2 Temmuz 2022 Cumartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 26°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Burhan AYERİ
Burhan AYERİ

Yeni Yol Partisi...

[email protected]
+
Aa
-
2 Eylül 2019 Pazartesi

Ak Parti'den kopanlara dikkat ederken, bazı isimlere şaşırmadım. Mesela Beşir Atalay. Habur sınır kapısında dekor mahkemeler kurulmasında epey katkısı vardı. Teröristlerin davul zurna eşliğindeki yargılanmasına katkısını inkâr etmek mümkün mü?

16 Ocak 2010'daki açıklamasını kim unutur? "İnsan hakları paketi" adını verdiği çözüm süreci materyallerini şöyle açıklıyordu:

* Cezaevlerinde Kürtçe başta, farklı dil ve lehçelerde görüşme imkânı sağlanacak.

* Özel kanallarda, diğer dillerde yayına izin verilecek.

* YÖK, başta Kürtçe olmak üzere enstitüler kurulmasını sağlayacak.

* Yaşayan Diller Enstitüsü'ne de yer açılacak.

* Ayrıca yol kontrollerinin azaltılması ve yayla yasaklarının asgariye indirilmesi için valiliklere genelge yollandı.

Cevap

Atalay bu açıklamayı 16 Ocak 2011'de yaptı. Peki sonra ne oldu? Yaklaşık 26 ay geçince bölücüler harekât başlattı. PKK, sadece Çukurca'da 24 askerimizi birden şehit etti. Bu saldırılar hiç hız kesmedi.

Başkaldırıya zemin hazırlayan Adalet ve İçişleri bakanlarının bugün "Yeni Yol Partisi" çabalarını görmek insanı şaşırtıyor.

Tam bu noktada 2014 senesinde, dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'in şu sözlerini hatırlatmakta yarar var:

"Hükümet yol haritasını bize vermedi. Basından okuyoruz. Keşke görüşümüz sorulsaydı. Hükümet çözümün silahsız olacağını söylemekle yetindi."

İtiraf

Erdoğan daha sonra Özel'e şeref madalyası takarken şöyle konuşuyordu:

"Her zaman ifade ettiğimiz bir hususun altını çizerek tekrarlamak istiyorum. Biz çözüm sürecini hiç bir zaman teröre meşruiyet kazandırma, şımartma, alan açma süreci olarak düşünmedik. Biz demokratik açılım derken düşüncemiz, sadece temel hak ve özgürlükler demokrasisiydi.

Biz "millî birlik ve kardeşlik projesi" derken milletçe bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım diye bunları söyledik. Çözüm süreciyle de bunu taçlandıralım istedik. Ama bunlar ne yazık ki çözüm sürecini falan anlamadılar. Anlamak istemediler. Öyleyse şu anda bu konu buzdolabındadır. Çünkü yapılanlar açıkça ortadadır. Bu süreci silahın vesayetinden kurtularak, sorunları siyasetin meşru araçlarıyla çözmek isteyenlere fırsat vermediler. Maalesef hem terör örgütü, hem de onun siyasi uzantısı olan parti bu imkanı değerlendiremedi."

Şimdi yapılanlar

Bazılarının 18 yıl sonra Ak Parti karşıtına dönüşmesine akıl erdirmek zor. Tek mantıklı cevap "koltuk sevdası" olsa gerek. Geçmişin mücahit geçinenleri birer Don Kişot'a dönüştüler galiba.

Peki bunlardan grup çıkar mı? Asla. Elde edebilecekleri en büyük başarı, yüzde 2'lik oy potansiyeli.

Haaa, bugünkü "altın terazisi" hesapları için önemli. Sıra Meclis'te grup kurmaya gelince bunun ismi "hayal ötesi"dir.

Bir görüş

Prof. Dr. Mithat Baydur'un tanımlamasıyla partiden kopuşlar, her zaman çöküntü getirmez. CGP'nin CHP'den kopması gibi...

Hoş siyasi tarihimizde bir kaç da tam tersi örnek mevcut. Geçenlerde vefat eden Ferruh Bozbeyli'nin Süleyman Demirel'e yaptığı oyun öncelik taşır. Hatta Demokrat Parti'nin CHP'nin içinde oluştuğunu hiç bir zaman hatırdan çıkarmamalıyız.

Ben yazmaktan bıkmadım, sizler de ezberlediniz. Ümit Davala'nın artık ün kazanan sözlerini tekrarlayıp final yapacağım:

"Bunlardan bi cacık olmaz!"

 

***

Üstü örtülüyor

Putin-Esad iş birliği şimdilik frene bastı. Yine fırsat kollayacakları günü bekleyecekler. Yani Türkiye'nin zayıf bir anını.

Moskova bir taraftan havuç politikası uyguluyor, öbür taraftan alttan alta oyuyor. "Bizim uçakları alın" diyor. Bu taktiğin son aşaması, piyadelerimizin kadro silahının Kaleşnikof'a dönüşmesidir. Aman bu oyuna dikkat.

Yerli malı

Düsturumuz "millî sanayi, millî ordu" olmalı. Mevcut projelerimize hız vermeliyiz. Kimse kusura bakmasın ama "yerli otomobil"i bir süreliğine askıya almalıyız. Cepheyi, bununla bölmeyelim.

...

GÜNÜN SÖZÜ

Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun, bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardı. ATATÜRK

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Milliyetçiler NATO'cu mu?
Milliyetçiler NATO'cu mu?
Ahmet GÜRSOY
Milliyetçiler NATO'cu mu?
Boris Johnson'ın ''Kahpe Bizans'' projesi!
Boris Johnson'ın ''Kahpe Bizans'' projesi!
Arslan BULUT
Boris Johnson'ın ''Kahpe Bizans'' projesi!
'Sovyet Tehdidi Karşısında Türkiye'nin NATO'ya Girişi'
'Sovyet Tehdidi Karşısında Türkiye'nin NATO'ya Girişi'
Arslan TEKİN
'Sovyet Tehdidi Karşısında Türkiye'nin NATO'ya Girişi'
Laiklik yoksa Türkiye de yok
Laiklik yoksa Türkiye de yok
Murat AĞIREL
Laiklik yoksa Türkiye de yok
Erdoğan'ın adaylığını koyamaması gerekir
Erdoğan'ın adaylığını koyamaması gerekir
Orhan UĞUROĞLU
Erdoğan'ın adaylığını koyamaması gerekir
Yazık değil mi bu ülkeye?
Yazık değil mi bu ülkeye?
Remzi ÖZDEMİR
Yazık değil mi bu ülkeye?
Kurtulmuş, ''Kibir kulesinden in'' çağrısını da kendi kendisine mi yaptı?
Kurtulmuş, ''Kibir kulesinden in'' çağrısını da kendi kendisine mi yaptı?
Selcan TAŞÇI
Kurtulmuş, ''Kibir kulesinden in'' çağrısını da kendi kendisine mi yaptı?
Doğru tercih yapmanın ipuçları
Doğru tercih yapmanın ipuçları
Yaşar ÖZAY
Doğru tercih yapmanın ipuçları
Siyasette sonucu kemik kitleler belirlemiyor
Siyasette sonucu kemik kitleler belirlemiyor
Servet AVCI
Siyasette sonucu kemik kitleler belirlemiyor