Yumuşak para ile dış ticaret...

A+A-
Fatma ÇELİK

Dünyada iki tür para birimi var: Yerel para ve döviz. Diğer adlarıyla yumuşak para ve sert para...

Ekonomi ile ilgili bir tahsiliniz veyahut şahsi bir ilginiz yoksa bu tanımlama yabancı gelebilir. Ancak son dönemdeki ekonomik olumsuzluklar sağ olsun(!), millet olarak yarı ekonomist olduk. Her kafadan ayrı bir ses, ayrı bir ekonomik politika önerisi çıkıyor. Madem bu alanla bu denli haşır neşiriz; o halde, iktisadi bazı kavramları da bilmemizde fayda var...

Yumuşak para nedir?

Yumuşak para, İngilizce söylemi ile 'soft currency', istikrarsız ve aşırı duyarlı para birimlerini tanımlamak amacıyla kullanılan bir terim. Bu türden paralar, bulundukları ekonomide çeşitli sebeplerle meydana gelen istikrarsızlıkla birlikte dalgalanma yaşarlar. Bu dalgalanmaları sebebiyle de uluslararası ticari faaliyetlerde tercih edilmemekle birlikte, yatırım amaçlı kullanım için de büyük risk taşırlar.

İşte, Türk Lirası, Meksika Pezosu, Brezilya Reali, Nijerya Nairası gibi pek çok para birimi bu gruba dahildir. Yumuşak paradırlar, yereldirler, yani yalnızca bulundukları ülke ekonomisinde geçerlidirler.

Görüldüğü gibi, gelişmiş değil, gelişen piyasa ekonomilerinde yer bulan para birimidir, yumuşak para.

Para biriminin "yumuşak para" olmasına sebep olan etkenler...

Gelişmiş bir finansal sistemin olmaması, yerel paranın yabancı para birimleri karşısında devamlı değer kaybı yaşaması, yüksek enflasyon oranı, merkez bankasının politikalarının hükümet tarafından eleştirilmesi, siyasi sorunlar ve bunlar neticesinde hükümetin güven vermemesi gibi pek çok neden ülke parasının "yumuşak para" olmasına sebep olmaktadır.

Yumuşak para olarak tabir edilen para birimlerine sahip ülkeler zaman zaman dış ticareti yerel para birimleri ile yapmak için heveslenseler de çoğunlukla bu mümkün olmaz. Yumuşak paralar finansal krizler, faiz oranlarındaki değişimler, siyasi karışıklıklar gibi etkenlere dayanamaz, dolayısıyla da dış ticarete ve yatırım kararlarına uygun değildirler.

Sert paralar ile ticaret

Dış ticarette yumuşak para kullanımının taşıdığı risk, ülkeleri sert para yani 'hard currency' ile ticaret yapmaya yönlendirmektedir. Sert para, dövizdir; güçlü ekonomiye ve güçlü siyasal sisteme sahip ülkelerin para birimleridir.

Amerikan Doları en yaygın küresel para olup, dövizdir; Euro, bölgesel para olup, dövizdir; İsviçre Frangı, İngiliz Sterlini ulusal para olup, dövizdir. Japon Yeni, Avustralya Doları ve Kanada Doları da yine bugünün sert para birimlerindendir.

Küresel ekonominin yöneticileri, sert paraya sahip ülkelerdir.

Sert para, güvenilir paradır, değerini koruyacağı veya değerinin artacağı beklenir. Sert para birimine sahip ülkelerde devlet, yatırımcı veyahut turistler gibi pek çok ekonomik aktörün güveni kazanılmıştır. Bu ülkelerde, merkez bankasının politik pozisyonu güçlüdür.

Dünyada dış ticaretin yüzde 70'i sert paralarla yapılmaktadır. Bu piyasanın baş aktörü Amerikan Dolarıdır ve daha uzunca süre öyle kalacak gibi görünmektedir. Rusya, İran, Türkiye gibi yumuşak paraya sahip bazı ülkeler, ABD ile yaşadığı sorunlar nedeniyle dış ticarette yerel paraya dönme doğrultusunda açıklamalar yapsalar da, paralarının istikrarsızlığı dış ticarette tercih edilmesi için engel teşkil etmektedir.

Özetle... Yumuşak para yalnızca kendi ülkesinde veya sayılı birkaç ülkede geçer; sert para yani döviz ise her yerde. Yabancı turistlerin ülkemizde dolarla, Euroyla alışveriş yapabilmesi mümkün iken, bizim yurt dışına çıktığımızda farklı para birimlerine ihtiyaç duymamız bundandır.

Tevekkeli değil, TDK, yumuşak parayı "güçsüz para" olarak tanımlamaktadır (İktisat Terimleri Sözlüğü, 2004). Aslında özetin özeti de budur: Yumuşak para, güçsüz paradır.

***

Günün Sözü

Bugünün sorunları, dünün çözümlerinden kaynaklanır. Peter Senge

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları