Siyasîlerin Samsun fotoğrafının hatırlattığı

A+A-
Arslan TEKİN

Parti başkanları, 19 Mayıs günü Samsun'da, M. Kemal'in 100 yıl önce, tam saatine denk getirdiler mi, bilmiyorum, karaya çıktığı noktada toplaştılar. Ortada uzun boyuyla R. T. Erdoğan, iki yanına dizilmiş diğerleri fotoğraf çektirdiler.

Parti başkanları Samsun'dan çıkıp Havza üzerinden Amasya'ya geçmeliydiler.

Madem 19 Mayıs buluşmasında böyle bir yol takip edilmedi, Millî Mücadele'ye adım adım gidişin izi sürülmedi, bari 12 Haziran'da, Amasya'da buluşsunlar.

Bu kadar kavga eden, gürültü çıkaran, birbirinin yüzüne bakamayacak duruma gelen parti başkanları, klasik tabirle "özlenen tablo"yu göstermek için Amasya'da Yeşilırmak kıyısında bir yumak olup selfi çekebilirler. Arkalarından görünecek karşı kıyıdaki tarihî konaklar, hemen ardından yükselen dik yüksek tepeler, tepe yamacında kral kaya mezar oyukları, düşman çatlatan birlik beraberlik manzarasını tamamlar, eşsiz bir tablo ortaya çıkarır. Önümüzde İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi var. Ülke ister istemez geriliyor. İstanbul seçimi Türkiye seçimi gibi bir şey. Ülkemiz için "biriz" demek için, Millî Mücadele'yi başlatan Amasya Tamimi'nin ilan edildiği yerde buluşmak anlamlı olmaz mı?!

Vahidettin, M. Kemal'in anlattığına göre,"Paşa, devleti kurtarabilirsin!"  diyerek onu 9. Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun'a göndermiştir. "Devleti kurtarabilirsin!" derken, İstanbul Boğazı'nda düşman gemileri sıra sıra idi. Vatanı kurtarmaya gönderilen kumandan ve beraberindekilere yol iznini veren ise İngilizler!

M. Kemal, Samsun'da gerekli temasların ve düzenlemelerin ardından 25 Mayıs'ta Havza'ya geçiyor. Artık yavaş yavaş Millî Mücadele nidaları yükselmeye başlıyor. Havza'da, 30 Mayıs ve 3 Haziran'da düzenlenen mitinglerle İzmir'in işgali protesto edilince, İngilizler hemen kulak kabartmaya başladılar ve derhal İstanbul'a ultimotom gönderdiler. Hakikaten M. Kemal vatan kurtarmaya gelmişti.

M. Kemal, "İtilaf Devletleri'nin Ka­ra­de­niz Başku­man­da­nı Mis­ter George Mi­lne, Os­man­lı Dev­le­ti'nin Harbiye Nazırı­'na, Ce­mal Pa­şa'ya doğ­ru­dan doğ­ru­ya em­rin­deymiş gi­bi ta­li­mat ve emirler ver­mekte­dir." der. (Nutuk, 1927, s. 262).

Havza, İstanbul ile M. Kemal'in arasının açılmaya başladığı yerdir. İngilizlerin ültimatomu Vahidettin'i kaygılandırmıştır.

M. Kemal, 12 Haziran'da, Havza'dan Amasya'ya geçiyor. 22 Haziran'da Amasya Tamimi ilan ediliyor. Her yerde yazılı; okursunuz.

Bu tamimin hazırlanması için kimlerin bir araya geldiğini biliyor musunuz?  

Önde gelen isimler Ali Fuat Paşa (Cebesoy), Hüseyin Rauf (Orbay), Refet (Bele), Kurmay Yarbay Arif (Ayıcı Arif) daha sonra Mustafa Kemal'le arayı açacaklar, zaman zaman yakınlaşacaklardır. Nutuk'ta, Ali Fuat Cesebesoy ve özellikle Hüseyin Rauf Orbay hakkında epey laf edilir.

Ayıcı Arif'i ise hazin bir son beklemektedir. İçlerinde M. Kemal'e en yakın isim o idi. 1926 İzmir Suikastı planının içinde görülerek idam edilmiştir. Son ana kadar M. Kemal'in kendisini affedeceğinden ümidini kesmemişti.

Diyeceğim politika böyle bir şey. Vatanı bile kurtarsan, bir an geliyor, saflar ayrışıveriyor.

Siyasîlerin Samsun fotoğrafı bana bunları hatırlattı.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları