27 yıl sonra ortaya atılan şok iddia

27 yıl sonra ortaya atılan şok iddia
27 yıl sonra ortaya atılan şok iddia

Özdağlar, Özal’ın eyalet planına karşı çıktığı için komploya uğramış!
ANAP’lı eski bakanlardan İsmail Özdağlar’a ait olduğu belirtilen açıklamalar eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut ve Tansu Çiller’e basın danışmanlığı yapan Mehmet Bican’ın “Terörle Sınanmak” adlı kitabında yer alıyor...


 

Kurmaylarıyla toplantı halindeydik
Kitaba göre Özdağlar olayı şöyle anlatıyor: O gün Özal’ın kurmaylarıyla toplantı halindeydik. Bakanlardan Hüsnü Doğan, Ahmet Kurtcebe Alptemoçin, Özal’ın Başdanışmanı Adnan Kahveci... Belki parti üst yönetiminden birkaç kişi daha... Konumuz Türkiye’nin eyaletlere dönüşmesiydi. Turgut Özal kafasındaki düşünceyi sadece aktarmıyor, kabul etmemiz için bastırıyordu. Ona göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemiz bir eyalet hâlinde teşkilatlanacaktı. 

 


Özal, Türkiye’yi altıya bölüyordu
Karadeniz’de, Anadolu’nun içlerinde, Kuzey’de, Güney’de de beş eyalet daha olacaktı. Yani Türkiye’yi altıya bölüyordu Özal... Sanki onun yakasına yapışmış, hesap soruyormuşçasına, ’Bunu yapamazsınız!’ diye bağırdım galiba. Eyalet düzenine geçmemizin Türkiye’nin bölüneceği anlamına geldiğini, bunu yaparsak bu ülkeyi bize kazandıran başta Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarının kemiklerini sızlatacağımızı söyledim... 


 

Adımı ‘rüşvetçi bakan’a çıkardılar
Toplantıda buz gibi bir hava esti. Başbakan başını önüne eğerek sustu. Kapıyı vurup çıktım! Bir hafta sonra bana öyle bir komplo düzenlediler ki; ne bakanlığım, ne milletvekilliğim, ne sağlığım, ne ailem ve yakınlarım kaldı. Adım ’rüşvetçi bakan’a çıktı. Yüce Divan’da 8 ay yargılandım, hapis yattım. Tek sebep, Başbakan ve arkadaşlarına Türkiye’nin bölünemeyeceğini açıkça haykırmamdı!’

 

 


Eyalete karşı çıktığı için
komploya kurban gitmiş
Özal hükümetlerinin en genç bakanı İsmail Özdağlar’ın, eyalet sisteminin istendiği toplantıyı terk etmesi yüzünden rüşvet suçlamasıyla karşı karşıya kaldığı ileri sürüldü.
Eski Başbakan ve Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal’ın, 13 Aralık 1983’te ilk hükümeti kurar kurmaz Türkiye’yi eyaletlere bölmek için kollarını sıvadığı iddia edildi. O dönem kapalı kapılar ardında yaşanan bu olaylar, eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut ve Tansu Çiller’in de basın danışmanlıklarını yapan Mehmet Bican’ın “Terörle Sınanmak” kitabıyla açığa çıktı. Bican’ın kitabının “Giriş” bölümünde olay, bizzat Özdağlar’ın kendi anlatımıyla şöyle yer alıyor: “Telefonu çalıyor Hacettepe Üniversitesi istatistik Bölümü Başkanı’nın... Arayan, Turgut Özal’ın başbakanlık yaptığı dönemin bakanlarından İsmail Özdağlar. ‘Sayın Hocam...’ diyor, ‘Yurt dışından bir kuruluş, başarılı üniversite öğrencilerimizden beşine burs verecek; benden yardım istediler. Bu sizi ilgilendirir mi?’ İlgilendirmez olur mu hiç? Hoca, olumlu cevap veriyor. Özdağlar,” Öyleyse görüşelim, yanınıza geliyorum” diyor. Bölüm başkanı profesörün yanına gelen Özdağlar bursla ilgili açıklamalarda bulunuyor. Sonra öğle yemeği, çay, kahve...

 

Samimi havada konuşuyorlar
Bursla ilgili konuşmalar bitince, Özdağlar’ın geçmişte yaşadıklarım merak eden Hoca soruyor: ‘Ne yaptınız da böyle oldu?’ Soru, bir dönemim yarasını deşecek, o yaranın sahibini geçmişe götürerek üzecek cinsten... Ama soruyor işte, ‘Ne yaptınız da böyle oldu?’ diye.. Hoca, rüşvet olayından sonra o günlerde kamuoyunda dolaşan söylentileri sıralıyor Özdağlar’a... Hepsine, ‘Hayır’diyor Özdağlar. Ancak İsmail Özdağlar asıl itirafını bu sözlerinden sonra yapıyor. Her şeyi anlatıyor Hacettepeli profesöre:

 

Eyalet konulu toplantı
‘O gün Özal’ın kurmaylarıyla toplantı halindeydik. Bakanlardan Hüsnü Doğan, Ahmet Kurtcebe Alptemoçin, Özal’ın Başdanışmanı Adnan Kahveci... Belki parti üst yönetiminden birkaç kişi daha... Konumuz Türkiye’nin eyaletlere dönüşmesiydi. ‘Hoca, sessizce dinliyor Özdağlar’ı... Çok önemli bilgilere ulaştığı için heyecanlı, böyle bir fırsatı yakaladığı için çok seviniyor: ‘Ne yani, o toplantıda Türkiye’yi eyaletlere bölmenin hazırlığını mı yapıyordunuz?” Aynen öyle! Şimdi siz bu itirafımdan ne kadar etkilendiyseniz, o gün ben de şaşırıp kaldım, eyalet lafını duyunca dondum!’

 

6 eyalet
Devam ediyor İsmail Özdağlar: ‘Turgut Özal kafasındaki düşünceyi sadece aktarmıyor, kabul etmemiz için bastınyordu. Ona göre, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgemiz bir eyalet hâlinde teşkilatlanacaktı. Karadeniz’de, Anadolu’nun içlerinde, Kuzey’de, Güney’de de beş eyalet daha olacaktı. Yani Türkiye’yi altıya bölüyordu Özal... ‘Hoca soruyor: ‘Peki, Sayın Özal’m kafasında oluşturduğu bu görüşüne karşı sizlerin tavrı?’’ İşte tam oraya gelmiştim...’ diyerek kesiyor hocanın sözünü Özdağlar, ‘Şimdi anlatıyorum: Ben Sayın Turgut Özal’ın bu görüşüne karşı çıktım. Galiba sadece karşı çıkmadım, sesimi de yükselttim. Sanki onun yakasına yapışmış, hesap soruyormuşçasına, ‘Bunu yapamazsınız!’ diye bağırdım galiba. Eyalet düzenine geçmemizin Türkiye’nin bölüneceği anlamına geldiğini, bunu yaparsak bu ülkeyi bize kazandıran başta Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarının kemiklerini sızlatacağımızı söyledim...’
Kapıyı vurup çıktım
‘Tepki ne oldu?’ “Toplantıda buz gibi bir hava esti önce. Başbakan başını önüne eğerek sustu, dolma kalemiyle oynamaya başladı. O kadar sinirlenmişti ki, kaleminin mürekkebi eline bulaştı; sileyim derken gömleğini de kirletti. Çevresindeki bakanlarla yönetim kademesindeki arkadaşlarım da gözlerini bana diktiler. Onlar da hiçbir şey söylemiyorlardı. Yapılacak tek şeyi yaptım, toplantıyı terk ettim, kapıyı vurup çıktım!’ İsmail Özdağlar, sözlerinin burasında, ‘İşte neden bu!’ diyor,’ Bir hafta sonra bana öyle bir komplo düzenlediler ki; ne bakanlığım, ne milletvekilliğim, ne sağlığım, ne ailem ve yakınlarım kaldı. Adım ’rüşvetçi bakan’a çıktı. Medya millete rezil-rüsva etti beni. Yüce Divan’da 8 ay yargılandım, hapis yattım. Beni hayat boyu bu utançla yaşamaya mahkûm ettiler. Tek sebep, anlattığım bu olaydı. ANAP iktidarının bir bakanı olarak Başbakan ve arkadaşlarına Türkiye’nin bölünemeyeceğini açıkça haykırmamdı!’


Yüce Divan’da yargılandı
ANAP Manisa Milletvekili İsmail Özdağlar, Turgut Özal’ın 13 Aralık 1983’te oluşturduğu ilk kabinesinde, Devlet Bakanı’ydı. Petrol taşımacılığı konusunda armatör Uğur Mengencioğlu’ndan rüşvet istediği iddiaları ortaya atılınca, Özal bu iddianın ortaya çıkarılması için Başdanışmanı Adnan Kahveci’yi görevlendirmişti. Bu olay basına yansıyınca, Özdağlar bakanlık görevinden istifa etmiş, (5 Ocak 1984) hakkında TBMM’ye verilen soruşturma önergesi kabul edilerek, Yüce Divan’a sevk edilmişti. (15 Mayıs 1985)

 

Rüşvet iddiası kanıtlanamadı
Özdağlar, hem TBMM’deki görüşmeler sırasında, hem de Yüce Divan’da hep suçsuz olduğunu söyleyerek, komploya kurban edildiğini savundu. Yüce Divan’ın Özdağlar’a kestiği ceza 2 yıl hapis, 30 bin lira ağır paraydı. Özdağlar bu cezayı “Görevini kötüye kullanmak” tan aldı. Yüce Divan “rüşvet almak” suçlamasını yeterli görmedi. Özdağlar, Yüce Divan’ın bu kararı üzerine milletvekilliğinden istifa etti (24 Şubat 1986), TBMM Genel Kurulu da milletvekilliğini düşürdü. (5 Mart 1986)


 

 

Ölünceye kadar eyalet için çalıştı
Bican’ın kitabında Özal’ın, Türkiyenin eyaletlere bölünmesi fikrinden ölünceye kadar vazgeçmediği ve Cumhurbaşkanlığı döneminde de faaliyetlerini sürdürdüğü şöyle anlatılıyor: “Devlet Bakanı İsmail Özdağlar’ın başının yenildiği gün toplantı masasına konulan ‘Türkiye’nin eyaletlere bölünebileceği’düşüncesi, Turgut Özal’ın iktidarında hem Başbakanlık Konutu’nun hem de Köşk’ün ana gündem maddelerinden biri olup çıkıyor. Yüzlerce askerimizi şehit eden, Kürt köylerini basarak kendi ırkından insanları bebek, kadın, ihtiyar demeden katleden Abdullah Öcalan’ın gemi azıya alıp terörü dağlardan kentlere indirmesi, Turgut Özal’ın görüşlerini hiç etkilemiyor. O terörün, Kürtlerin taleplerinin karşılanmasıyla çözümlenmesinden hiç vazgeçmiyor. ‘Türkiye’de eyalet sistemini oluşturursak, sorun çözülecek’ diye bakıyor bu önemli meseleye... Öldüğü tarihe kadar aynı görüşleri taşıyor Özal, ancak Türkiye’yi bölmeye gücü yetmiyor.”

 

DYP-SHP hükümetini
etkilemek istiyor
Kitapta, Özal’ın eyaletlere bölünme fikrini DYP-SHP Koalisyon üyelerine kabul ettirmek için çalışmalarda bulunduğu ise şöyle anlatılıyor: “Özal’ın bu niyetini ANAP’tan, HEP’ten bilmeyen yok. Ama nedense o tarihte dillendirilmiyor. Dillendiren nadir kişilerden biri Hürriyet Yazarı Yavuz Gökmen. Gökmen’in yazısında önemli bir olay anlatılıyor. Olay şu: Turgut Özal, ölümünden bir süre önce, Kürt kökenli milletvekilleriyle konuşuyor Çankaya Köşkü’nde. ‘Size Kürt meselesinin çözümünü anlatacağım. Bu işi çözeceğim ve bu yapacağım son hizmet olacak. İyi dinleyin beni’ diyor.

 

Hikmet Çetin
dinlemek istemiyor
O görüşmede DYP-SHP Koalisyon Hükûmeti’nin Gaziantep Milletvekili Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin de var. Özal’ın amacının ne olduğunu bildiği için anlatacaklarından rahatsızlık duyuyor ve görüşmenin Köşk dışına taşınmasından korkuyor. ‘Sayın Cumhurbaşkanım, geç oldu, biz gidelim’ diyor. Özal da, bu telaşlı uyarı üzerine susuyor. Yavuz Gökmen, ‘Özal ne diyecekti?’ diye kendi kendine sorarak, şunları yazıyor: ‘Özal, çözümü idari yapı değişikliğinde, valilerin seçimle işbaşına gelmelerinde görüyordu. Türkiye’de Güneydoğu dahil her yöre, kendi kendini yönetecekti. Devlet sadece birlik sağlayıcı bir üst organ olacaktı. Böylece savaş bitecek, Türkiye parçalanmadan özgür bir yapıda ileriye yürüyecekti...’

 

Kenan Evren
8’e bölecekti
Özal’ın Başbakanlığı döneminde Cumhurbaşkanlığı yapan 12 Eylül ihtilalinin başındaki isim Orgeneral Kenan Evren de benzer fikirleri taşıyordu. Kitapta bu durum şöyle anlatılıyor: 12 Eylül döneminde Kürt kelimesinin telaffuzunu dahi yasaklayan, Kürtlere haksız ve adaletsiz uygulamalarıyla ünlenen Evren Paşa değişiyor, “eyalet” ten yana tavır alıyor. Eyalet sistemine bakış açısını, “Aslında bu düşüncem yeni değil. Daha 1980’li yılların başında bunları düşündüm. Çünkü Ankara’dan 81 ile hakim olmak zor, uykularım kaçıyordu” söylemiyle dile getiren Evren, bu fikre nasıl geldiğini bakın nasıl anlatıyor:
 “Cumhurbaşkanı iken Bavyera’ya gitmiştim. Baktım üç bayrak çekmişler. Biri Türk, öteki Alman bayrağıydı. Bu üçüncüsü ne bayrağı diye sordum. ’Burası Bavyera eyaleti, onun bayrağı’dediler. Birçok ülkede bu var. Amerika da böyle yönetiliyor. Pakistan da. Yönetim zorlaşınca ülkeler eyaletlere bölünüyor. Şimdi bakıyorum ortada vatan kurtaran aslanlar geziniyor. Tutturmuşlar ’Bir karış toprak vermeyiz’diye. Toprak niye gitsin? Bunlar dünyaya ayak uyduramayan insanlar. Huzur bulmak istiyorsak cesur adımlar atmalıyız. Biz bölge idare mahkemelerini kurarken bu zihniyetle hareket ettik. Türkiye’yi birtakım bölgelere böldük. Yetkileri oraya devrettik. Türkiye mutlaka bir gün bu adımları atacak. Yoksa huzur bulmamız mümkün değil” Evren’e göre Türkiye 8 eyalete bölünebilir. İşte o eyaletler: Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum, Diyarbakır, Eskişehir, Trabzon.

 


Gizli plan 4 yıl sonra deşifre oldu
İsmail Özdağlar’ın “kapıyı çarpıp çıktığını” söylediği o görüşmeden 4 yıl sonra, 1989’da Özal’ın eyalet planı Hürriyet gazetesine manşet oldu. Hayri Birler imzasıyla verilen “Türkiye dokuz eyalete ayrılıyor” başlıklı haberde, Amerika’daki eyalet sisteminin örnek aldığı vurgulanarak, “Gizli şekilde yürütülen bu çalışmanın yarı başkanlık sistemine geçişin ilk adımı olacağı öne sürülüyor” deniliyordu. Cumhurbaşkanı koltuğuna oturan Turgut Özal’ın Başbakanlığı döneminde başlattığı ve Türkiye’nin idari sistemini değiştireceği belirtilen çalışmayı Mehmet Keçeciler’in yürüttüğü de ifade ediliyor...

 


 

İsmail Özdağlar: Gündeme
gelmek istemiyorum
Telefonla kendisine ulaştığımız İsmail Özdağlar, böyle konularla gündeme gelmek istemediğini söyledi. Özdağlar, kitapta adı geçen öğretim üyesiyle konuştuğunu, ancak sözlerinin bazılarının çarpıtıldığını ileri sürdü. Olayın üzerinden çok uzun zaman geçtiğini anlatan Özdağlar, bölünme ve eyalet tartışmalarına hayatı boyunca karşı olduğunu söyledi. Özdağlar, “Ben Türk devletinin ayrılmasını istemiyorum. Kardeşçe yaşamamızı istiyorum” diye konuştu.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.