Davos’ta gündem, neden Karadeniz?

İsviçre'nin Davos kasabasında gerçekleştirilen 54. Dünya Ekonomik Forumu tarafından hazırlanan raporda, tarafsız devletlerin Karadeniz'de, bölgeden tahıl ve gübre çıkaran ticari gemilere eşlik edecek bir deniz görev gücü kurması gerektiği ifade edildi! .

Raporda, bu gücün daha sonra ‘diğer ihtilaflı sularda’ da uygulanabileceğinin altı çiziliyor.

Dünya Ekonomik Forumu’nun yayınladığı “Karadeniz’de deniz görev gücü” raporunu Sputnik’e değerlendiren Rusya parlamentosu üst kanadı Federasyon Konseyi Senatörü Andrey Klimov, “Türkiye Davos'a gitmedi bile. Karadeniz'e bazı askeri güçlerin sokulmasını iddia edenlerin Karadeniz'e kıyısı bile yok. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne göre Karadeniz ülkesi olmayan ülkelerin orada bir çatışma olması halinde savaş gemilerini sokma hakkı yok. Türkiye bu konuda anlaşmayı titizlikle ve harfiyen yerine getirmektedir.” dedi.

Klimov, “Bu forum kendi başına devletlerarası bir birlik değildir ve yasal olarak herhangi bir balıkçı derneğinden farkı yoktur. Bu yüzden uluslararası bir çözüm olarak ciddiye almaya değmez” diye konuştu.

***

Davos’ta yapılan “Karadeniz’de görev gücü” önerisi bir tarafta dursun; odatv’nin haberine göre emekli Tümgeneral Osman Pamukoğlu, 28 Aralık 2023'te, gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalına konuk olduğunda ABD’nin Dedeağaç’ta kurduğu üs konusunda şöyle dedi:

"1. Dünya savaşı sonrası Mondros mütarekesinden sonra İngilizler de Dedeağaç'tan İstanbul'a gelmişlerdi. Şimdi Amerika Dedeağaç'ta.

Bu kent deprem bekliyor. Böyle bir depremde Amerika yardım edeyim diyecektir veya hükümet talep edecektir. Boğazlar bizim egemenliğimizde ama boğazlar uluslararası su yolu. Buranın yönetim sevk idaresi lazım. Boğaz rejimi diye bir şey var bunun yönetilmesi lazım. Büyük depremde de bunu her an talep edebilirler. Tekrar bir boğazlar komisyonu talep edebilirler."

***

Karadeniz görev gücü... Boğazlar Komisyonu... Telaffuz edilmeye başlanan bu kavramlar adata birer işaret fişeği gibi...

“Boğazları Uluslararası bir Komisyon yönetsin” önerisi, 1997’da iş adamı Rahmi Koç tarafından gündeme getirilmişti. Koç’un kurduğu, Deniz Temiz Derneği, “Karadeniz’i kurtaralım” sloganıyla bir program başlatmış ve bu çerçevede, neredeyse Yunanistan’daki bütün papazlar Venizelos adlı gemiye binerek Karadeniz turu atmıştı. Trabzon Limanı’na indiklerinde, şehre sokulmamışlardı. Gemi turuna devam etmiş ve Odesa’ya vardığında bir sempozyum düzenlenmişti. Rahmi Koç, “Boğazları Uluslararası bir Komisyon yönetsin” önerisini bu sempozyumda yapmış, haberi gemide bulunan Zaman gazetesi muhabiri gazetesine geçmişti...

Karadeniz’e sınırı olmayan Yunanistan, Karadeniz’i kurtarmak içim bütün papazlarını seferber etmişti... Gemidekilerim Trabzon limanına sorunsuz inmesi için Fetullah Gülen, girişimde bulunmuş, dönemin MHP Trabzon İl Başkanı, kendisine ses çıkarılmaması yönünde Ankara’dan gelen baskıları reddetmişti...

***

Jeoloji profesörü Şener Üşümezsoy, beklenen “büyük İstanbul depremi”nin neden 6.5 üzerinde olmayacağını açıkladı. Üşümezsoy, "fayların kırılması için yeterli stres biriktirecek zamanın oluşmadığını" söyledi ve “Bilimsel çalışmalarda 50 yıllık süreden daha az bir sürede, 7.4'lük büyüklükte kırılan bir fayın bir daha aynı kesimde 7.2'lik bir depremle kırılması, kırılma fiziğine aykırı olarak tanımlandı.” dedi...

Zaman zaman hatırlatırım; İstanbul depremi denilen depremlerin tamamı Marmara depremidir ve 27 Aralık 537’de açılan Ayasofya, hala ayaktadır.

Roma imparatoru 1. Theodosius tarafından, 390 yılında Mısır'dan getirilerek şimdiki yerine dikilen Dikilitaş hala ayaktadır. Sadece o mu, tarihi surlar, Bozdoğan kemeri, Yerebetan sarnıcı ve Osmanlı döneminde yapılan muhteşem camilerin hemen hepsi ayaktadır. Dolayısıyla “9 şiddetinde deprem olacak” diye bilim dışı laflar etmek, İstanbul üzerinde yapılmak istenen küresel operasyona katkı sunmak demektir...

Yani ABD ister hidrolik çatlatma uygulasın isterse yer altına nükleer bomba koysun, kıyamet kopmadıkça, iddia edilen büyüklükte bir İstanbul depremi hiç olmayacak...

Bu itibarla, deprem bahanesiyle Boğazları yönetmeye kimse kalkışamayacak...

Yazarın Diğer Yazıları