25 Ekim 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 16°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Servet AVCI
Servet AVCI

Millete hizmetin ölçü birimi nedir?

[email protected]
+
Aa
-
10 Temmuz 2021 Cumartesi

2013, Aralık ayı… Libya'nın Bingazi şehrinde bir tören… İtalyan işgalinin 100. yıldönümü kutlanıyor!..

İtalya Savunma Bakanı'nın 'huzur'unda gerçekleşen törende konuşma yapan Libya Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı Abdülcelil, İtalyan sömürgeciliğini öve öve bitiremiyor... Libya'nın kolonyalizm döneminde kalkındığını, günümüzde bile ayakta duran binalar inşa ettiklerini, Libya halkının bunu takdir ettiğini, Kaddafi'nin kolonyalizm döneminin tersine davrandığını, ülkenin zenginliklerini halkı için kullanmadığını söyleyebiliyor...

Hangisi daha tehlikeli, daha az yol ve az gelişmişlik mi, yoksa böyle kafalar tarafından yönetiliyor olmak mı? Sömürgecinin takdirini kazanmak için Ömer Muhtar'ın bağımsızlık mücadelesini bir çırpıda silen, millî benlikten yoksun karakter, hangi gelişmişliği, hangi hizmeti sembolize edebilir acaba?

***

Bu örneği niye hatırlatmak ihtiyacı hissettim? Şimdi ona gelelim… Lüzumuna binaen hafızalarımızı tazeleyelim: Gelişmişliği, ilerlemeyi, millete hizmeti, büyüklüğü, hatta bağımsızlığı, sadece yollarla, barajlarla, köprülerle, teknoloji kullanımıyla açıklamaya çalışmak doğru değil…

Tarihte işgalciler de işgal ettikleri topraklarda yollar, tüneller, barajlar, limanlar, gösterişli binalar yaptılar, hatta yapmaya devam ediyorlar... Dünya sömürgecilik tarihi bunun örnekleriyle doludur...

Eğer bunlar tek başına 'halka hizmet'in göstergesi olsaydı, İtalyanların Libya'da, Fransızların Cezayir ve Tunus'ta, İngilizlerin Hindistan'da, Amerikalıların dünyanın her yerinde, Çarlık Rusya'sının Doğu Karadeniz ve Kars'ta aslında halka hizmet ettiklerini kabul etmemiz gerekirdi…

20. Yüzyılın ilk yarısında işgalci İtalyanlar, Libya'da 2 milyar dolardan fazla para harcadılar... Sömürgeci amaçları uğruna bin kilometreden fazla asfalt yol yaptılar, tarımın geliştirilmesini sağladılar...

İngilizlerin Hindistan'daki 'imar' faaliyetleri çok daha fazlaydı... Madenlerden limanlara inen kara ve demir yollarıyla birlikte yönetim  tekniklerini hayata geçirecek büyük binalar inşa ettiler...

Fransızların Kuzey Afrika aşkı da diğerlerinden aşağı değildi... Askerî işgal yönetimi altyapı, imar ve kültür işlerini doğrudan üzerine almıştı... Yıllar sonra Cezayir ve Tunus'u soyları kıra kıra terk edecekler ama o topraklarda iştahı kesilmeyen sömürgeci ruhlarını bırakacaklardı...

Eğer yolu 'fetiş' sayarsak, kabul edelim, Birinci Dünya Savaşı'ndaki Rus işgali Doğu Karadeniz'in ilk sahil yoluna kavuşmasını sağladı... O yolların inşasında yerli halk zorla çalıştırılmış, bu yol Rusların asker ve silah sevkiyatının bir mecburiyeti olsa da sonuçta bir yol ortaya çıkmıştı!..

***

Zaman zaman ülkemizde "Bizim milliyetçiliğimiz hizmete dayanmaktadır" diyerek, yolları, tünelleri, hızlı trenleri, barajları gösterenleri görüyoruz... Öyle ya milliyetçilik 'madde' boyutundan ibaret bir kavram!.. Bir 'parite'si vardı, o da çimentoydu, harçtı, demirdi!.. Hizmetinizin boyunu, inşa ettiğiniz yolların boyuyla gösterebilirdiniz ancak!..

Yönetimlerin yaptığı duble yollar, açtığı tüneller, hizmete giren hızlı trenler önemli mi? Elbette önemli... Hem halkın hayat kalitesine katkıda bulunmuş hem de nakliye ve zamanın verimli kullanılmasıyla ilgili avantajlar sağlamıştır...

Bunlar bir 'bağış' değil, modern devletin yerine getirmesi gereken sorumluluklardı... Zaten kamu kaynakları kullanılarak yapılmıştı... Bunları sömürgeci devletlerin karanlık sicilleriyle beraber zikretmemizin sebebi, Türkiye'de de bu tür imar faaliyetlerin aynı amaçla yapıldığını çağrıştırmak değil... Sadece bu alanda sınırlı kalmanın 'milliyetçiliğin ta kendisi' gibi sunulmasına itirazdır...

***

Önemli olan zihinlerin inşasıdır... Nesillerin sağlığı, milletlerin ve devletlerin devamlılığı açısından bakıldığında, gelişen teknolojinin evlere neyi taşıdığı o teknolojinin kendisinden daha hayatîdir... Kültürü aşındıran bir teknolojinin hızı, telafisi olmayan millî kayıplarımızdan daha önemli olabilir mi? Daha erdemli bir siyasî hayat, daha adaletli bir düzen, bir arada yaşama iradesi daha da pekişmiş bir toplum söz konusu olmuş mudur? İşte cesaret edebiliyorsanız 'hizmet'i burada ölçeceksiniz...

Toplumun kılcal damarlarına doğru neyi taşıdığınız, 'araç'tan önce gelmez mi? Yolun veya tünelin uzunluğunu ölçebilirsiniz; metre ve katlarıyla... Ya yolsuzluğun veya adaletsizliğin ölçü birimi nedir; metre mi, kilo mu, fersah mı, okka mı? Millete hizmeti herhâlde önce burada test etmek gerekiyor... İnsanları bir arada tutan değerler yıprandıkça, o insanlar arasındaki zihnî mesafeler açıldıkça, şehirleri ve insanları hızı artıran araçlarla birbirlerine fiziken yaklaştırmanın ne anlamı kalacak ki yitip giden ve geri gelmeyecek olanların yanında?

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Öteki Sorosçular ne olacak?
Öteki Sorosçular ne olacak?
Ahmet GÜRSOY
Öteki Sorosçular ne olacak?
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Arslan BULUT
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Elçiler gönderilebilecek mi?
Elçiler gönderilebilecek mi?
Arslan TEKİN
Elçiler gönderilebilecek mi?
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Mehmet FARAÇ
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Milyonlar böyle akıtılmış
Milyonlar böyle akıtılmış
Murat AĞIREL
Milyonlar böyle akıtılmış
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Orhan UĞUROĞLU
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Bankacıların Malta sevgisi!
Bankacıların Malta sevgisi!
Remzi ÖZDEMİR
Bankacıların Malta sevgisi!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Servet AVCI
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Evren Devrim ZELYUT
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Murat TAŞKIN
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…