Türk doktorun iddiası: "Tedavi yöntemleri temelden yanlış!"

Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde "Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı" olarak görev yaparken, Covid-19 hastalarının tedavi yöntemleri konusunda Başhekim ve İl Sağlık Müdürü ile görüş ayrılığı yaşadığını ve emekliliğini istediğini belirten Dr. Orhan Kara, "Covıd-19 Hastalığının Gerçek Patogenez Teorisi" başlıklı bilimsel bir makale gönderdi. Tıp diliyle yazıldığı için bu makaleden alıntı yapmayacağım ama Dr. Orhan Kara, kısaca, "Bu tez, dünyada şu anda yapılan tıbbi tedavi yaklaşımlarının temelden yanlış olduğunu anlatıyor. SARS-COV2, mide bağırsak sistemini tutarak etki ediyor. Solunum sistemini değil." diyordu.

Cevabi mesajımda, makaleyi tam olarak anlayamadığımı belirttim.

***

Dr. Kara, mutasyon haberleri artınca tekrar mesaj gönderdi ve şunları yazdı:

"Sayın Bulut,

Maalesef yeni bir pandemi dalgasının ipuçları belirtmeye başladı. Hatalı tedavi yaklaşımları kaldığı yerden devam edecek gibi görünüyor.

Size ilettiğim tezime dikkat edilirse aşağıdaki sonuçlara ulaşılır:

1 - Covıd-19 patogenezi yanlış tarif edilmiştir. Bu yanlışlık sebebiyle tüm primer tedavi yaklaşımları hatalıdır.

2 - SARS COV2 enterik bir patojendir. Fakat ICTV gibi uluslararası virüs klasifikasyon sistemlerinde, halen virüsün bu özelliğinden bahsedilmemektedir.

Bu sebeple bağırsak tutulumu yaptığı hususu sürekli gözlerden kaçırılmaktadır.

Bunun bilinçli olarak yapılmakta olduğunu düşünmeye başladım.

3 - Covıd19, primer bir bağırsak hastalığıdır ve ishal hastalığı gibi karşılanmalıdır. Tedavi yaklaşımları kesinlikle değiştirilmelidir.

4 - İshal ile pnömoni aynı hastalıklar değildir. İshale ilk gün tedavisi uygulamazsanız ilerlediğinde vücudun elektrostatik dengesi bozulur. Geç kalmış olursunuz.

Basit bir ishal ile başlayan hastalığın ilerleyip pnömoni haline dönüşmesine sebep olursunuz. Şu anda tedavi algoritmasında yapılan en büyük hata budur.

5 - Covid19 ishal aşamasında erken müdahale edilmediği için ilerleyip lenfatik sistemin drenajını bozar. Akciğerlerde sıvı birikir. Biriken lenf sıvısı sebebiyle hastalığı pnömoni zannederek pnömoni tedavisini baz alıyorlar. En büyük hatalardan biri budur.

6 - Hastaların eline ilaç verip 'evde kal' denilmesi büyük bir hatadır. Ortalama 7 gün sonra nefes darlığı oluşması kaçınılmazdır.

7 -Test pozitifliği saptandığında hastalar mutlaka iştahsızlık, güçsüzlük, bulantı, ishal, kusma, sırt-bel ağrısı gibi semptomlar açısından gözlem altında tutulmalıdır.

8 - Kan ve serum değerleri pozitifliğin ilk gününde ölçülmelidir. Eksik olan değerler, derhal gecikmeden yerine konulmalıdır. Bu husus mortaliteyi azaltacak olan en önemli ayrıntıdır.

Sebepleri tezimin içinde kodlanmış olan bir dizi farklı tedavi yaklaşımı daha mevcuttur. Yetkililer istedikleri anda kendilerine sunmaya hazırım."

***

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji uzmanı Ezgi Güler, "COVID-19'da abdominal tutulum bulguları" başlıklı makalesinde "COVID-19 olgularında saptanabilen abdominal görüntüleme bulguları arasında barsak duvar kalınlık artışı, pnömatozis, sıvı ile distandü barsak segmentleri ve kolestaz bulguları yer almaktadır. Radyolojik olarak bulguların tespit edilmesi tedavinin yönlendirilmesinde yol göstericidir." diyor.

Science dergisinde 2020'nin Mayıs ayında yayımlanan başka bir makalede, SARS-CoV-2'nin bağırsakları enfekte edip çoğalabildiği belirtildi.

Türk araştırmacıların, bu konuda çok sayıda bilimsel çalışması var... Hepsinden bahsetmem mümkün değil ama isteyen İnternet'ten araştırabilir.

***

"Teşhis ve tedavi yöntemleri" ile ilgili bir konuda benim fikir ileri sürmem doğru olmaz. Yalnız, ortada çok ciddi bir iddia var ve iddianın sahibi, bilimsel tutumundan vazgeçmemek için emekliliğini isteyecek kadar ilkeli ve kararlı bir doktor... Bu itibarla "Dr. Orhan Kara'nın bilimsel görüşünün, kamuoyu tarafından bilinmesi gerekir" diye düşündüm...

Yazarın Diğer Yazıları