YAZARLAR
+
Aa
-

Kültürsüz başarı saman alevidir

19 Ekim 2021 Salı

Sayın Cumhurbaşkanı'nın "kültürde başarısız olduk" demesi gündemden düşmeyecek kadar önemli bir meseleydi. Tekrar tekrar söylediği halde, ne demek istediği ne tartışıldı, ne de anlaşıldı. Geçen haftaki yazımda söylediklerimi, bu yazıdan itibaren açmaya başlayacağım.

"Kültürde başarısız olduk" sözünü iyi anlamak lazım. Kültürün ekilmediği yerde biteceğini düşünmek akıl işi değildir. Evet kültür ekilmemiştir ki biçilsin. Ektiğimizi sandığımız sahte tohumlardır. Yanlış tohumları yanlış toprağa gömdüğümüz de oldu. Bizdeki kültür sefaletini derinleştiren hususlar için başlanacak yer açık: Bir siyasi hareket, ben geldim ve her şeyi değiştireceğim demiştir. "Değiştireceğim" yumuşak kalır. Eskiye dair ne varsa yıkacağım ve başka bir Türkiye yapacağım diyerek "ele geçirdiği yerlerde" gördüğünü ya hırpalamış, ya değiştirmiş ya da devirmiştir. Buradan hareket etmeyen bir anlama gayretiyle o tekrar edilen sözdeki özü idrak edemeyiz.

"İKİ TÜRKİYE"

Eski Türkiye ve Yeni Türkiye tabirleri anahtar kavramlardandır. İki ayrı Türkiye'den bahsediliyor. Eskisi eskide kaldı, çünkü biz geldik ve onu yıktık. Rejim ve sistemi değiştirdik diyorlar. Peki bu olumlu bir dönüşüme yol açmışsa ve çok iyi bir şeyse kültürde başarısız kaldık denmesi ne manaya gelir? Söyleyen farkında mıdır bilmem ama söylenendeki mana açıktır: Kültürde başarısızlık topyekûn başarısızlığı itiraftır. Çünkü kültür yoksa sürdürülebilir bir başarı da yoktur. Hatırlayın, bir defasında daha geniş bir cümleyle "Kültürde ve eğitimde başarısız olduk" denmişti. O zaman hangi başarıdan söz edilebilir diyen çıktıysa da ben hatırlamıyorum.

Yeni bir düzen kurma iddiasıyla yola çıkan ihtiraslı bir zümrenin dümeni ele geçirmesi mümkündür. Fakat ideolojik körlükle boyanan "ham hayal"i bir yerde böyle suya düşer. "Kültürde başarısız olduk" odur. Mesele o ham hayaldedir. Din üzerinden çatışarak ve çatıştırarak gelen bir politik başarının ülke için ne manaya geldiği de tam anlaşılmış değildir. Sandıkla gelen galibiyet büyük bir güce yol açabilirdi, açtı. Kültür yoksa çatışma huyuyla huylanmış bir ekibin varacağı yer belliydi. Sadece kamplaştırmaya, ayrıştırmaya, insanları birbirine düşürmeye yaklaşma başarısı öne çıkacaktı, çıktı.

Evet, buna rağmen beklenen olmamıştır. Yıkıldığı sanılan da yıkılmış değildir. Binanın temeli sapasağlam ve bütün haşmetiyle görünmüştür. Atatürk'le gizli açık çatışmanın sonu hüsrandır. Türkiye, Atatürk'ün düşüncelerini dünden daha sağlam bir şekilde anlıyor ve benimsiyor. Kontrolsüz gücün kör kazmasının böyle tersten bir hizmeti olacağını da gördük.

Yine gördük ve biliyoruz ki bu memlekette ayrışmanın çatışmaya varması o kadar kolay değildir. Her şeye rağmen değildir. Mesela Türkiye, Alevi-Sünni ve etnik ayırımlar üzerinden o kırılmayı yaşıyor. Her türlü tahrike ve bizim aptalca destek vermemize rağmen, birliğe çok zarar verildi ama iç kavgaya varmadı.

İşte Yeni Türkiye bu zeminde din üzerinden kurgulandı. Çok tehlikeliydi. Kabul edelim ki, yaşadığımız en keskin ayrışma buradan doğdu. Yalnız, Türk toplumunun karakterinden gelen sürprizli yapısı bizim uyuşukluğumuza rağmen devreye girdi. Binlerce yıllık devlet ve inanış geleneğinin tortuları bile bu ayrışmanın şiddetinin istedikleri seviyeye gelmesini önledi. Türk'ün Türk gibi inanışının, Türk Müslümanlığının izi, merdiven altından hortlayan uydurulmuş dini ve bize uymayan selefi İhvan anlayışını durdurdu. Siyaseti ele geçirerek giriştiği şiddetli saldırıyı da püskürttü.

Yıkma gücü olanların yapma gücü olmadığını bir kere daha gördük. Şu anda, bu bakımdan da bir başarı hikâyesi yoktur. Ümitsizliğe yer olmadığını da gördük. Zaman alır, büyük fırsat ve imkân kaybına yol açar ama yıkılan bir türlü yapılır.

KESİN SONUÇ

Kültür ortaktır, renkler ve tonlar ayrılır. O ortak alanda şu veya bu görüşe meyyal gruplar, yapılar ve insanlar olur. Dinlisi dinsizi, sağcısı solcusu hepsi aynı havuzdadır. Tayyip Bey'in, "Kültürde başarısız olduk" derken bu ortak kültürü edinemedik dediğini sanmam. O alanı ele geçiremedik, kültürlüler, sanatçılar bizimle olmadı demek yanında, kendimizce bir kültür yaratamadık demek istediğini de anlayacağız. Farkına varılsın varılmasın, demek ki bir şey yapamamışız demek istediğini de bileceğiz.

Evet, kültürünüz yoksa başarınız da yoktur. Cumhurbaşkanlığı Kültür Politikaları Kurulu'ndaki anlı şanlı dostlarımızı bilmem ama benim için resim gayet net: Yıktığımız veya büyük yanlışlar yaptığımız gün gibi ortada. Yanlış tohumlar ektiğimiz gün gibi ortada. Ekili-dikili alanlarımızın çekirge sürüsüne talan ettirildiği de ortada. Türk Keneşi Kurucu Genel Sekreteri Halil Akıncı'nın dediği gibi, çare yok, "Keçiyolu bağımlılığından kurtulacağız".

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Ülke batmadan seçim gelse
Ahmet GÜRSOY
Ülke batmadan seçim gelse
''Sonradan geldik'' tuzağı kuranlara...
Arslan BULUT
''Sonradan geldik'' tuzağı kuranlara...
'Türkçe ve Felsefe Terimleri'
Arslan TEKİN
'Türkçe ve Felsefe Terimleri'
AKP'nin ''vatandaşlık'' kuşatması!!!
Mehmet FARAÇ
AKP'nin ''vatandaşlık'' kuşatması!!!
Gökçek'in itirafları
Murat AĞIREL
Gökçek'in itirafları
Sarayın bakanları kişilik ve onurları
Orhan UĞUROĞLU
Sarayın bakanları kişilik ve onurları
Fakirliğin kapısı açıldı
Remzi ÖZDEMİR
Fakirliğin kapısı açıldı
Kapanın kapılar!..
Selcan TAŞÇI
Kapanın kapılar!..
'Kul hakkı'nın selâmı var!
Servet AVCI
'Kul hakkı'nın selâmı var!