Suriye'de uzatmalar oynanıyor

A+A-
Cüneyt MENGÜ

2011'den beri Suriye'deki kaosla ilgili son günlerde yayınlanan haberler incelendiğinde; ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde Irak'ın kuzeyinde ihdas edilen özerk bölge modeline benzer bir yapı oluşturmaya kararlı olduğu anlaşılmaktadır. Uzun bir süreden beri bu projenin farkında olan Ankara, tüm uyarılara rağmen istenilen bir sonuç alınmasında zorlanmaktadır. 

DEAŞ bahanesiyle terör örgütü PKK'nın uzantılarının başını çektiği sözde Suriye Demokratik Güçlerinin sayısının 70 bin kişiye ulaşması, bölgenin çeşitli noktalarında havaalanı üsleri dışında gözlem noktalarının oluşturulmasının yanı sıra savaş uçaklarına karşı hava savunma sistemlerinin kurulması ve Membiç senaryosu, Türkiye açısından bardağı taşıran son damlalar olmuştur.

İki gün önce Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamada, Fırat Nehri'nin doğusunda bulunan terör örgütlerine yönelik askeri operasyonların başlayacağını ilan etmesiyle tüm dünyada gözler bölge üzerine çevrildi.

Amerikalıların her türlü hazırlıklar devam ederken ABD'nin Suriye özel temsilcisi James Jeffrey,  geçen hafta küçük grup olarak adlandırılan ve Almanya, İngiltere, Fransa, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülke temsilcileri ile ABD Dışişleri Bakanlığı'ndaki toplantının ardından yaptığı açıklamada, ABD'nin bölgede öngördüğü hedefleri gerçekleştirene kadar Suriye topraklarında kalacağını belirtti. Jeffrey ayrıca ABD Başkanı Trump'ın bu yönde elinde çeşitli seçeneklerin bulunduğunu sözlerine eklerken sözünü ettiği seçeneklerle ilgili olarak 1991'de Irak'ın kuzeyinde nasıl Çekiç Güç'ün konuşlanmasıyla uçuşa yasak bölgenin oluşturulduğunu hatırlatmış oldu.

Suriye'de yeni anayasa komisyonunun kurulmasıyla ilgili nihai tarih olarak kararlaştırılan 31 Aralık tarihine sadık kalmaları gerektiğini Amerikalılar sürekli ileri sürmektedirler. 

Bölgede herkesin farklı hesapları olduğu için uzlaşmanın da kısmen zor olacağı görüşleri yaygındır. 

Bir defa Suriye'nin geleceği konusunda devletin adı ve yapısı tartışma konusudur.

Gerek Rusya'nın gerekse ABD'nin elinde yeni anayasa taslağı bulunmaktadır. Türkiye-Rusya ve İran'dan oluşan üçlü ittifakın da yeni anayasayla ilgili aralarında bazı itilaflar bulunmaktadır.

Her ne kadar Suriye'nin toprak bütünlüğünden söz edilse de öne sürülen taslakların buna ne kadar yansıyacağı da şüphelidir. Londra çıkışlı Asharq Al-Awsat Gazetesinin 14 Aralık tarihli sayısında yer alan habere göre Rusya'nın öngördüğü yeni anayasada Rusya'nın Suriye topraklarında hava ve deniz üssü kurma hakkının yer almasını ileri sürerken, Tahran ve Ankara'nın da aynı hakları talep ettiği iddia edilmektedir. Zaten Amerika, Suriye için kesinkes bir federasyon ve özerk bir bölgenin kurulması peşindedir.

Irak, İran, Pakistan ve Afganistan'dan Suriye'de bulunan ve İranlı milislere katılan 90 bin gönüllü milisin yaratacağı sıkıntı ortadadır.

Yine aynı gazeteye göre Suriye'de bir takas işleminden söz edilmektedir. 2016'da Güney İdlib,  Rakka'nın kuzeyi ile takas edildi. Böylece Şam Rejimi'nin Halep'in doğusuna girmesiyle TSK da Fırat Kalkanı ile El Bab ve Cerablus'a girmiştir. 2018'de ise rejimin Suriye'nin güneyi ve Gota'yı geri alırken TSK'nın da Afrin'e girmesiyle takas tamamlandığı ve benzer takas işlemlerinin de Amerika ile Menbiç'te yaşandığı iddia edilmektedir.

Bu iddia doğruluğu sonucunda Türkiye kantonların birleşmesini önledi ve Akdeniz'e koridor açılmasının önünü kesmiştir. Şimdi de üçüncü operasyonda bir takas söz konusu ise özerk bölge dışında her türlü siyasi takas işleminin Türkiye'nin yararına olacağı kanaatindeyim.

Bu arada Amerikalı diplomatların rejime muhalif liderlere gönderdikleri mesajlarda; Fırat'ın doğusunda yapılan operasyonların endişe verici ve kabul edilemez olduğunu belirtmekte ve kendilerinden herhangi bir operasyonda yer almamalarını talep ettikleri ileri sürülse de Mehmetçik'ten kaçış olmayacaktır.

Suriye'nin toprak bütünlüğü ancak siyasi geçişin nasıl olacağına dair tüm Suriyelilerin katılacağı bir referandumun yapılması ile ve Türkiye'nin Suriye rejimiyle işbirliği içerisinde olması ile mümkün olacağını tekrar ifade etmek isteriz.

Dr. Cüneyt Mengü

[email protected] <mailto:[email protected]>

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları