmesine dikkat çekilmişti...

6 gün önceki o yazıda Urfa için şu tespitlerde de bulunmuştuk;

"Özellikle Urfa'daki militan yapılanması büyük boyutlara ulaşmış... IŞİD burada hem suikastlar yapıyor, hem oraya buraya bombalar koyuyor ve hem de 'Batı kentlerine mühimmat' ve militan sevkediyor..."

Bu saptamaların ardından,

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, 20 Ağustos 2019'da, bir televizyon kanalına yaptığı şu açıklamasına da yer vermiştik;

"Biz bu gece Türkiye'nin önemli bir merkezine giden bombayı Şanlıurfa'dan çıkarken yakaladık... Bundan tam bir hafta önce, onun 4 katı büyüklüğündeki bir bombayı daha yakaladık... Yılbaşından bu güne kadar 160 önemli olay engellendi..."

Şimdi yazının burasında, Urfa konusuna ara verelim ve Türkiye'yi bir yıl arayla sarsan iki büyük saldırının perde arkasına odaklanalım...


IŞİD'in Suruç vahşeti!..

Tarih 20 Temmuz 2015... Saat 12:00... Yer Urfa'nın Suruç ilçesi... Aralarında Ezilenlerin Sosyalist Partisi'nin (ESP) gençlik kolu Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de bulunduğu 300 kişi, Amara Kültür Merkezi bahçesinde,  IŞİD'in Kobani kuşatmasını protesto ederken dehşet verici bir patlama meydana geldi...

İntihar saldırısı olduğu belirlenen patlamada, saldırganın da aralarında bulunduğu 34 kişi öldü, 100'den fazla kişi yaralandı...

Gencecik insanları hedef alan saldırıyı IŞİD üstlendi... İntihar eylemcisinin ise örgütün Adıyaman kökenli "Dokumacılar  grubu" üyesi Abdurrahman Alagöz olduğu belirlendi...

Bu vahşetin ardından

TSK, Suriye'deki bazı IŞİD mevzilerini bombaladı...

2015 yılı Temmuz ayının son haftasında yapılan operasyonlarda 140 IŞİD üyesi yakalandı ama dinci örgütün vahşeti tüm Türkiye'yi korkuya sevk etti...

Suruç saldırısı sonrası IŞİD ve El Kaide grupları en az 15 kentte abluka altına alınırken, örgüt yurtiçindeki yapılanmasına devam etti...

Çünkü o dönemde Suriye'deki operasyonlardan kaçan dinci militanların büyük bölümü Türkiye'ye sızıyordu...

İşte o militanlar özellikle Suriye sınırındaki Hatay, Antep ve Urfa gibi kentlerde örgütleniyordu... Militanların bu 3 kentte, son 5 yıl içerisinde yüzden fazla eylemi tespit edilmişti...

İkinci saldırı İstanbul'da...

Suruç saldırısından 6 ay sonra IŞİD bu kez İstanbul'da bir vahşete imza attı...

Tarih 12 Ocak 2016... Yer Sultanahmet...

Suriye kökenli IŞİD militanı 28 yaşındaki Nebil Fadli, turist kafilesinin arasına girerek üzerindeki bombayı patlatınca ortalık savaş alanına döndü...

Saldırgan dışında, 12 Alman vatandaşının yaşamını yitirdiği ve 16 turistin yaralandığı saldırı büyük şok yarattı...

IŞİD sadece Türkiye'de dehşet saçmamış, Amerika'nın Suriye'deki operasyonlarına destek veren Avrupa ülkelerine de gözdağı vermişti...

Peki; konu Suruç ve Sultanahmet saldırılarıysa, yazının başında neden Urfa merkezine ve İçişleri Bakanının ürkütücü açıklamalarına dikkat çektik?..

Çünkü Urfa'daki IŞİD tehdidine de vurgu yapan

"Turist kılığında teröristler" başlıklı yazının çıktığı 11 Ocak 2021'den bir gün sonra, IŞİD'e yönelik düzenlenen büyük bir operasyonun merkezi yine Urfa'ydı...

İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "terör örgütünün faaliyetlerinin tespiti ve engellenmesine yönelik Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ve MİT Bölge Daire Başkanlığı tarafından çalışma başlatıldığına" dikkat çekilmişti...

Azzo Halaf Süleyman El Aggal adlı bir IŞİD üyesi  işte bu operasyon sonucu

Urfa kent merkezindeki bir hücre evinde yakalanmıştı...

Süleyman Aggal sıradan biri IŞİD üyesi değildi...

Uzun süredir Urfa'daki örgüt hücrelerinde barındığı tespit edilen militanın Suruç ve Sultanahmet'teki saldırılarda intihar eylemcilerine patlayıcıları temin eden örgüt kuryesi olduğu tespit edildi...

IŞİD militanı sorgusunda, birçok intihar eyleminin planlayıcısı "Abu Bera" kod adlı Mahir El Aggal ile birlikte faaliyet gösterdiğini itiraf etti...

IŞİD içerisinde faaliyet gösteren 9 kardeşinden 2'sinin Rakka'daki bombardımanda ölmesi üzerine, kendisinin de 2014 yılında örgüte katıldığını anlatan teröristin, Suriye üzerinden Urfa'ya geldiği ve buradaki hücrelerde saklandığı ortaya çıktı...

IŞİD'in bomba kuryesinin yakalanması sadece yeni intihar saldırılarının önleneceği anlamına gelmiyor, aynı zamanda Hatay ve Antep'in yanı sıra, özellikle Urfa'nın IŞİD için halen bir sığınak olarak kullanıldığı gerçeğini de öne çıkartıyor...

Devletin bu konuda teyakkuzda olduğundan kuşku duymamak gerekiyor...

Ancak IŞİD gibi terör örgütlerinin her tür tehlikeyi pusuda tuttuğu da hiçbir zaman unutulmamalı!..

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58