Yüz yaşında ameliyata girenler!

A+A-
Burhan AYERİ

65'inden sonra "sokağa çıkma yasağı konulanlar"ın kimilerine büyük haksızlık yapıldığına inananlardanım. Kalp cerrahı Dr. Michael E. DeBakey ameliyata, baypas yapmaya, 99 yaşına kadar devam etmişti.

Aynı şekilde dünyanın en ünlü beyin cerrahı kabul edilen Gazi Yaşargil halen 95 yaşında.

Demek ki Türkiye'de olsa, değil ameliyathaneye sokağa çıkamazdı. Hem kafaca hem vücutça yaşı büyükler elektronik kelepçeye bağlanmış mahkûmlara mı çevrilecek?

Düzeltilmeli

Şu halimizi hatırlatan birkaç filmi anımsıyorum. 10. Kurban gibi. Konusu "sokağa çıkamayanlardan daha beter." 1996'da çevrilende "ülkeyi yöneten ulular", 40 yaşını geçen herkesi infaz etme kararı alır.

Kimi çocuklar bu infazcılarla mücadeleye başlarlar. Amaçları anne ve babalarını kurtarmaktır.

Örneğin ünlü Rus yönetmen Andrey Tarkovski'nin çektiği 1986 yapımıdır. Zaten bu da son filmi olur. İsveç sinema tarihinin en tanınmışı kabul edildi.

Asteriks

Geçenlerde yazdım, Fransız-Belçika comistlerinde "çizgi romanları ve filmleri" Asterikstir. Halen bu firmanın lideri ise 102 yaşında. Bunlar ve hayatta kalan varisler müthiş para kazanıyorlar. Bizde zorla kızağa çekilenler ise ekmek temininde aciz hale konuldu.

Özel kart

İşte bunlara şeref kartı verilmeli. Bu anları hatırlamalı.

Aklıma merhum pehlivan yazarı Murad Sertoğlu geldi. Nice askeri darbelerde, sokağa çıkma yasaklarında o yine Sahaflar Çarşısındaki çınarın altında yazmaya devam ederdi. Kimse de gelip "evine git" demezdi.

Madem 3 hafta

Dilerim Erdoğan, bu tiplere, dolayısıyla koruma kollamasını yapar. Süleyman Soylu kanalıyla "gerekli emri vermiştir". Zaten iç güvenlik güçlerimiz çoktan bu olgunluğa ulaştılar.

Ekrandakiler

Televizyon tartışmalarına çağrılı olanlar bir diğer konu. Aralarında "yasaklılar" yaşına ulaşanlar bugünden itibaren nasıl gezebilecekler?

Yine de içlerinde çok değerli uzmanlar mevcut. Sözünü ettiğim istisna mutlaka "ayrıcalıklı kart"la onurlandırılmalı. Yeri geldi, bu tartışmanın haksızlığından da bahsedeceğiz.

Özışık'a kutlama

CNNTÜRK Masası'nda en çok kimi beğendiğimi sorarsanız Süleyman Özışık derim.

Bu Özışık, tam benim kafamdaki soruları yöneltti. Daha doğrusu sade vatandaşın korkularını tercih etti. Kovid-19 paranoyasını bire bir aktardı. Orada olsaydım aynı soruları sorar, endişelerimi aktarırdım.

Unutmadıklarım

Burada bir de gönderme yapacağım. Birisi de öne sürülenleri aynen savundu. Onun aktardığı bu teşhislerin farkındayım. Kısaca aktaracağım:

* Savcılığa suç duyurusu.

* Yüklü borç başvurusu.

* Sahte vekalet ve tahakkuk fişi kesilmesi.

Bir KHK'lı doktordan öneriler

"Biz hastalığı sınırlayıp kontrol altına alamazsak hastalık bizi sınırlayacak. Daha önce gelen karantinaya alınmamış, umreden dönen ya da yurt dışından yeni getirilenlerin takibini aile hekimlerine bırakmamalıyız. Bu hekimlerin bunca iş yüküyle bunu verimli hale getirmesi zor. Bir doktor ve bir hemşireden oluşacak mobil ekiple korona avcısı gibi çalışamazlar. Tıbbi gözetim yapılıp test için kan ve diğer örnekleri sadece yapabilirler. Hızlı test olmadan başarı gelmez. Bunun önlemi budur ve maskelerle tamamlanır. Şehir merkezlerindeki en donanımlı özel hastane devletleştirilmeli. Yoğun bakımdan da desteklenip korona hastaları buraya alınabilir. Diğer hastaneler de öteki hizmetlerle kullanılır.

Ödüllendirilme

Geceleri alkışlamakla yetindiğimiz sağlık çalışanları mutlaka tek kişilik odalarda yatırılmalı. Eğer bunlar yapılsa 5 ya da 6 haftada virüs kontrol altın alınır. Para vermeden yaparım, salgın bitince de yollarımı ayırırım zihniyeti tamamen yanlıştır."

Hipopotam

Belgrad Ormanında mangaldakini götüren şahsı görünce meslektaşım Erkan Yiğit'in mesajını anımsadım; "sokağa çıkma yasağı gelmek üzere". Adam oturmuş ağzını açışı ve yutuşuyla çok sene önce tanıdığımız bir çamaşır suyu markasını hatırlattı; HİPO.

Yaşı müsait olanlar üstündeki resmi iyi anımsar; ağzı açık bir Hipopotam. İnsan yüzü oturtulmuş hali. Maalesef bizim orman kibarı yaştan yırtıyor. Yetkim olsa ayağına elektronik kelepçe takıp ikametgahında sabitlerim.

GÜNÜN SÖZÜ

Hiçbir iğnenin iki sivri ucu yoktur. Çin atasözü

 

dfs-004-001-011.jpg

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları