Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan ücretsiz aşı iddiası hakkında açıklama

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'dan ücretsiz aşı iddiası hakkında açıklama
Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında saat 17.00'de toplanan Bilim Kurulu Toplantısı sona erdi. 'Yerinde karar' dönemine geçilmesinin ardından normalleşme takviminin ele alındığı toplantının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklamalarda bulunuyor. Koca, CHP lideri Kılıçdaroğlu'nun bedava aşıların devlete fatura edildiğine dair iddiasına yönelik; "Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici firma aşıyı bedavaya bağışlar mı? Biz firmaya, sözleşmemiz gereği size vermemiz gereken bir bedel var. Bunu size ödüyoruz? Böyle bir iddia var. Bu nedir? Firmanın bize cevabı: Bu aşıyla ilgili buradaki amaç, siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, nakit akış yönetimini sağlamak için bizi temsil eden Sinovac firmasına bedelsiz olarak verdik. Ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık. " şeklinde konuştu. Koca, AKP Kongreleri ile ilgili soru içinse, "Salgında bulaş yakın temasla daha çok artıyor. Kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçınmak gerekir. Bundan fazlasını söyleyemem" dedi.

 

Bilim Kurulu toplantısının ardından Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sağlık Bakanlığı Bilkent Yerleşkesi'nde basın açıklaması yaptı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Çin'den bedava gelen ve devlete para ile satıldığını iddia ettiği 1 milyon doz aşı ile ilgili "Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey yok" demişti. Koca'nın konuşmasında bu konuya da değindi.

Fahrettin Koca'nın açıklamaları şu şekilde;

"Bu dönemin insanları olarak hep birlikte yeni bir hastalık dönemini tecrübe ediyoruz. Dünya başarılı bir sınav vermedi. Her ülke elindeki imkanlar nispetinde tedbirler almaya çalıştı. Biz de elimizdeki imkanları en iyi şekilde kullanmaya çalıştık ve ülkemizin ismini dahi duymamış insanlara buradaki salgınla iyi mücadele edildiğini gösterdik.

Bu mücadele yaşadığımız acıları, ödediğimiz ve belki de ödeyeceğimiz bedelleri ortadan kaldırmıyor. Virüsün hayatımızdan çıkacağı günlere dair umudumuzu hep güçlü tuttuk. Kurumsal ve toplumsal mücadelede temel mücadele karşı koşulları büyük ölçüde tesis edebildik. 1 yıllık mücadele sürecinde pek çok deneyim de kazandık.

83 milyon olarak mücadelenin her boyutunda çok önemli tecrübeler edindik. Salgınla ve başka bir salgınla başa çıkabilmenin yolunu tıbbi olmaktan daha çok sosyal yönlü olarak gördük. Bugüne kadar sahne önünde Bilim Kurulumuz mücadelede önemli roller üstlendi. Hep karşınıza çıkmayan Toplum Bilimleri Kurulları ise sahne arkasında önemli işler gerçekleştirdiler.

Artık normalleşmeyi önceleyen bir döneme geçiyoruz; yerinde karar dönemi. Artık salgının sosyal hayata etkileri ile mücadeleye de odaklanacağız. Bilim Kurulumuzca hazırlanan plan dahilinde bugüne kadar aşılama çalışmalarında 1,5 milyonu ikinci doz olmak üzere 8 milyon doz aşılama seviyesine ulaştık.

Aşıyı hazır temin eden ülkeler içinde en hızlı ve en çok aşılamayı başarmış durumdayız. Aşı temininde tüm ülkelerin önemli sorunlar ve aksaklıklar yaşadığı dönemde sistematik olarak aşı programını uygulasak da nüfusa oranla kat etmemiz gereken çok yol var.

İlgi gören her ürünün temininde güçlük vardır. Deyim yerindeyse aşı kıtlığı yaşanan bir zamandayız. Aşılama programımızı anlık ve canlı olarak yayınlamaktayız. Bu açıklama üzerinden çeşitli değerlendirmeler yapılarak haklı haksız eleştiriler yapılabilmektedir.

Bugün aşıyı temin edebilirken yarın temin edilebileceğinin garantisini kimse veremez. Aşı tedariğinde her an aksaklık yaşanabilir, program kesintilere uğrayabilir. Bunu yaşamamanın tek yolu kendi aşımızı üretmektir.

Bugün itibariyle tedarik ve planlama sorunumuz yok. Birinci doz aşısını olan tüm vatandaşlarımızın ikinci doz aşıları güvence altındadır. Daha güvenli olanı kendi aşımıza sahip olmaktır. Bu konuda yapılabilecek eleştirileri eldeki imkanları en iyi şartlarda kullandığımızdan emin olarak değerlendirmenizi istirham ediyorum.

Aşı olduğumuz gün koruma başlamıyor. İkinci doz aşının üzerinden 14 gün geçtikten sonra aşılanmış oluyoruz. Yani ilk aşı olduğumuz günden 42 gün sonra. Tüm nüfusumuzun en az yüzde 60'ını aşılamadan aşı güvencesini elde etmiş olmuyoruz.

Her geçen gün sayısı artan mutasyonlu virüse dikkat etmek zorundayız. Vaka sayılarındaki artış bazı illerimizin diğerlerinden daha geç normalleşme sürecine geçmesine neden olabilecek. Tedbir halen en güçlü silahımız.

Geçtiğimiz haftalarda iller düzeyinde 100 bin nüfusa düşen haftalık vaka sayılarını paylaşmaya başladık. Bu verileri her hafta düzenli olarak paylaşmaya devam edeceğiz. Pozitif test oranı, yoğun bakım doluluk oranlarımız, entübe edilen hastalarındaki değişiklikler illerimizdeki risk durumunu belirlemektedir.

Risk durumlarına göre farklı iş kollarımızın faaliyet serbestliği konusunda Bilim Kurulumuzun çalışmasını sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında kabineye arz edeceğim. Güvenlik kuvvetli gereken tedbirleri arttıracaktır. Ülkemizin bir an evvel normal koşullarına dönmesi için, milletimizin sağlık ve sıhhatini muhafaza için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Ülkemize bedelsiz aşı geldiğiyle ilgili bir konuda açıklama yapacağımı söylemiştim. Muhalefet partisi liderinin Sayın Kılıçdaroğlu'nun bir açıklaması olmuştu biliyorsunuz.

Özellikle bu dönemde dünyada aşı savaşının yapıldığının yapıldığı dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arası ticari sır olarak kalması gereken bilgilerin ifşa edildiğini görüyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceğini özellikle ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari sır olarak kalmasını sözleşmeye de konduğunu, bu nedenle fiyatı özellikle söylememiştim. Vatandaşımız bunu çok iyi bilsin biz aşıyı dünyadaki bütün ülkelerin aldığı fiyattan en ucuza alan ülkeyiz demiştim. Bu iddiamın halen arkasındayım.

Bu ülkeler arası karşılıklı sözleşmeyle ticari sır olarak korunması gereken durumdu. Bunu çok rahatlıkla açıklayabilirdim. Rakamı söylediğimde bunu dünya fiyatlarından düşük olduğunu herkes biliyor olacaktı. Bu aşı başka devletlere de satılıyor. En ucuza satılan ülke Türkiye. Bu dönemde bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim. Yani bu aşı bağlantılarını çok erken yaptık. Faz 3 çalışması uygun çıkmamış olsaydı, Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı dolayısıyla bu aşıyı almamış olacaktık. Dolayısıyla teminatları garantiye aldık."

KILIÇDAROĞLU'NUN İDDİALARINA YANIT

Sayın Kılıçdaroğlu'nun ücretsiz aşıya para verildi iddiası olmuştu. Özellikle bu dönemde, dünyada aşı savaşının yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Ülkeler arasında bunun ilişkileri etkileyebileceği, ücret ve benzeri noktalarda bunun ticari bir sır olarak kalmasını, bir fiyat özellikle söylenmemiştir. Şunu söylemiştim; biz aşıdaki dünyadaki bütün ülkelerden daha ucuza aldık. Bu iddiamın arkasındayım. Bu ticari olarak saklanması gereken bir sırdı. Ama bu aşı sadece Türkiye'ye satılmıyor birçok devlete satılıyor. En ucuza alan Türkiye. Bu dönemde, bu aşıyı teminat olmadan almayacağımızı ifade etmiştim.

Faz-3 çalışması uygun olmasaydı, devamında Türkiye kendi yapması gereken tetkiklerden olumlu sonuç almamış olsaydı aşıyı almayacaktık. Teminatları garantiye aldık.

İddia şu: Üretici firma 1 milyon doz aşı üretti. Bu 1 milyon doz aşıyı aslında Türkiye'ye bedel almadan bağışladı.

Aşı savaşının olduğu bir dünyada üretici firma aşıyı bedavaya bağışlar mı? Bunun üzerine biz firmaya, sözleşmemiz gereği size vermemiz gereken bir bedel var. Bunu size ödüyoruz? Böyle bir iddia var. Bu nedir?

Firmanın bize cevabı: Bu aşıyla ilgili buradaki amaç, siz bizden teminat istediğiniz için biz teminatı sağlayamamıştık, nakit akış yönetimini sağlamak için bizi temsil eden Sinovac firmasına bedelsiz olarak verdik. Ama biz sizden ücretini olduğu gibi aldık.

Vergi ile ilgili de hiçbir sorun yok. Bizim verdiğimiz parayı firma 'Ben aldım' diyor.

"ARACI FİRMAYA PARA ÖDEMEDİK"

Bir diğer konu Aracı firma var mıydı? iddiası... Biz devlet olarak Sinovac ile görüşmeleri yaptık. Bu firmanın 10 yıldır tek bir distribütörü var. Bu distribütör ayrıca firmanın Türkiye'deki tek yetkilisi. Biz pazarlığı bütün görüşmeyi Sinovac firması ile yaptık. Aracı firmaya zerre kadar tek bir kuruş verilmedi.

SORULAR VE YANITLAR

(Karadeniz'de yeni önlem alınacak mı?) "Özellikle bugün Bilim Kurulumuzun gündeminde daha çok bölgelerin sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği şekliyle, yani düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olarak ayrımının nasıl olması gerektiği, hangi kriterlerin esas alınması gerektiği, illerde nasıl bir kısıtlama veya açılım olabileceğini tartışmış olduk. Şu an tam kapanma gibi bir durumu düşünmüyoruz. Ama her geçen gün vaka sayılarının giderek arttığını görüyoruz. Mutasyonun da özellikle Doğu Karadeniz bölgesinde Samsun, Ordu gibi artışını görüyoruz.

Ağırlıklı olarak daha çok İngiltere mutantı dediğimiz, virülans üzerine etkisinin olmadı ama bulaşıcılığı artan bir mutasyon yaygın. Güney Afrika ile ilgili 49 gibi bir mutantın görüldüğünü söyleyebilirim. Türkiye'ye özgü, bir ara Ankara'da 5 vakamız olmuştu. Bize özgü mutant olabilir mi şüphesi içindeydik. Bize özgü mutant olmadığını çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ama ağırlıklı İngiltere mutantı olmak üzere toplumda bulaşıcılığın çok arttığını söyleyebiliriz. Bu dönemde tedbirler daha da önemli olmaya başladı."

"BionTech'le ilgili ilk etapta gelebilecek aşı miktarı 800 bin olacak. 4,5-5 milyona tamamlanması için çaba sarfedilecek. Mart ayı sonuna kadar. İlk 800 bin aşı muhtemelen 10 gün içinde gelmiş olacak."

"Sözleşmeyi yaptığımız tarih 24 Kasım. Biz 24 Kasım'da Sinovac'la sözleşme yaptık. Toplam 100 milyon doz için sözleşme yapıldı. İlave Biontech'le ilgili 4,5 milyon doz Mart sonu olmak üzere sözleşme yapıldı. 30 milyona kadar opsiyonel. Mart'tan sonraki d önemde arttırabilmek için Uğur Hoca ile gayret içinde olacağız. Sputnik'le ilgili olarak ayrı bir hazırlığımız devrede. AstraZenica ile ilgili görüşmemiz başından beri devam ediyor. Onunla da ilgili önümüzdeki 1-2 hafta içerisinde önsözleşme imzalanabilir. Yakın takip içindeyiz. Nisan, en geç Mayıs ayında bu aşılama sürecini tamamlayabilir olmak bizim için önemli. Bizim toplamda şu anda Nisan, en geç Mayıs ayı sonuna kadar 105 milyon doz aşıya erişebileceğimizi biliyoruz. Şu an net kesin olan en geç Mayıs sonuna kadar olacağını düşünüyoruz. 52,5 milyon insanımızın aşılanması demek bu. Bu da zaten aşılanacak olan 20 yaş üzerindeki insanımızın sayısı. Ne zamana kadar en geç Mayıs ayına kadar bitirmek istiyoruz."

"İkinci aşıdan iki hafta sonra yani 42 gün sonra koruyuculuğu başlıyor. 65 yaş üzerinde olup 2 haftasının tamamlanmadığını biliyoruz. Ama süreçte 65 yaş üzerinde illerde bu konuyla ilgili bir esnetme yapılabilir. Aşılama oranı da parametrelerin arasında yer alacak."

"Bilim Kurulumuz bu konuyu tartıştı. Kabinede Cumhurbaşkanımızın başkanlığında bu öneri tartışılacak. Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle gerektiğinde açıklama yapılmış olacak. Bizim sadece öneri noktasında bu sunumu yapmış olacağız. Esas önemli olan illerin bundan sonraki dönemde vaka sayıarı, vaka test oranını, yoğun bakım doluluk oranı gibi birtakım parametrelerde bu kademelendirmenin nasıl yapıldığı üzerinde tartışıldı. 2 haftada bir uygulamayla ilgili hangi ilin hangi kararı alması gerektiği zaten belli olmuş olacak. Eğitim dahil olmak üzere Pazartesi günü kabinede gündeme alınmış olacak. Ondan sonra Cumhurbaşkanımız gerektiğinde tensip buyurursa açıklarlar."

"Aşılama başlamış oldu. Biz özellikle bu anlamda köy okullarından başlamış olduk. Bu başlangıçla birlikte önümüzdeki haftalar giderek daha yoğunlaşmış olacak. Bu biraz aşının tedariğiyle ilgili bir durum. Mart ayının 15'inden sonra daha yoğun aşının geleceğini söyleyebilirim."

"Yerli aşıyla ilgili faz 2 aşamasına gelmiş olan aşımız olduğunu biliyorsunuz. Faz 2 aşamasında olan aşı toplam 200 kişide düşünülüyor. Bu 200 kişinin 84 kişiye aşıları yapılmış oldu. Bunun tabii biliyorsunuz 28 gün sonra ikinci doz aşısı yapılmış olacak. Nisan ayında faz 2'nin biteceği ve Nisan sonunda faz 3'e geçebileceğini düşünüyorum. Bilim Kurulu olarak üzerinde tartıştığımız gelinen öneri noktalarını açıklamamı istiyorsunuz. Doğrusu bununla ilgili illerin kademelendirmelerinde önümüzdeki günler belli olmuş olacak.

"Bilim Kurulumuz hassasiyetle çalışıyor. Kanser, organ nakliyle ilgili benzer durum olmuştu. Tedaviye bağlı olarak erkene alınabilir mi olarak üzerinde çalışılıyor. Toplantı ve maçlarla ilgili özel durumu dün açıklamıştım. Genel olarak biz salgında bulaşın nasıl olduğunu biliyoruz. İlk günden itibaren salgında bulaşın yakın temasla birlikte daha da arttığını hep anlatır olduk. Bunu vatandaşımız biliyor. Özellikle vatandaşımıza kapalı, kalabalık ortamlardan uzak kalmalarını özellikle ifade etmiştik. Bu bilgilendirmede bir değişiklik yok."

"Bizim özellikle kalabalık ve kapalı ortamdan vatandaşımızın kaçınmasını özellikle, hassasiyetle belirtmek istiyorum. Maçlarla ilgili orada da benzer şekilde tedbirler, zaten yasak var biliyorsunuz. Taraftar olmak insanımızın sağlığını ötelemeyi gerektirmez. Bizim hassasiyetle, gayretle çaba sarfetmemiz, 83 milyon vatandaşımızın, eşit fedakarlıkta bulunarak mücadeleye katkı sağlaması gerekiyor. Hepimizin hassasiyetle üzerine düşeni yapması gerektiği kanaatindeyim."

"Ben ısrarla siyasi arenaya bu mücadelenin çekilmemesi noktasında kararlıyım. Bu arenaya özellikle çekilmek isteniyor. 83 milyon vatandaşımıza eşit davranarak bu mücadeleyi sürdürmekten yanayım. Bahsettiğiniz durumla ilgili bildiğiniz gibi dün il sağlık müdürlüğümüz açıklamada bulundu. Bununla ilgili PCR testinin yapılabilirliği hekimlerimizin sorumluluğunda, bir semptom olduğunda talep edilerek yapılabiliyor.

Özel bir durum söz konusu değil. Talep ücretsiz olacaksa, yani biz zaten kamu kurumlarında ücretsiz yapıyoruz. Özel kuruluşlarda yaptırılabilirler, semptomu varsa ücret ödemeyerek, yoksa ücret ödeyebilirler. Kamu kurumlarımızda hekim sorumluluğunda semptomu olan kişiye hekim talebiyle PCR testi yapılır. Özel bir durum söz konusu değil."

SAĞLIK BAKANI KOCA BUGÜNÜ İŞARET ETMİŞTİ

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin'in ücretsiz sağladığı 1 milyon aşıya para ödendiği iddiasına ilişkin "Vatandaşa verilmeyecek hiçbir hesabımız yok." ifadelerini kullanıp, bugünkü basın toplantısında konuya ilişkin açıklamada bulunacağını söylemişti.

Koca, "Vatandaşımıza bu anlamda veremeyecek hiçbir hesabımız yok. Ben bu yaklaşımı, davranışı, birlik ve beraberliği bozma noktasındaki bu yaklaşımı ahlaki bulmuyorum. Veremeyecek hiçbir hesabımız da yok. Özellikle 83 milyon vatandaşımızla birlikte, beraber olarak mücadeleyi devam ettirmekten yanayım. Başarı da 83 milyon vatandaşımızın olmuş olacak. Bununla ilgili detaylı bilgiyi de vatandaşımızın zihnini bulandırmak isteyenlere cevaben, vatandaşımıza yönelik yarın (bugün) basın toplantısında detaylı açıklamada bulunacağım." ifadelerini kullandı.

İlgili Haberler

 

 

 

Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58