Türkiye'nin arızaları - Ahmet GÜRSOY
2 Aralık 2021 Perşembe
İstanbul Hava durumu İstanbul 12°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Ahmet GÃœRSOY
Ahmet GÃœRSOY

Türkiye'nin arızaları

ahmetgursoy.028@gmail.com
+
Aa
-
14 Kasım 2020 Cumartesi

Farkında mısınız? Türkiye, belirli aralıklarla döngüsel olarak krize giriyor. İşin garip tarafı bu krizler adeta ülkenin kaderiymiş gibi algılanıyor. Sanki normal olan bir durumla karşı karşıyaymışız da sonra bunu çözüyormuşuz gibi.

Hâlbuki durum öyle değil. Ortada ap açık bir arzalar dizisi var.

Nasıl bir arıza?

Yönetememe, arızası.

Dünyanın pek çok ülkesinde ekonomik kriz oluyor. Ancak krize giren ülkeler bunu çözdükten sonra tekrarı olmasın diye, bundan bir ders çıkarıyor. Krize giren ülkede iktidarlar değişse bile, alınan ders devletin hafızasında duruyor. Yeni gelenler, bu dersi hatırlıyor ve yeni bir krizle karşılaşmamak için önlem alıyor.

Bizde öyle değil.

12 Eylül 1980'den önce "70 sente muhtacız" diyorduk değil mi?

Gene aynı durumdayız.

Ecevit hükümeti döneminde krize girdik..

Çiller döneminde de girdik.

Onlardan önce de krize girmiştik..

Ne oldu?

Döndük dolaştık gene aynı noktaya geldik. Şimdi ne diyor yöneticilerimiz: "Acı reçete de olsa gereğini yapacağız."

DoÄŸru vallahi..

Eğer ciddi ciddi sonuç alınacaksa başka çare yok. Ancak bir sorun var: Bu acı reçeteyi kime yazacaksınız?

Hem ihale verip ve hem de vergi borçlarını yok saydıklarınıza mı, yoksa işçi, köylü, memur, emekli gibi geniş halk kitlelerine mi?

İkincisine yazacaklar. Eğer yazarlarsa? Çünkü bu da beraberinde risk taşıyor.

Ne gibi?

Seçmen kaybı gibi.

Geniş halk kitlelerine "acı reçete yazmak" çok kolay değil. Eğer seçime kadar ekonomik sonuçlarını herkesin hissedebileceği kadar olumlu hale getirebilirlerse siyasal getirisi olabilir. Dolayısı ile "acı reçete" verilmesi gereken bir karar ama ucunun nereye varacağı doğru yönetilmesine bağlı.

Türkiye'nin ikinci büyük ve önemli kronik hastalığı (sorunu) şudur: İktidara gelmek isteyen tüm siyasi grup ve partiler, geldiklerinde kendilerine uygun bir rejim kurma hastalığına tutulmuş durumda.

Kimileri, ben gelirsem sosyalizmi kurarım diyor.

Kimileri Atatürkçü rejimi yıkar yerine kendi İslamcı rejimimi kurarım diyor.

Bir baÅŸkası, tam liberal düzen ancak benimle  kurulur diyor.

Bu durumda kimse var olana (parlamenter sisteme) razı değil. Eğer öyle olsaydı MHP ve AKP çıkıp, Partili Cumhurbaşkanlığı diye, siyaset bilimine aykırı böyle bir sistem kurar mıydı?

Batıya bakın.

GeliÅŸmiÅŸ demokrasilere.

Onlarda yerleşik bir siyasal düzen var. Zaman içinde kuralları yerli yerine oturmuş. Her kim iktidara gelirse kurulu düzenin hükümeti olduğunun bilinciyle ülkesini yönetiyor.

Kısacası demem o ki, siyasal kriz ve yarattığı düzen karmaşasıyla, ekonomik kriz arasında bir ilişki var. Siyasal otoritenin bütün yükünü ve aynı zamanda gücünü tek kişiye verdiniz mi, otomatik olarak yönetim krizinin ateşini de yaktınız demektir. Çünkü içinde bulunduğumuz çağda en zeki, en kapasiteli, en yeteneklerle donatılmış kişiyi bulup getirip devletin tepesine oturtsanız ve bütün yetkileri kendisine verseniz bile altından kalkması mümkün değil.

Neden?

Çünkü her bir iş başlı başına uzmanlık gerektiriyor.

Ekonomiden anlayacaksınız, sağlıktan anlayacaksınız, eğitimden anlayacaksınız, dış politika stratejilerini aklınızda tutup bunu çözümlemeye zaman ayıracaksınız derken, ya ipin ucunu danışmanlarınıza bırakırsınız (bu durumda siz değil danışmanlarınız yönetmiş olur), yahut kimin ne yaptığını dinleyecek zamanınız bile olmadığından suyu akışına terk edersiniz, o da gidip her şeyi yıkar.

Sonuç, yönetilemez bir ülke ve dağ gibi sorunlarla karşı karşıya gelirsiniz.

Peki çözüm nedir?

Çözüm, gelişmiş ülkelerin yaptığını yapmaktır.

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
MHP neyin kavgasını yapıyor?
MHP neyin kavgasını yapıyor?
Ahmet GÜRSOY
MHP neyin kavgasını yapıyor?
Eğitim dâvâmız…
Eğitim dâvâmız…
Ahmet SEVGİ
Eğitim dâvâmız…
Millî parayı pul etmek millî güvenlik sorunu değil mi?
Millî parayı pul etmek millî güvenlik sorunu değil mi?
Arslan BULUT
Millî parayı pul etmek millî güvenlik sorunu değil mi?
Milleti Avrupa'nın ırgatı yapmak!
Milleti Avrupa'nın ırgatı yapmak!
Arslan BULUT
Milleti Avrupa'nın ırgatı yapmak!
Türk'ün yeni vizyonu
Türk'ün yeni vizyonu
Arslan TEKİN
Türk'ün yeni vizyonu
PKK'sız parti kurulabilir mi?
PKK'sız parti kurulabilir mi?
Arslan TEKİN
PKK'sız parti kurulabilir mi?
İktisadın sustuğu yer
İktisadın sustuğu yer
Esfender KORKMAZ
İktisadın sustuğu yer
Büyüme sürdürülebilir mi?
Büyüme sürdürülebilir mi?
Esfender KORKMAZ
Büyüme sürdürülebilir mi?
Krizden federasyon çıkmaz!
Krizden federasyon çıkmaz!
Hüseyin Macit YUSUF
Krizden federasyon çıkmaz!
Gelen tehlikenin farkında mısınız
Gelen tehlikenin farkında mısınız
Murat AĞIREL
Gelen tehlikenin farkında mısınız
''Kirlenmek güzeldir''
''Kirlenmek güzeldir''
Murat İDE
''Kirlenmek güzeldir''
Tehdit, öfke ve siyasi saldırılar
Tehdit, öfke ve siyasi saldırılar
Orhan UĞUROĞLU
Tehdit, öfke ve siyasi saldırılar
AKP iktidarı başardı; ''Dünya Rant Rekoru''
AKP iktidarı başardı; ''Dünya Rant Rekoru''
Orhan UĞUROĞLU
AKP iktidarı başardı; ''Dünya Rant Rekoru''
Casusluk…
Casusluk…
Selcan TAŞÇI
Casusluk…
Hocaların hocası Kemalpaşazade(!)
Hocaların hocası Kemalpaşazade(!)
Selcan TAŞÇI
Hocaların hocası Kemalpaşazade(!)
Geleneksel kültürümüzde kahve
Geleneksel kültürümüzde kahve
Mehmet YARDIMCI
Geleneksel kültürümüzde kahve
AKP bakın kimleri zengin etti!
AKP bakın kimleri zengin etti!
Evren Devrim ZELYUT
AKP bakın kimleri zengin etti!
Hakemin sahadaki yeri
Hakemin sahadaki yeri
Ertuğrul DİLEK
Hakemin sahadaki yeri
O sezonun bu haftası…
O sezonun bu haftası…
Murat TAŞKIN
O sezonun bu haftası…