Orta gelir tuzağı ve yoksulluk

A+A-
Esfender KORKMAZ

Ekmek askıda, aynı zamanda yoksulluğun da son kerteye geldiğini gösteriyor.

Pandemi bu sene tüm Dünyada GSYH'da daralma yarattı. Fert başına gelir düştü. Aynı pandemi, Türkiye'de ise zaten var olan sorunların tuzu-biberi oldu.

İMF, 2020 yılında küresel ekonominin yüzde -4,9, Türkiye'nin ise yüzde -5 oranında daralacağını tahmin ediyor. Türkiye için diğer tahminler Moody's -5, Dünya Bankası -3,8'dir.

GSYH'nın yüzde 5 daralması tek başına sorun değil… GSYH 2001 yılında yüzde 6 daraldı ertesi yıl yüzde 6.4  büyüdü. 2009 yılında yüzde 4,7 daraldı ertesi yıl yüzde 8,5 büyüdü. 

Bu defa farklı… 20 yılın birikmiş sorunları, güven sorunu, TL'nin aşırı değer kaybı, sanayisizleşme, işsizlik, enflasyon, son üç yılda siyasi ve hukuki altyapının bozulması nedeni ile dibe vurdu. 

Birikmiş ekonomik sorunlarla pandemi üst üste geldi… Sonuç; orta gelir tuzağı ve yoksulluk.

Orta gelir tuzağı dolar cinsinden aynı düzeyde fert başına GSYH'da uzun yıllar takılmadır. Türkiye de 2006 yılında fert başına GSYH 7 961 dolardı, 2013 yılında 12 488 dolara çıktı, 2020 yılında 7720 dolar bekleniyor. 14 senedir ortalama 10 000 dolar sınırındadır.

Geçmişte de Türkiye, Güney Kore, Yunanistan gibi ülkelerle aynı fert başına GSYH düzeyinde başladığı yarışmayı orta gelir tuzağına takıldığı için kaybetmişti.

Felipe, Abdon ve Kumar (Felipe, Jesus, Arnelyn Abdon ve Utsav Kumar'ın  "Tracking the Middle-income-2012''  tarihli bu konudaki araştırmalarında, Türkiye'nin de  içerisinde bulunduğu ülkelerde orta gelir grubunda kalma sürelerini ve büyüme hızlarını tespit etmişler.

Düşük orta gelirli düzeyde kalma süresi Çin H. Cumhuriyeti'nde 17 yıl iken, Bulgaristan ve Türkiye'de 50 senenin üstünde güven sorunu, TL'nin aşırı değer kaybı, sanayisizleşme, işsizlik, enflasyon Türkiye, düşük orta gelir düzeyine 1955'te ulaşmış ve ancak 50 yıl sonra, 2005'ten sonra yüksek orta gelir düzeyini yakalayabilmiştir. Türkiye'nin orta gelir bandı içindeki serüveni göreceli olarak en uzun süre almış olan üç ülkeden (Bulgaristan ve Kosta Rika ile birlikte) birisidir ve dolayısıyla orta gelir tuzağına sıkışmış tipik bir  ülke görünümünü sergilemektedir.

Orta gelir tuzağına, ekonomilerde iç dinamiklerin dinamizmini kaybetmesi olarak bakabiliriz. Orta gelir tuzağına düşen ülkelerde, tasarruf ve yatırım düzeyi düşük kalır. Faktör verimliliği düşük kalır. İşsizlik artar, talep artışı zayıf kalır. GSYH büyüme düşük kalır.

Orta gelir tuzağı bir anlamda dünya da fert başına gelir artarken bu yarışta kaybetmek ve göreceli olarak yoksullaşmak demektir.

Mamafih,  DİSK/Genel-İş Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan "Türkiye'de Gelir Eşitsizliği ve Yoksulluk Raporu'na göre, Türkiye'de 16 milyon kişi yoksuldur…  18 milyon kişi ise yoksulluk riski ile karşı karşıyadır.

Yoksulluğu artıran bir sorunda, enflasyon için ücret ve maaşlara ortalama TÜFE kadar düzeltme yapılmasıdır. Gerçekte işçi ve memurun geçinmesi içinde yüksek yer tutan ve fiyatları daha çok artan gıda ve ev harcamaları daha fazladır. Bu nedenle işçi ve memurun satınalma gücü düştü  ve yoksullaştılar.

Diğer bir sorun, TL'nin aşırı değer kaybetmesidir. TL'nin aşırı değer kaybından dolayı hem enflasyon arttı hem ithal malların fiyatı arttı ve dolayısıyla halkın satın alma gücü düştü. Yani  TL'nin aşırı değer kaybı topyekün yoksullaşma getirdi.

Bunlar yetmiyor … Bütün Dünya Türkiye'yi sömürdü …   

2003 - 2020 (Ağustos) döneminde Türkiye'ye giren net yabancı sermaye;

*  Doğrudan yabancı yatırım; 119,0 milyar dolar,

*  Gayrimenkul alımı; 55,5 milyar dolar,            

*  Portföy yatırımları; 165,1 milyar dolar,

*  Toplam net giriş; 339,6 milyar dolardır.

İngilizler ve Almanların çoğu konutlarını sattı… Suudiler satıyor. Portföy yatırımları çıkıyor. Yani bu 339,6 milyar doların üçte ikisi kalıcı değil. Üstelik karlarını alıp çıkacaklar. Buna karşılık aynı dönemde;

Dış ticaret açığı ve cari açık ;

*  Dış ticaret açığı; 833,4 milyar dolar; 

*  Cari açık 580 milyar dolardır.

Bunlar kaynak çıkışı ve kalıcı olarak kaynak kaybıdır.

Güven ve hukuk sorunu nedeni ile,  yurt dışında şirket satın alma veya yatırım gerekçesi ile tasarruflar da yurt dışına gitti.

Türkiye'nin orta gelir tuzağına düşmesi ve yoksullaşması için planlama yapılsaydı bu kadar etkili olamazdı.

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58