"Körlük çağı"na ışık olmak

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Önceki gece (Cuma), Halk TV'deki "Ceviz Kabuğu" programımın canlı yayın konuğu "Bağımsız" araştırmacı-yazar Cengiz Özakıncı idi.

(Özakıncı, "bağımsız" sözcüğünü özellikle vurguluyor.)

*

Çok önemli konuları, bir kısmı ilk kez açıklanmak üzere "belgeleriyle" konuştuk.

Çok önemli dediğim konular peş peşe gelen, ama yüzyılın sorunları idi.

Bildiğiniz gibi, hafta içinde önce Alman "devlet" televizyonu ARD ("Alman TRT'si"), Atatürk'ü "Dersim soykırımcısı" ilan etti.

Sahte bir belgesel yayınladı.

İki gün sonra, ABD Senatosu "Sözde Ermeni Soykırımı Tasarısını" hem de tek fire vermeden "oybirliği" ile kabul etti, onayladı.

*

Bizim yetkililer -her zamanki gibi- "laf üretmekten" öte bir şey yapmadılar.

Orhan Uğuroğlu'nun  (gönderdiği mesajda çok net biçimde vurguladığı gibi) Atatürk'ün kurduğu Türk Tarih Kurumu'ndan da ses seda çıkmadı.

Atatürk, TTK'nun kuruluş amaçları içinde "Türkleri barbar ve istilacı gösterenlere karşı bilimsel mücadele etmeyi" en başa koymuştu.

Bu iki önemli iddiaya, siyasal iftiralara karşı sessiz kalan Türk Tarih Kurumu'nun İş Bankası'ndan aldığı yüklü miktardaki gelirleri nerelere harcadığı, ne amaçla harcadığı tartışma konusudur.

Orhan Uğuroğlu, aldıkları paraları haram" etti:

"Atatürk'ün kurduğu ve İş Bankası hissesinin kârlarını her yıl alan Türk Tarih Kurumu Ata'sına sahip çıkmıyor. Haram olsun aldıkları maaşlar o kurumun başkanına ve yöneticilerine."

*

Ben, yaşadığımız çağa, "körlük çağı"® diyorum.

"Türk"(!) Tarih Kurumu, bu körlük çağına bir ışık olamamıştır!

Ölümün elinden bir şeyler kaçırmak

"Körlük çağına ışık olmak" konusunda bir başka noktaya gelmek istiyorum.

*

Bu, "ölümün elinden bir şeyleri kaçırmak, kurtarmak" demektir.

*

Bunu nasıl yapabiliriz?

*

Ceviz Kabuğu'nun reklam arasında Cengiz Özakıncı ile sohbet ederken, kitap yazımını konuştuk.

Benim yıllardır kendime söylediğim bir sözü, Özakıncı'dan duyunca ürperdim.

Hep merak ederdim, diğer yazarlar da böyle mi düşünür, diye.

Dedi ki, "O kadar çok yazacağım kitap var ki, ömrüm yetmez. Şu anda neredeyse hazır olan 20 kitabım bekliyor. Her yıl birisini yayınlamayı düşünsem, bunları göremem. O kadar ömrümüz var mı?"

*

Yanıt verdim:

"Ben de aynı şeyi düşünüyorum.

Benim de hazır sayılabilecek 6-7 önemli kitabım daha var.

Son 3 ayda 4 yeni kitap daha yayınladım.

Okuyucuların bunları fark etmesi, alması, okuması ve hazmetmesini beklersek, diğerlerine sıra gelmeyecek.

O nedenle bunları hiç düşünmeden, kimilerinin yılda bir kitap çıkarıp piyasa yapmasına aldırmadan, kim ne okuyor diye düşünmeden yayınlıyorum.

Hepsini beklemeye ömrümüz yok, diye düşünüyorum.

Yayınlıyorum, benden sonrakilere kalsın."

*

Mevlana,

"Dün akıllıydım, dünyayı değiştirmek istedim.

Bugün bilgeyim, kendimi değiştiriyorum" diyor.

*

Kimseyi değiştirmeyi "beklemeden" (Çünkü dünya bizi beklemiyor ve aldırmıyor) ölümün elinden bir şeyleri "kurtarmak" ve "Körlük çağına ışık olmak" gerekiyor.

*

Mutlu pazarlar.

 

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları