Ya Newton kalsaydı...

A+A-
Murat TAŞKIN

Alanyaspor-Trabzonspor maçının sonucu 1-1 olmaz, ev sahibi maçı en az 2-3 farkla kazanır idi.

Çünkü futbolculardan takım kurmada art niyetli, müsabakayı da kenardan okumada özürlü, değişecekleri yazmada da yanlış tercihleri olacak ve de sonuçta da Trabzonspor yine sahadan mağlup ayrılacaktı.

Ne zaman ki Newton gönderildi, geçici statüde de olsa İhsan Derelioğlu bir maçlığına görevi üstlendi Trabzonspor daha sahaya çıkmadan az da olsa kendine gelmeye zaten başlamıştı!

Nasıl mı?

Yıllardan hem futbolcu, hem teknik adam olarak oyunun içinde bulunan Derelioğlu, önce futbolcular arasından isime dayalı tercihi bir kenara koydu, hakkı hukuku gözetti.

Sonra ligin en iyi futbol sunan ekiplerinden olup, sahasında bu sezon hiç  de gol yememiş Alanyaspor'un oyununu nasıl bozacağının hesabını yapıp, ona göre ilk 11'i oluşturdu.

Serkan'ı savunmanın sağına koyarken, bu yerin adamını kenara oturtmadı. İyi mücadeleci olup ve rakibi hem ayakları hem de davranışları ile bezdiren Pereria'yı orta alana koyarak bozmadaki en önemli adımı attı.

Trabzon amatör liginde onun gibi 10 tane bulunabilecek Marlon'u kenara aldı. İkinci adamlıkta hemen hemen her mevkinin hakkını az çok veren Kamil Ahmet'e savunmanın solunu emanet etti.

Hepsinden öte, İngiliz vatandaşı olduğu için Newton tarafından ilk 11'in değişmezi yapılan Baker'i "Sen burada işe yaramıyorsun" diyerek kulübeye oturttu.

***

Öyle ki, Alanyaspor teknik direktörü ve bir zamanlar Trabzonspor'da da top koşturmuş olan Çağdaş Atan'a maçtan sonra; "Bugün çok defansif ve iyi bir orta sahayla karşımızdalar idi. Trabzonspor bizi durdurmak için gerekli önlemleri almış gözüküyordu" dedirterek, doğru yapıldığını da rakip ağzından tescil ettirdi.

Sörloth sonrası beklentileri karşılamakta zorluk çeken Afobe'nin yerine Djaniny'i en ileri uçta görevlendirdi. Bu oyuncu gol atamadı. Hatta çok net kaçırdı, ama pozisyon üretti.

İhsan hoca, Hosseini'ye "Seni unutmadık" mesajı verdi.

Abdulkadir Ömür'e adeta tapulandırılan hücumun sağ tarafında Yusuf Sarı'yı "geldiği ilk günlere dön" diyerek sahaya sürdü.

Agresif ve hızlı futbolu ile Yusuf iyi sinyaller verdi. Dahası, "Bu kanat Yusuf'un, santrforun arkası da Abdulkadir Ömür'ün yeri ve hakkıdır" doğrusunu gösterdi.

Kısacası İhsan Derelioğlu yönetimindeki Trabzonspor, Newton'un garabetlerinden kurtulduğu,  herkesin "farklı mağlup olacak" diye düşündüğü bir sırada bu beklentileri boşa çıkardı.

***

Peki; ya Newton olsa idi?

Yani, Trabzonspor'un başında, hak etmediği yerde inat ve ısrarla tutulmaya devam edilse idi!

Ne olurdu?

Bundan önceki maçlarda ne oldu ise aynısı olurdu! Hem de bu kez lig lideri Alanyaspor'dan fark yiyerek…

O zaman, bu Newton'u göz göre göre, kim ve neden Trabzonspor'un teknik adamlığında tuttu?

Tuttu da ne oldu? Ortada!

Peki, alınan yenilgilerin, kayıp edilen onca puanın hesabını Newton, "get out" olduğuna göre, Trabzonspor'da kimse vermeyecek mi?

Son Avrupa'ya gidemeyip, milyonlarca Euro kayıp edilmesine sebep olanlar da dahil olmak üzere Trabzonspor'u şimdiye kadar zarara uğratanlardan hangisi hesap verdi ki; Newton'u teknik direktör yerine koyup takımı emanet edenler versinler!

Ezcümle son değerlendirme:

Abdullah Avcı öyle veya böyle geldi, getirildi.

Bakalım ne olacak?

Her ne kadar, Abdullah Avcı ile ilgili kişisel düşüncemiz pek müspet olmasa da, biraz sabır eylemek, gidişatı görmek, yürüyüşünü izleyip az da olsa beklemek lazım!

Neden mi?

Kıssadan hisse, Nasreddin Hoca'dan:

Nasreddin Hoca tarlasında çalışırken oradan geçmekte olan birisi sormuş,

- "Bey Amca! Falan köye kaç saatte gidebilirim?"

Hoca, bu soruya "hele biraz yol al bakalım" demiş. Adam aynı soruyu üç kere tekrarlamış; ama farklı bir cevap alamayınca yoluna devam etmiş. Biraz yürüdükten sonra arkadan Hocanın,

- "Evlat, gel!" dediğini işitmiş. Adam gelince de Hoca soruyu şu şekilde cevaplandırmış:-.

- "Sen tam üç saatte oraya varırsın," demiş.

Adam sinirli bir şekilde

- "Be bey amca! Madem biliyordun, şunu baştan söylesene" deyince, Nasreddin Hoca şöyle savunmuş kendisini;

- "İyi de, ben senin nasıl yürüdüğünü nereden bilebilirim ki."

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır ©
Yeni Çağ Gazetesi

İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel: (0212) 452 40 40
Faks: (0212) 452 40 58