Türkiye- ABD çatışması

A+A-
Armağan KULOĞLU

Türkiye'nin müteakip hedefin Menbiç olacağını açıklaması ve ABD Merkezi Kuvvetler Komutanı'nın da Menbiç'ten çekilme düşüncelerinin olmadığını ifade etmesi, Türkiye ABD çatışması ihtimali yaratmıştır.

Menbiç'te ne olur?

Türkiye, PYD'nin Fırat batısına geçmesini kırmızı çizgi olarak ilan etmiştir. Ancak PYD, ABD'nin desteğinde batıya geçmiş ve Menbiç ABD etkinliğinde PYD'nin kontrolüne girmiştir. Türkiye PYD'nin Menbiç'i terk etmesi yönünde ABD'ye sürekli çağrıda bulunmuş, ancak ABD çekilme sözü vermesine rağmen bunu yapmamış ve durum kalıcı hale gelmiştir.

Menbiç konusunda birçok ihtimal vardır. Bunlar; 1.Türkiye'nin Menbiç'ten vazgeçmesi. 2. ABD'nin geri adım atarak Menbiç'i terk etmesi ve Türkiye'yi PYD'yle baş başa bırakması. 3. ABD'nin isteğiyle PYD'nin Menbiç'i terk etmesi. 4. ABD'nin PYD'yle beraber Menbiç'ten çekilerek Fırat'ın doğusuna geçmesi. 5. Türkiye ve ABD'nin kararlı davranmaları sonucunda bu iki ülkenin çatışması.

Suriye'de ittifaklar, tercihler, stratejiler, politikalar sürekli değişmektedir. ABD güven vermemektedir. Bugünden yarını kestirmek oldukça güçtür. Fakat bu ihtimallerden gerçekleşmesi en zor olanı da Türkiye-ABD çatışmasıdır.

Çünkü her iki ülke de NATO üyesidir. Sözde de olsa müttefiklik ilişkileri vardır. İkili ilişkiler mevcuttur. Yanlışlık veya kasıtlı yanlışlık dışında iki ülkenin askerinin karşılıklı çatışması NATO ittifakını çökertir. Dünya dengelerini değiştirir. Bu nedenle çatışmaya yol açmamak için çaba gösterilir. Diplomasiyle bir yol bulunabilir veya gelişmeler böyle bir ortama yol açmayabilir.

Afrin harekâtının sonuçları geleceği belirleyebilir

Zeytin dalı harekâtında ele geçirilen bölgelerdeki teröristlerin temizlenmesi ve sivillerin zarar görmemesi için temkinli davranılmaktadır. Ancak bu durum harekâtın süresini uzatmaktadır.

30 Km. tampon bölgeden sonrası gelişmelere bağlıdır. Afrin şehrine girilmesi ise risklidir. Nüfusu 100.000'e yakın olan kentte teröristler sivilleri kalkan yapabilir. Hendek muharebelerini hatırlatan eylemlerde bulunabilir. Böyle bir durum süreyi daha da uzatabilir. Sürenin uzaması değişik gelişmeleri de beraberinde getirebilir.

Türkiye harekâttan sonra bölgenin asıl sahiplerine verileceğini açıklamıştır. Ancak bu ifade sivilleri kapsamaktadır. Kontrolün kimde olacağı belirsizdir.

Rusya kaynaklı bir gazeteye göre sıkışan PYD, bölgeyi Suriye yönetimine teslim etmek istemekte, Rusya da bu durumu değerlendirmektedir.

İran Afrin operasyonuna tepkilidir. Bunun sebebinin de harekâtın, ÖSO'yla birlikte yapılmasından, onların da selefi gelenekli Sünni ve rejim muhalifi olmalarından ve Türkiye'nin fazla inisiyatif almasındaki rahatsızlıktan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Afrin'den sonra Menbiç, daha sonra da Fırat'ın doğusunun teröristlerden temizlenmesi uzun vadeli bir konudur. Zaman geçtikçe ittifaklar yer değiştirebilir. Dengeler de değişebilir.

Türkiye politikasını ve stratejisini sağlam temellere oturtmalı

Türkiye'nin amacı tehditleri yok ederek güvenliğini sağlamaktır. Başlangıçta hatalı politika izlenmişse de, Suriye politikası son tahlilde bu esasa göre şekillenmiştir.

Türkiye bu politikasını hangi stratejilerle uygulayabileceğini belirlemeli ve bunu da nasıl gerçekleştireceğini değerlendirmelidir. "Kervan yolda düzülür" mantığından vazgeçmelidir.

Suriye'nin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğü benimsendiğine, Soçi'de Suriye Rejimi de temsil edildiğine, bir yeni anayasa komitesi kurulması öngörüldüğüne ve Rejim, Rusya ve İran tarafından da desteklendiğine göre, Suriye'nin geleceğinde Suriye Rejiminin olması kaçınılmazdır.

Muhalifler rejim karşıtıdır. Türkiye muhaliflerle ittifak içindedir.

Rusya, İran, Suriye yönetimi ittifaktır.

Rusya, İran, Türkiye ittifaktır.

Türkiye Suriye rejimine karşıdır.

ABD'nin kuzeyde, en azından Fırat'ın doğusunda, kendine müzahir bir yönetim kurmaktaki ısrarı devam edecektir.

Suriye'nin siyasi birlik içinde toprak bütünlüğünü sağlamak için ikilemlerden kurtularak bir an önce Suriye yönetimiyle ittifak kurulmalıdır.

  • Yorumlar 4
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları