25 Ekim 2021 Pazartesi
İstanbul Hava durumu İstanbul 16°C
Doviz verileri
  • DOLAR
  • EURO
  • ALTIN
YAZARLAR
Ahmet GÜRSOY
Ahmet GÜRSOY

MHP, otoriterleşme ve parti gelenekleri

[email protected]
+
Aa
-
19 Temmuz 2008 Cumartesi

MHP yönetiminin milliyetçi gelenekleri yaşatıp geliştireceği yerde otoriter bir çözümle ortadan kaldırmayı seçmesi aklı başında olan herkesi kaygılandırıyor. MHP, başta ocaklar olmak üzere temel kurum kodlarında meydana gelen veya gelebilecek birtakım arızaları giderme yolu olarak en ilkel ve kaba yöntemi seçiyor.
Kapatalım.
Engelleyelim.
Yaşatmayalım.
Bu otoriter, buyurgan ve kendini sürekli haklı gören bakış, elbette eleştiriye de tahammülsüz. Sadece bununla da kalsa neyse dersiniz; bir de alınganlık var. Yansıyan davranışlardan görülüyor.
Öncelikle parti içi muhalefete karşı ortaya çıkan tahammülsüzlük beraberinde parti içi demokrasinin gelişmesini de engelliyor. Parti içinde muhalifsiz kalan parti iktidarı, bu davranışıyla, fikren türdeş olduklarına bile tahammülsüz olduğunu dışa vurmuş oluyor. Ortaya çıkan bu tahammülsüzlük kültürü, kendi fikirdaşına dayanamayan, eleştirilerini dinlemek istemeyen, onun hukukunu yok sayan ve çoklu düşünmeyi her seferinde engelleyen parti rolünü yüklüyor MHP’ye. Böyle bir partinin toplumun tümünü demokrasiyle yöneteceğinden şüphe duyulur.
Niçin?
Çünkü her seferinde parti içi muhalefeti tasfiye ederek muhalefetsiz kalan parti iktidarı, ister istemez eleştirinin önünü kestiğinden kapalı bir sistem haline dönüşüyor. Başka bir ifadeyle aynaları kırdığından kendini göremiyor. Fikirdaş olduğu kendi içinden muhalefetle birlikte yaşama, birlikte sorun çözme, birlikte eleştirilere katlanma, birlikte yapılanma rollerini hiç oynamadığı için de demokrasi kültürü, yani alışkanlıkları kazanmamış oluyor.
Bu durumun beraberinde getirdiği bir önemli sorun da şudur: Reis kültürü. Tahammülsüzlük kültürü beraberinde otoriterleşmeyi, otoriterleşme de reis kültürünü besliyor.
Demokratik parti yönetimlerinin benimseyeceği şey, reis kültürü değil, seçilmiş demokratik liderliktir. Eş deyişle eşitler arasında birinci olduğunun farkında olarak davranan demokratik lider kültürüdür.
Partiler, uygulamaları, örgütsel davranışları, olaylara karşı geliştirdikleri tutumlarla zaman içinde kurumsal kültür oluştururlar. Kültür yaşanılan şeydir. Parti kültürü de partililer tarafından yaşanır. Kültürün yaşanılırlığı sebebiyledir ki parti içinde görev alan bireyler, hem ülke siyasetini öğrenir hem de genel siyaseti öğrenir. İşte bu yönüyle partiler uygulamalı siyaset okulları sayılmaktadır.
Türkiye’de istenildiği gibi demokrasi gelişmiyorsa, beklenen hukuk devleti normları zaman zaman askıya alınıyorsa, sebeplerden biri, partilerin demokratik siyaset okulu olduklarının bilinciyle hareket etmemeleridir.
Türkiye siyasetinin birer aktörü olan siyasi partilerde iç muhalefet çoğu kere parti düşmanı gibi algılanmakta, fırsatı bulunduğunda parti iktidarınca en kısa zamanda ortadan kaldırılmaktadır. Kendi kurum kültürü içinde muhalefetle yaşamayı öğrenmek istemeyen partiler, zamanla ülkeyi yönetmek üzere iktidara geldiğinde aynı şekilde otoriterleşmeye, mümkünse muhalefetsiz ülke yönetmeye yönelmektedir.
Bu yönüyle Türkiye’de parti içi demokrasi sorunu genel bir durumdur. Temelde aynı oldukları halde MHP’nin öteki partilerden farkı, otoriterleşmenin boyutuyla ilgilidir. MHP’deki reis kültürü, partinin tarihsel birikimi olan geleneklerin ortadan kaldırılması, parti içi muhaliflerin anında tasfiyesi, gerektiğinde şiddete yönelme, diğerlerine göre biraz daha otoriter, daha hazımsız görüntü vermektedir. Nitekim 57. hükümet döneminde Sayın Somuncuoğlu’nun başına gelenleri ve daha başkalarını Sayın Sabahattin Önkibar önceki günkü köşe yazısında anlattı.
Partiler, birer uygulamalı siyaset okulu olduğuna göre, gençler, kendinden önceki tecrübeli partili büyükleriyle birlikte ülke sorunlarını çözmek için demokrasiyi, hukuk devleti olmanın önemini, yurttaşlık bilincini, vatanseverliği, ülkeye hizmetten alınacak bireysel doyumu burada öğreneceklerdir. Bu sebeple MHP yöneticilerinin Erciyes Kurultayı başta olmak üzere MHP’nin kurumsal kültürünün bir parçası olan özellikleri ortadan kaldırmak yerine geliştirerek geleceğe taşıması gerekir. Parti gelenekleri içinde demokrasiyi geliştirerek, yaşanır kılması icap eder.
Kılmasa n’olur?
...

DİĞER YAZILARI
TÜM YAZILARI
DİĞER YAZARLAR
Öteki Sorosçular ne olacak?
Öteki Sorosçular ne olacak?
Ahmet GÜRSOY
Öteki Sorosçular ne olacak?
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Arslan BULUT
AKP iktidarı ve Malazgirt'in rövanşı!
Elçiler gönderilebilecek mi?
Elçiler gönderilebilecek mi?
Arslan TEKİN
Elçiler gönderilebilecek mi?
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Mehmet FARAÇ
Nedir bu Soros, kim bu Kavala?..
Milyonlar böyle akıtılmış
Milyonlar böyle akıtılmış
Murat AĞIREL
Milyonlar böyle akıtılmış
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Orhan UĞUROĞLU
Kurtuluş reçetesi; Parlamenter Rejim
Bankacıların Malta sevgisi!
Bankacıların Malta sevgisi!
Remzi ÖZDEMİR
Bankacıların Malta sevgisi!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Servet AVCI
Vincenzo'nun aziz hatırası önünde yeniden saygıyla!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Evren Devrim ZELYUT
Dolar ona AKP sona yaklaşıyor!
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…
Murat TAŞKIN
Göztepe Stadı, Gervinho ve böyle maçlar…