Bir tarafta izmihlal bir tarafta istiklal...

Bir tarafta izmihlal bir tarafta istiklal...

 

Gazeteci yazar Selcan Taşçı binlerce yıllık bir hesaplaşmayı "Son Celali" adıyla kitaplaştırıp gündeme taşıdı.

Bir tarafında "zafer(!)"ini Türk kanıyla öğütülmüş ekmek yiyerek kutlayan Yezid, bir tarafında zulme karşı olmanın adı Ali var…

Bir tarafında Türk'ü "hunhar ve köpek" diye niteleyen Aksaraylı Kerimeddin, bir tarafında Karamanoğlu Mehmet Bey var…

Bir tarafında Türk ülkesine "darü'l harptir", Türk'e de "katli vaciptir" fetvası çıkaran Müftü Hamza, Kemal Paşazade, bir tarafında Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş Veli var…

Bir tarafında Ebussuud, bir tarafında Cemalettin Çelebi var…

Bir tarafında İdris-i Bitlisi, bir tarafında Ziya Gökalp var…

Bir tarafında Seyit Rıza, bir tarafında Diyap Ağa var…

Bir tarafında debdebe içinde yaşayan devşirme ve zalim paşalar, bir tarafında kurduğu devlette "nizamı ihlal edici unsur" ilan edilen, ayağı çarıklı başı külahlı, uyan ve puryan, yokluktan ot otlayan Türk var…

Bir tarafında izmihlal, bir tarafında istiklal var…

Bir tarafında kendisini "önce Allah'a sonra İngilizlere emanet eden" işbirlikçi padişahı kaçırmak için bekleyen Malaya gemisi, bir tarafında seğmenlerin, Mustafa Kemal'in "reis"liğini ilan etmek üzere sancak diktiği Efeler Kahvesi var…

Kitaptaki önemli konu başlıklarından bazıları şöyle:

*El Kalır Törü Kalmas *Mezhep Değil Sınıf Çatışması *Tarih Böyle Mankurtlaşma Kaydetmemiştir *Türkmen Sorunu(!) *Ayağı Çarıklı Başı Külahlılar Ayaklanıyor *Tanrı'ya Yolculuk; 4 Kapı 40 Makam *"EnelHak" *KızılbörkOthman *Anadolu Bacıları *Türk Devleti, Türk Milletine Karşı *Baş ile Gövdeyi Birleştiren Türkçü *Şah ve Sultan *Türkmenler Yokluktan Ot Otluyordu     *Büyük Firar *Kesilmiş Başlar Çöplüğü *Yarı Resmi Eşkıya Birlikleri *Kürtçe Konuşan Türkler *Nihat Çetinkaya Anlatıyor *Anadolu İhtilali *"Britanya'nın Çocuğu" Diş Çıkarıyor *Atatürk İkinci Bir Ali Gibi *Cumhurîyet'i Alevi Muhalefete Borçlu Olabilir miyiz? *Kürt'ün Alevi Olması İçin Cinnet Getirmesi Lazım *Son Celali *Saz da Aynı Söz de Aynı *Gerçeğe Hû Diyelim    

Galeati Yayıncılık Tel:(0539) 669 60 69

***

Mitolojik öğelerle sıradışı yolculuk

Spil Dağı'ndan İstanbul'a, oradan da Ukerewe Adası'na uzanan bir yolculuk…Farklı bir bakış açısıyla hayvanların dünyasını okuyucuya sunan Sibel Karabulut'un "Kar Kiraz Kuşu" adlı kitabı, Kar Kiraz Kuşu'nun, sürüsünden ayrılma kararı ile başlar. Kiraz yola çıktıktan sonra başka hayvanlar ile karşılaşır. Ancak bu karşılaşmalar, her bir hayvan, kendi öykü akışını yaşayıp okuru bilgilendirdikten sonra olur. Konu ilerledikçe insanlar da kurguda yerini alır. Kiraz başlangıçta, aldığı karardan mutlu bir şekilde yola çıkmışken, yolunun tesadüfen kesiştiği hayvan dostlarından, hayat ve insanlar üzerine edindiği bilgiler, onu umutsuz hale getirir. Eserin dönüm noktası Kar Kiraz Kuşu'nun, martının ölümüne tanıklık etmesi ve vasiyetini iletmek için İstanbul'a gelmesi ile olur. Yazar eserinde mitolojik bilgileri, Niobe'nin ağzından okurlarıyla paylaşırken, esere konuk olan diğer kahramanların yaşadıklarını da gerçekliğe uygun bir kurgu ile anlatır. Bunu yaparken de ele aldığı hayvanı, hep süregelen bildik tanıdık yönden değil, farklı açılardan ele alarak okuyucunun bakış açısını geniş tutmasını sağlar. Masallara ve mitolojik öğelere göndermeler yaparak anlatılan seyahatinin nasıl özgürlük hareketine dönüştüğüne, yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğuna şahit olacaksınız. Okurların çoğunlukla haberlerden duyduğu ve etraflarında tanık olduğu olayları, mağdur edilen tarafın ağzından aktarır yazar okuyucusuna.

Sıfır Yayınları Tel:(0554) 729 25 45

***

HAFTANIN KİTABI:

Gurbetteki Türkçemiz

Hayatının tam 26 yılını Almanya'da Türkçe öğretmek için geçiren eğitimci yazar Zeki Önsöz, bu deneyimini "Almanya'da Türkçe'ye Adanan bir Ömür" adıyla kitaplaştırdı. 

Zeki Önsöz bu çalışmasında, Türklerin tarihlerinde ilk defa, 1960'lı yılların başından itibaren, kitleler halinde ekmek parası kazanmak için dili, dini, kültürü kendisine yabancı Almanya'ya gidişini; bu göçün beraberinde getirdiği sorunları ve bunların başında gelen eğitim ve kültürle ilgili olanları anlatıyor. Yazar, Almanya'da Türkçe öğretmeni olarak, yabancı bir kültür dünyası içinde yetişen Türk çocuklarına kendi dil ve kültürlerini öğretmeye çalışırken, yani başka bir deyişle; "akıntıya karşı kürek çekerken", yaşadığı ve tanığı olduğu olayları, anılarını, Türklerin Almanya'daki göç tarihine not düşmek, yabancı bir ülkede Türk kimliğini sürdürmek için yapılan gayretli çalışmaları ve karşılaşılan sorunları da tarihe not düşüyor.

Murat Kitabevi Tel:(0312) 433 39 77

***

Heyecanlı bir keşif...

Kız Kulesi, gerçek misin sen yoksa bir düş mü? Yoksa İstanbul'un koynunda yatan bir gümüş mü? Kız Kulesi nice masallara, filmlere ve sohbetlere konu olmuş bir mekân. İstanbul şehrinin Boğaz'ında âdeta bir inci gibi parıldıyor. Onun üzerine söylenen efsaneler üç aşağı beş yukarı birbirine benziyor, ama bu kitap başka...

Bu kitapta Kız Kulesi'nin bilinmeyen, şimdiye kadar duyulmamış bir yorumunu okuyacaksınız. Günümüzden geçmişe uzanan bu nefes kesen yolculukta Kız Kulesi'nde yaşandığı var sayılan tüm bilinmezleri bir solukta okuyacak, efsane türünün gizemli satırlarında âdeta kaybolacaksınız.

Hurihan Yıldırım Kurtaran, "Kız Kulesi'nin Bilinmeyen Efsanesi" adlı kitabıyla genç okurlara İstanbul'un sırlarla dolu tarihine doğru bir yolculuk yaptırıyor.

Altın Kitaplar Tel:(0212) 446 38 88

***

KÜTÜPHANEMDEN:

Yazmakla bitmeyecek bir şehir: İstanbul

Hatıralarının bir kısmını topladığı "Bir Levanten'in Beyoğlu Anıları" adlı kitabıyla bilinen Giovanni Scognamillo'nun diğer önemli eserlerinden biri de "İstanbul Gizemleri / Büyüler, Yatırlar, İnançlar"... İstanbul doğumlu olan Scognamillo, yazı hayatına İtalyan Lisesi Edebiyat bölümünden mezun olduktan sonra yabancı basında sinema yazarlığı ile başladı. İlk basımı 1993'de Altın Kitaplar tarafından yapılan "İstanbul Gizemleri / Büyüler, Yatırlar, İnançlar" adlı kitabını Scognamillo, şu cümlelerle takdim ediyor:

"Yüzyıllardan beri İstanbul hakkında pek çok şeyler yazıldı, İstanbullu olan ve olmayanlar yazdı, İstanbul'u bilen ve bilmeyenler, İstanbul'u yaşayan ve yaşamayanlar, içinde bulunanlar ve gelip geçenler yazdı. İstanbul'u Batılılar ve Doğulular yazdı, tüm değişik adları ile, heyecanla, merak, ilgi ve sevgi ile, şaşırarak, bazen bozularak. İstanbul yazıldı, yazılıyor ve hiç durmaksızın yazılacak, anlatılacak ve araştırılacaktır, İstanbul İstanbul ve dünya dünya olduğu sürece. İstanbul bir kültür, uygarlık ve bunlardan oluşan bir inanışlar potasıdır. İstanbul kendi başına bir gizemdir, bir gizem tarihi ve bir gizemler merkezidir her tür ve çeşidinden. Ve İstanbul yüzyıllardan beri süregelen bir arayışın buluşma noktasıdır, ölümsüzlerin, gizli ve bilinmeyen üstünlerin, bilgelerin, gizemcilerin ve de şarlatanların uğrağıdır. Onların ve başkalarının arayışı bizim de arayışımız oldu bu sayfalar boyunca, katılmanızı dilediğimiz heyecanlı bir maceraya yol açtı."

                                                                                                                                                    (Ahmet Yabuloğlu)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.