Nüfusu yüzde 50 artan ilçeler!

A+A-
Burhan AYERİ

Tarafsız Bölge'de işler iyice raydan çıktı. Bir tarafta kendi adaylarını beğenmeyen CHP'liler, öbür tarafta "hep destek tam destek" diyen iktidar sözcüleri. Hele bu üçlü Tayyip'çiler için bir yerde "dereyi görmeden paçayı sıvadılar" diyebilirim. Aralarında Zafer Şahin'i bu kadar dalga geçer havada hiç izlemedim.

"Nazif Okumuş, Mustafa Balbay ve hatta Elfin Tataroğlu'nun olduğu yerde ben gazeteci değilim" diyen Şahin'e söyleyecek laf bulamıyorum. Kendisine sormak istiyorum; "Son dönem yaptığı dişe dokunur tek bir haberini hatırlatır mı?" Bu arkadaş bana göre yanlış kulvarda. Kesinlikle "stand-up"çı olmalıydı. Espri sandıklarından birini mutlaka yazacağım: "CHP'nin İstanbul için seçtiği belediye başkan adayında en büyük etken İmamoğlu soyadındandır."

Mesajla paslaşma

Haydi bakalım şu kış gününde gülün bu soğuk espriye. Eğer bu iğnelemeyi bir CHP'li yapsa çoktan savcılara suç duyurusunda bulunmuşlardı. Nitekim anlam olarak benzemese de, Nazif Okumuş'un "MHP ile gönül bağım var" demesine Balgat'takiler Zafer Şahin aracılığıyla tekzip gönderdiler. Bunun tamamını okumadı ama çıkardığımız sonuç "hakem anlarsın ya" cinsindendi.

Eğer MHP'nin savunması bu tipler aracılığıyla yapılıyorsa üzülmemek elde değil. Vah ki vah...

Kanaatime göre, bu örnekleri çoğaltınca kesin karar verdim; "Ekrana çıkacaklar mutlaka Passolig sahibi olmalı."

Üstünde durmalı

Mustafa Balbay onca didişme arasında bir de önemli örnek verdi. Ankara'nın dört ilçesinde sadece altı ayda seçmen sayısı yüzde 50 artmış. Sizce tuhaf bir durum yok mu? Bunu sağlayan hangi güç? Ortaya dökülen tespiti ülke çapına yayarsanız durum alarm veriyor. Demek ki seçim güvenliği şimdiden zaafta.

Seçmen kütüklerinin hokus pokuslanmasına müdahil olanlar belli. Görev, Yüksek Seçim Kurulu ve devletin savcılarına düşmekte.

Mustafa Balbay'a da uyarıda bulunmak istiyorum. Konuşmalarını çiklet gibi uzatıyor. Bunun arkasında yatan neden belli; "Mutlaka bir nükte çıkarma çabası." Son kayda geçirdiği "Ak Parti'liler bu defa kriz yok krizi peşindeler."

Dikkat etmeli

Bir ara durum o kadar gerildi ki, Elfin Tataroğlu gibi bir Hanımefendi patladı. Sesini duyurmak için nara atmak zorunda kaldı. Bu da gösteriyor ki seçim yaklaştıkça hava daha fazla gerilecek.

Bereket A. Hakan Coşkun, Ercan Gürses gibi değil. Yani "alttan oymacılığı" henüz beceremiyor.

Son uyarı Nazif Okumuş'un. Bir ara az daha ağzından çok tehlikeli bir cümle çıkıyordu. "Eğer olası Fırat Operasyonu seçim için yapılacak" deseydi şu anda kıyamet kopuyordu. Okumuş, böylesi tehlikeli girişlerden mutlaka uzak durmalı.

Trump konusu

CNNTURK başta tüm ekranların ilk konusu ABD Başkanının "gel-gitleri" idi. Bu konuda söz alanlara bakıyorum, iktidar ve muhalefet aynı fikirde. Trump'ın ne kadar tutarsız olduğunda kimsenin itirazı yok. Suriye'den askerleri çekiş süresini önce 30 güne çıkardılar bir süre sonra uzatmalara başladılar. Kanımca ABD, Suriye'den çıkmaz. Irak'a yerleşir. Bunların toplam sayısı iki bin kişi. Ya geride bıraktıkları. En azından 50 bin PKK uzantısını ne yapacaklar?

Bir de Esad var. Fırat'ın doğusunda Türk askeri yerine PYD'lileri görmek istediği kesin.

"Trump söz verdi mutlaka çekilecek" diyenler sıra Suriye'ye geldi mi şaşırıyorlar. Bu tarih, bir dahaki başkanlık seçiminden sonraya bile kalabilir.

Esad'la doğrudan temas mümkün mü? Yine aynı yerde kilitlendik: "Çok bilinmeyenli denklem"...

***

İlle de müzik

Kimi canlı yayınlar benim için ideal. Mesela TRT Müzik'te önce İstanbul'dan başladı. Mesut Cemil Stüdyosu'ndaki yayın Yesari Asım Arsoy'a ayrılmıştı. Şef Mustafa Doğan Dikmen'di. Arsoy'u 18 Ocak 1998 günü kaybettiğimiz unutulmamıştı. Üstadın Safiye Ayla ile bir taş plak düeti dahi verildi.

Bu arada yönetmen Serpil Budak'ın soyadının "yerli ve millî" hale geldiğini de fark ettik. Sanırım, medeni hâlinde eskiye dönüş olmuştu.

Ankara'ya

İstanbul'daki canlı yayından başkente geçildi. Ömer Hayri Uzun şefliğindeki Harman Yeri de fırtına gibi başladı. Yeni sezonla birlikte tamamen Türk Halk Müziği'ne döndüğünü fark ediyoruz. Bunda en fazla katkısı olan Umur Hazangil dostumuz.

GÜNÜN SÖZÜ

Fazla sevildiği için kimse şikâyet etmemiştir. Tolstoy.

 

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları