Türkiye - Yunanistan birlikte haraket etmeli

Türkiye - Yunanistan birlikte haraket etmeli
Yurt Partisi lideri Sadettin Tantan, "Havzada en uzun kıyıya sahip Türkiye ve Yunanistan ortak hareket ederse, Orta Doğu, Kafkasya hatta Afrika'ya kadar olan ülkelere barış koridoru oluşturulur" dedi.

Yurt Partisi Genel Başkanı Saadettin Tantan, Doğu Akdeniz havzasındaki doğal gaz ve petrol yatakları sorununun Türkiye-Yunanistan işbirliği ile çözülebileceğini söyledi. 

Doğu Akdeniz havzasında en uzun kıyıya sahip olan ülkenin Türkiye, Ege Denizi havzasında ise bizimle birlikte Yunanistan olduğunu belirten Tantan, şöyle dedi:

"Türkiye ve Yunanistan, Doğu Akdeniz ve Ege havzalarında birlikte hareket eder, diğer ülkeleri de birlikteliğin içine katabilirse Doğu Akdeniz havzası bir barış havzasına dönüşür. Buradaki tüm kaynaklar bölge halkları tarafından adil şekilde kullanılır. Bu bölge üzerinden Orta Doğu'da, hatta Kafkasya'dan, Afrika'ya kadar ülkeleri bir barış havzasında oluşturma imkân ve kabiliyeti oluşabilir. Batının mafyavari tehditkâr tutumundan bölge halkı Türkiye ve Yunanistan öncülüğünde kurtulabilir. Bölgede Fransa, ABD, İngiltere Doğu Akdeniz'de. Bunu da unutmamak lazım. Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin aktif bir politika izlemesi durumunda çok önemli adımlar atılabilir. BM uluslararası deniz hukukuna göre münhasır ekonomi yataklarının olduğu biliniyor. Münhasır ekonomik bölge sınırları Doğu Akdeniz'de, Mısır, İsrail, Güney Kıbrıs arasındaki sınırlar. Türkiye, Suriye, Lübnan, Filistin, Libya ülkeleri de var. Bu ülkelerle birlikte münhasır ekonomik bölge alanı ilan etmek gerekiyor. Fransa'nın, İtalya'nın hiçbir hakkı yok Doğu Akdeniz'de. Türkiye burada Mısır, İsrail, Suriye ve Lübnan ile ilişkilerini geliştirerek münhasır ekonomik bölge ilanı etmek açısından, ayrıca münhasır ekonomik bölge alan büyüklüklerine göre kurulacak bir enerji şirketi ile petrol ve doğal gaz ekonomik yataklarında birlikte çalışma yapabilecek bir antlaşmayı, kendi ekonomik münhasır bölge büyüklüklerine, hisse paylarıyla hayata geçirebilirler. ABD, AB, İngiltere buna müdahale edemez. ABD, AB, İngiltere küçük bir alan olmasına rağmen ekonomik münhasır alandan antlaşma gereği hak iddia ediyorlar. Türkiye, ABD ve AB'nin dışlama çalışmalarına rağmen düşüncelerini hayata geçirebilir." 

Sadettin Tantan, en akıllı yolun bölgede Türkiye'nin güvencesinde büyük bir enerji şirketi kurulması olduğunu ifade etti. Sondaj, çıkarma çalışmaları ve dağıtımla ilgili de diplomatik çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulayan Tantan, böylelikle bölgedeki küresel güçlerin de önüne geçmenin mümkün olabileceğini belirtti.

Doğu Akdeniz havzasındaki birlikte çalışma ortamının Orta Doğu'daki çatışmaları bitirebileceğini kaydeden Tantan, "Bu tavır bölgeye musallat olan ABD, AB ülkelerini de bu bölgeden uzak tutar. Doğu Akdeniz havzasındaki barış ortamı bölgenin geleceğini, Türkiye'nin, İran'ın, Basra Körfezi'nin geleceğini refah ortamına götürür" diye konuştu. Doğu Akdeniz havzasındaki zenginliklerin bölge ülkelerinin halklarına ait olduğunu dile getiren Tantan, şöyle konuştu: "Doğal gaz ve petrol çıkarılmasında yüksek teknolojiye ihtiyaç var, bu da büyük şirketlerden karşılanabilir. Bu zor değil sonuçta. Sondaj gemisi göndermek geç kalınmış olmasına rağmen olumlu bir adım. Diplomasi ile bu ülkelerle birlikte hareket edilebilir. Türkiye, Mısır, Güney Kıbrıs, İsrail arasında yapılan antlaşmayı kabul etmiyorsunuz ama onlar orada çalışmaya devam ediyor. ABD, Fransa bölgede hak iddia edemez. Güvenlik antlaşmaları olabilir ama bu doğal gaz ve petrolden hak iddia edemezler."

Sadettin Tantan, PKK'yı kuran, kullanan güçlerin belli olduğunu, terör örgütünün bu güçlerin kumpasına göre hareket ettiğini de belirtti. Bölgede ABD ve onun yandaşı Suudi Arabistan'ın, Körfez ülkelerinin gücünün azaldığını söyleyen Tantan, şöyle devam etti:

"Dikkat edilirse Irak'ta güç, yönetim gücü İran'a kaymakta, Suriye'de de ABD, Rusya ve İran'ın gücünü kabul etmektedir. Türk siyasi iradesi süratli bir şekilde seçimi bir tarafa bırakmalı. Mısır, Güney Kıbrıs, İsrail, Lübnan gibi ülkelerde ilişkileri güçlendirmeli, olumsuzlukları ortadan kaldırılmalı. Bölge ülkeleri kendi içlerinde anlaşmak zorunda. Bölgedeki kaynakların sömürülmesine göz yumulamaz. Türkiye yabancı servislerin güdümündeki bölgeyi dizayn etmek isteyen güçler tarafından silahlandırılmış bir organize suç örgütüyle asla ve asla masaya oturamaz. 100 sene önce de bu hata yapıldı, şimdi de bu hata yapılıyor. Yüzyılın başında o günkü küresel güçler etnik ve mezhep ve kimlikleri kullanarak geldiler ve bu coğrafyayı birbirine düşman ettiler. Yine aynısını yapıyorlar, örgütsel yapılar, siyasi kimlikler aracılığıyla bunu yapıyorlar. Türkiye bu tecrübeyi yaşadı." 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş