Bir Urgakina bekleniyor!

A+A-
Arslan TEKİN

Urgakina Kanunları'nı bilir misiniz?  M. Ö. 24. yüzyıla aittir. Sümerlerin Lagaş şehir devletinin kralı Urgakina ortaya koymuştur. Ne kadar eski değil mi?

Gidin, müzeleri inceleyin yüksek medeniyetleri göreceksiniz. O çağların imkânlarıyla, yakın çağların imkânlarını karşılaştırdığınızda, medeniyetler arasındaki tezadı fark edersiniz. Eski medeniyetler, yakın tarih medeniyetlerinden çok ama çok daha ileridedir.

Tarihte bilinen en eski yazılı kanun olan Urgakina Kanunları'ndan niye bahsettim? Bugünlerle örtüşen bir yönü var

Kral Urgakina bu kanunları halkı sömüren dinî liderler karşı çıkarmıştır.

"Urukagina, yaklaşık M.Ö. 2370 civarında hüküm sürmüştür. Kral olmadan önce bir Ensi'ydi (Ensi: Kent ya da bölge sorumlusu-vali). Urukagina Lagaş Kent kralı Ur-nanşe'den sonra egemenlik kuran kentin sekizinci kralı şeklinde belirtilmiştir. (Bazı tarihsel metinlerde de Lagaş kent kralı Lugalbanda'dan sonra dokuzuncu kral olarak tanıtılmaktadır!) Urukagina vali olduğu dönemde Ur-nanşe Hanedanlığına karşı ayaklanarak başa geçer. Döneminde tapınaklarda görevli rahiplerin dini kötüye kullanarak halktan haksız yere mal topladıklarını görür ve krallığı döneminde onlarla uğraşmaya başlar. (Günümüz Türkiye'sinde de aynı yoldan para toplayan cemaatler var, ancak bu cemaatler, kral Urukagina'nın düşüncesinin tam tersine siyasal kadrolardan da destek görerek açıkça kendilerini belli ediyorlar. Dini kullanarak saf, temiz, duygusal vatandaşı bu şekilde aldatarak kazanç elde ederler.) Urukagina, din adına halktan para toplayanları şiddetle cezalandırmıştır. Onun otoritesiyle halk, din adına mal toplayan rahiplerin komplolarından kurtulmuştur. Yoksullara yardım krallığın otoritesinde toplanmıştır." (Ali Narçin, "Urukagina, Ur-Nammu, Hammurabi Kanunları ve Çelişkiler", 13 Kasım 2013, http://www.yeniyaklasimlar.org)  

15 dakikada halifelik bekleyen bazıları, Urgakina'yı iyi okusunlar.

Ne acı ki, "din" eksenli bir partinin Cumhuriyet tarihinin en uzun hükûmetinde, insanları, dinde kuşkuya düşer vaziyete getirildiler. Kamuyu yoklamalarında, alınan cevaplar, medresecileri ciddî ciddî düşündürmelidir ama hiç umurlarında değil.

İnsan oğlunun ömrünün kısalığına, tarihin uzunluğuna bakarsak, Ak Parti iktidarını, ileriki nesiller bir aç kapa dönemi olarak idrak edecekler ve muhtemelen "Bazı hakikatlerin  ortaya çıkması için, çok şey kaybedilse de böyle bir dönem yaşanmalıydı." diyeceklerdir.

Bu ara dönemde, cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte yerinden oynayan taşlar, yerine oturtuldu mu, yoksa, o taşlar daha ileriye taşınmasının gerektiği yeni nesillerin şuuraltına yerleşti mi?

Kendilerinde ilâhî güç görenler, "Bize bir şey olmaz!" diyorlar ki, salonları Türkiye'nin 81 ilinden getirdikleri insanlarla dolduruyorlar. Bir süre sonra bakıyorsunuz, hemen bütün iller kızıla boyanmış. Kapalı alanları dolduranlar ceza yediklerinde sizin lebaleplerinizi örnek gösterip mahkemelere giderler, dediler ama Saray erkânı diniliyor mu? Bildiklerini okuyorlar. Mahkemelerin ceza vermesi de mümkün görünmüyor.

(Hangi hâkim cesaret edecek? Kanun kendilerine dokunduğunda hemen soruşturma başlatıyorlar.)

Önümüzdeki seçimde bir "Urgakina" çıkar mı?

Yazarın Diğer Yazıları
ÇOK OKUNANLAR
      Tüm Hakları Saklıdır ©
      Yeni Çağ Gazetesi

      İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
      Tel: (0212) 452 40 40
      Faks: (0212) 452 40 58